Hz. Ebu Bekir – Dostluğu

Dönerken sen Miraç’tan,
Biz Ahir Zamandan,
Ebu Bekir edasıyla sesleniyoruz çağlara:
“O söylediyse doğrudur” (Rasulullah söylediyse doğrudur)

Hz. Ebu Bekir, İslam tarihinin nadide simalarından biridir. O, güvenin, sadakatin ve vefanın timsali olarak, Peygamber Efendimiz’in en yakınında bulunmuş, O’na olan sevgisiyle bütün zamanlara örnek olmuştur. İslam’ın yayılmasında ve kök salmasında büyük rol oynamış, adaletiyle hükmetmiş ve her daim Allah’a olan teslimiyetiyle bilinmiştir.

Hz. Ebu Bekir‘in dilinden dökülen sözler, derin bir imanın ve samimiyetin yansımalarıdır. Her cümlesi, birer hikmet ve öğüt barındırır. “O söylediyse doğrudur”, “Rasulullah söylediyse doğrudur” ifadeleriyle O’nun gerçek bir mümin olarak nasıl hareket ettiğini gözler önüne serer. O, dostluğun ve kardeşliğin en yüce değerler olduğuna inanır ve her daim yardıma hazır olmanın önemini vurgular.

Hz. Ebu Bekir’in öğütleri, sadece döneminde değil, bugün de rehberimiz olmaya devam ediyor. Onun adaletle, sevgiyle ve merhametle yaklaştığı her durum, bizlere ilham veriyor. İnsanlık için bir rehber olan bu büyük şahsiyetin özlü sözleri, günümüzde de yol gösterici niteliğini koruyor.

Konu Başlıkları

Ebu Bekir’in Dostluğu

Dostluğun adıdır Ebu Bekir. Kimse sana inanmazken inanan, güvenmezken güvenen, sadece hislerine itimat ederek yanında durandır. Bazen etrafındaki insanlara tanım yapamazsın. Dost mudur, arkadaş mı, can mı yoksa tanıdık mı? Bunu bilemezsin. Kendini yalnızlığına bıraktığında sıfatlandırmaya çalışırsın ama kararsız kalırsın. Mutlu anları paylaşmak isteği hüzünlü anları paylaşma isteğinden daha baskındır. O mutlu anını söylemek için kimi ararsın mesela?

Günümüzde mutlulukları bile paylaşmaktan imtina eder olduk. İyiliğimizi isterler dost dediklerimiz gerçekten buna cevap veremez olduk. Oysa Peygamber Efendimiz (s.a.v.) peygamber olduğunu öğrendiğinde bunu Ebu Bekir ile paylaştı. Dalga geçer miydi? İnanır mıydı? Herkesler yüz çevirirken Ebu Bekir de “Neler söylüyorsun Ya Muhammed?” der miydi?

Hayır demedi. Çocukluk arkadaşına, en yakın dostuna, bir gün olsun yalanını kötülüğünü görmediği bu arkadaşına bir an olsun tereddütle bakmadı bile. “O hep doğruyu söyler, bu bir yanılgı ya da iddia olamaz, mutlaka bildiği vardır” dedi. Ne irkildi, ne şüphe etti, ne duraksadı, ne bakakaldı, ne geride durdu, ne sorguladı ne de yargıladı. Gözlerini hayranlıkla dostuna yönelterek: “Anam, babam, eşim, dostum sana feda olsun Ya Muhammed!” dedi. Öylesine mutlu olmuştu ki dostunun adına. Aslında bu haber onu kendi adına da çok mutlu etmişti. Bir Peygamber onun dostuydu. Hem de bunu hiç bilmeden dost edinmişlerdi birbirlerini. Menfaatsiz, çıkarsız, güven dolu hakiki dostluğun adıdır Ebu Bekir.

Cesaret Timsali Ebu Bekir

Aynı zamanda cesaret timsaliydi bu sadık dost. Hz. Bilal köle olarak alınan Ümeyye’nin elinde zulümlere maruz kalırken haksızlığa, hak yiyene aslan kesilmişti. Sesini çıkarmaktan korkmamıştı. Oysa Ümeyye toplumun ileri gelenlerindendi, varlıklıydı, söz sahibiydi. Ona ses çıkarmak, haksızlık ettiğinde karşılık verebilmek cesaret isterdi.

Günümüzde kapitalizmin şekillendirdiği duruma göre yorumlarsak eğer şu örnek belki empati yapmamızı kolaylaştırabilir. Birçok güç sahibi emrinde çalıştırdığı insanların haklarını yiyerek bir adım daha öteye gitme telaşındalar.

Haksızlığa uğrayan işçiler, maaşlarını alamayan ya da eksik alanlar, kovularak tazminatsız kapıya koyulanlar, üstlerine yığınla iş yükleyip verdikleri küçük maaşlarla onların acziyetliklerini bilmenin verdiği bir güvenle ahkam kesenler ve bunların içinde bulunup sadece keyfi bozulmasın diye sesini çıkartmayan yöneticiler var.

Veyahut kadınlar. Belki günümüzde doğdukları anda diri diri gömülmüyorlar ama boşanmak isterlerse, özgürlük isterlerse ya da bir şeyi sadece isterlerse cezalandırılabiliyorlar ya da çocuklarının önünde işkenceye maruz kalıp, öldürülüyorlar. Onlar bunu yaşarken büyük bir kesim rahatları bozulmasın diye sessiz kalmayı tercih ediyor.

Dünyanın birçok yerinde hala siyahiler çok cüzzi rakamlara işçi olarak çalıştırılarak açlığa ve susuzluğa terkediliyorlar. Afrika’da susuzluktan ölenlerin sayısı bir hayli yüksek. Oysa eğer iman sahibi olmak sedasızlığı getirseydi, Ebu Bekir Hz. Bilal için kendini Ümeyye’nin karşısına atmazdı. Neden böylesi güçlü birisini karşısına almak istesin ki? Üstelik kendine hiçbir zararı yokken.

Ebu Bekir kendisini Ümeyye’nin karşına atmasaydı Hz. Bilal özgürlüğüne kavuşamayacaktı. Cesaret, merhamet, sadakat, mertlik, Allah rızası ve biricik dostunun, Kainat’ın efendisinin “Bilal’i kurtar Ebu Bekir” demesiydi onu bu hayra vesile kılan.

Gerçek güç zalimin karşısında durmaktır. Mertlik dosta sadakattir. Zenginlik ise böylesi bir dosta sahip olabilmektir. Allah nazarında insan bu dünyaya gelmiş en şerefli varlıktır. Bu sıfata uygun olabilmek için tarihteki tüm örnekleri okuyarak, rol model görerek Allah’ın kurallarına ve mesajlarına kulak vererek kendimizi bu unvana layık hale getirmek hepimizin elinde.

Hz. Ebu Bekir Sözleri

  1. “Akrabalar arasındaki düşmanlık ormana düşen ateşten farksızdır.”
  2. “Dört şeyi dört yere bırakın: Uyumayı kabre, rahatı sırat köprüsüne, övünmeyi mizana, arzu ve istekleri cennete.”
  3. “Haramı terk etmek, helali talep etmekten hayırlıdır.”
  4. “Kendine kabir değil, kendini kabre hazırla.”
  5. “Kabre azıksız giren, vapursuz denize çıkmış gibidir.”
  6. “Kalp katılığı, çok yalan ve hasetten meydana gelir.”
  7. “Kitaplar akıllı kişilerin bahçeleri, faziletli kişilerin güzel kokulu çiçekliğidir.”
  8. “Komşunla münakaşa etme; zira misafirler gider, o kalır.”
  9. “Muhammed’e tapan bilsin ki o öldü. Allah’a tapan bilsin ki Allah ölmez.” (Muhammed’in ölümünden sonra Müslümanları teskin eden sözü.)
  10. “Ne söylediğini, kime söylediğini ve ne zaman söylediğini unutma.”
  11. “Nefsini ıslah et ki, halk da sana bağlanmış olsun.”
  12. “Doğruluk emanet, yalancılık hıyanettir.”
  13. “Olgun kimse affetmeyi borç, iyilik etmeyi farz olarak kabul eder.”
  14. “Övünmeyiniz! Hem topraktan yaratılmış, hem de toprağa dönünce kendisini kurtların yiyeceği insanın övünmesi neye yarar!”
  15. “Seni anlamaktan aciz olduğunu anlamak, gerçekten seni anlamak demektir.”
  16. “Sabredin, her şeyin başı sabırdır.”
  17. “Şu dört özelliği taşıyan Allah’ın iyi kullarındandır: Tövbe edene sevinen, günahkarın bağışlanmasını dileyen, kötüye (ıslahı için) dua eden, iyiye yardımda bulunan.”
  18. “Şayet ben Allah’a ve resulüne karşı gelirsem, bana itaat etmeyiniz.”
  19. “Veciz konuşmanın sırrı, fuzuli sözleri terk etmektir.”
Hz. Ebu Bekir Sözleri
Hz. Ebu Bekir Sözleri