ÇOk güzeldi..Allah razı olsun..Efendimiz rüyamızda bizim saçımızıda okşasa…
Alıntı
inşAllah isteyen bulur. Allah sendende razı olsun.
Bismillahirrahmanirrahim.
Paylaşımın için sağolasın kerze, çok dokunaklı ve samimi bir paylaşım, emeğine sağlık,
selam ve dua ile…
rüya bile olsa..kim bilir ne kadar güzeldir …
Allah razı olsun …
paylaşım için sağol kardeşim çok etkilendim.
Allah c.c. hepinizden razı olsun inşAllah
Şefaat ya ResulAllah
Allah razı olsun…
Bir yurt talabesidir Abdurrahman.çalışkanlığıyla,oturup kalkmasıyla,kılık kıyafetiyle herkese örnek olacak vasıflar
taşımaktadır.fakat her nasılsa o günlerde saçları bir öğrenci için dikkat çekecek kadar uzamıştır.
Yurttaki belletmen ağabeyleri ile anne-baba nasıl olsa kestirir diye bir şey demezler.Fakat saç uzadıkça uzar.bir gün yurttaki müdür muavini çağırır abdurrahmanı.
-Abdurrahman saçlarını kestir artık,epey uzadı.bir yurt talebesi için bu saçlar epey uzun.anlaştık değilmi?sorusuna abdurrahman kafasını iki yana sallayarak sessizce hayır cevabını verir.müdür yardımcısı,zaten yarın izne gidecek,babası kestirir diye düşünür ve fazla üstelemez.
Abdurrahman o gün izne gider.babası ile müdür yardımcısı önceden görüşmüştür.babası yemekten sonra:
-oğlum,canım evladım!saçlarını yarın kestirelim,deyince babasını hiç kırmayan o munis çocuk:
-hayır olmaz babacığım,deyip koşarak odasına kapanır.anne ve baba şaşkın şaşkın birbirlerine bakakalırlar.
ertesi gün saçlarını kestirmeden öylece yurda gider abdurrahman.müdür bey onu çağırır ve biraz sert konuşur.
-yarın kestir saçlarını,der ve Abdurrahman,başı önde
müdüriyetten çıkar.yatağına yatar ve göz yaşları içinde
sabahlar.
sabah aynanın karşısına geçer ve:
-seni benden ayıramazlar,ayrılmam senden diye saçları ile
konuşur.
okul çıkışı yurda değil evine gider.Annesi,hiç beklemediği
oğlunu karşısında görünce meselinin halledilmediğini anlar:
-canım evladım,seni ne kadar sevdiğimizi biliyorsun.ne olursun
beni kırma.kestir saçlarını,kestir yavrum der.Annesinin ağlamaklı
konuşması karşısında abdurrahman:
-cennet ayaklarının altında olan annem,canım kadar sevdiğim babam,bir ağabeyim kadar sevdiğim belletmenim,bizleri evlatları kadar seven yurt idarecilerim,bir anlasanız.ben sizleri kıramam ama beni bir anlasanız…
-Evladım niye kestirmiyorsun saçlarını,niçin kestirmek
istemiyorsun?
-söyliyemem anne,kestirmek istemiyorum.
-oğlum,hadi kestir gel saçlarını da yurda gidelim.sonra yurttan
kızarlar.bizleride daha fazla üzme.
Abdurrahman,çaresizlik içinde gider berbere,kestirir
saçlarını.kesilen saçlarıda berberde bırakmaz,yanına alır.evden
annesi ile beraber yurda
giderler.mesele hallolmuştur.
yaklaşık bir ay sonrasıdır.müdür yardımcısı,geceleyin talebelerin defter ve kitaplarını kontrol etmektedir.sıra
abdurrahmanın eşyalarını kontrole gelince,kitaplarının birinin
sayfalarını çevirince gördüğü manzara karşısında şaşkına döner. çünkü kesilen saçlar kitabın arasındadır.bir talebenin saçına bu kadar değer vermesini anlayamaz müdür yardımcısı.ama dikkat edince saçların altında bir yazı görür.okumaya başlar:
"Canım annem ve babam,çok değerli yurt idarecimin baskısı olmasa bu saçlarımı kestirmezdim.onlar bilmiyorlar,bende
söylemedim.yoksa,rüyamda peygamber efendimizin (s a v) okşadığı o saçları,ömür boyu kestirmezdim,
AFFET YA RASULALLAH!SENİN OKŞADIĞIN O SAÇLARI KESTİRDİM…affet
beni,affet,affet!"………
ÇoK DuyGuLandım valla ALLAH RAZI OLSUN
Allah (c.c.) razı olsun Rabbim en sevgilinin sevgisini kalbimizden hiç eksik etmesin
Allahım! bize sevgini senin sevdiklerinin sevgisini ve sevdiğin şeylerin sevgisini nasip eyle.
amin
hikayeyin basinda anladim boyle olacagini Allah celle celaluhu razı olsun
Allah c.c.razı olsu paylaşımın için….
Tüylerim diken diken oldu çok güzel bir paylaşım
Allah razı olsun
çok güzelmiş
Allah c.c. razı olsun
Bir bilseler saçlarını niye kestirmediğini…
——————————————————————————–
Bir yurt talabesidir Abdurrahman.Çalışkanlığıyla,oturup kalkmasıyla,kılık kıyafetiyle herkese örnek olacak vasıflar
taşımaktadır.Fakat her nasılsa o günlerde saçları bir öğrenci için dikkat çekecek kadar uzamıştır.
Yurttaki belletmen ağabeyleri ile anne baba nasıl olsa kestirir diye bir şey demezler.Fakat saç uzadıkça uzar.Bir gün yurttaki müdür muavini çağırır Abdurrahmanı:
-Abdurrahman saçlarını kestir artık,epey uzadı.Bir yurt talebesi için bu saçlar epey uzun.Anlaştık değil mi? Sorusuna Abdurrahman kafasını iki yana sallayarak sessizce hayır cevabını verir.Müdür yardımcısı,zaten yarın izne gidecek,babası kestirir diye düşünür ve fazla üstelemez.
Abdurrahman o gün izne gider.Babası ile müdür yardımcısı önceden görüşmüştür.Babası yemekten sonra:
-Oğlum,canım evladım!Saçlarını yarın kestirelim,deyince babasını hiç kırmayan o munis çocuk:
-Hayır olmaz babacığım,deyip koşarak odasına kapanır.Anne ve baba şaşkın şaşkın birbirlerine bakakalırlar.
Ertesi gün saçlarını kestirmeden öylece yurda gider Abdurrahman.müdür bey onu çağırır ve biraz sert konuşur:
-Yarın kestir saçlarını,der ve Abdurrahman,başı önde
müdüriyetten çıkar.Yatağına yatar ve göz yaşları içinde
sabahlar.
Sabah aynanın karşısına geçer ve:
-Seni benden ayıramazlar,ayrılmam senden diye saçları ile
konuşur.
Okul çıkışı yurda değil evine gider.Annesi,hiç beklemediği
oğlunu karşısında görünce meselinin halledilmediğini anlar:
-Canım evladım,seni ne kadar sevdiğimizi biliyorsun.Ne olursun
beni kırma,kestir saçlarını,kestir yavrum der.Annesinin ağlamaklı konuşması karşısında Abdurrahman:
-Cennet ayaklarının altında olan annem,canım kadar sevdiğim babam,bir ağabeyim kadar sevdiğim belletmenim,bizleri evlatları kadar seven yurt idarecilerim,bir anlasanız.Ben sizleri kıramam ama beni bir anlasanız…
-Evladım niye kestirmiyorsun saçlarını,niçin kestirmek
istemiyorsun?
-Söyleyemem anne,kestirmek istemiyorum.
-Oğlum,hadi kestir gel saçlarını da yurda gidelim.Sonra yurttan
kızarlar.Bizleride daha fazla üzme.
Abdurrahman,çaresizlik içinde gider berbere,kestirir
saçlarını.Kesilen saçları da berberde bırakmaz,yanına alır.Evden
annesi ile beraber yurda giderler.Mesele hallolmuştur.
yaklaşık bir ay sonrasıdır.Müdür yardımcısı,geceleyin talebelerin defter ve kitaplarını kontrol etmektedir.Sıra
bdurrahman’ın eşyalarını kontrole gelince,kitaplarının birinin
sayfalarını çevirince gördüğü manzara karşısında şaşkına döner. Çünkü kesilen saçlar kitabın arasındadır.Bir talebenin saçına bu kadar değer vermesini anlayamaz müdür yardımcısı.Ama dikkat edince saçların altında bir yazı görür,okumaya başlar:
"Canım annem ve babam,çok değerli yurt idarecimin baskısı olmasa bu saçlarımı kestirmezdim.Onlar bilmiyorlar,ben de
söylemedim.Yoksa,rüyamda Peygamber efendimizin (s a v) okşadığı o saçları,ömür boyu kestirmezdim…
AFFET YA RASULALLAH SENİN OKŞADIĞIN O SAÇLARI KESTİRDİM…affet
beni,affet,affet!"………
alinti…vesselam….
kardeşim inan çok güzeldii rabbim yüreğinden gecenleri simana yansıtsın inşş rabbim yar ve yardımcın olur inşş
Bismillah….
Ebu Mahsure adındaki çocuk ezanla dalga geçiyordu. Bunu gören Allah Rasulu yanına gelir. Başını okşayarak "ne güzel okuyorsun tekrar okurmusun" der.Bu da yetmiyormuş gibi onu Kabe’nin müezzini tayin eder. Ve gün gelir çocukluk yılları geride kalır.Ebu Mahsure artık yaşlanmıştır.Sarığını çıkardığında kakülü dağılıyor saçları yerlere kadar seriliyordu.
"Nedir bu saç" diyenlere bir arslan gibi kükrüyor "ne diyorsun sen. bu saçlara Rasulullah’ın eli değdi.bu baş O’nun yoluna fedadır ama bu saçlara dokunmam" diyordu..
vesselam
çok güzel bir paylaşımdı Allah c.c. razı olsun
Ben bu yazıyı daha önce başka bir yerde okumuştum orada biraz daha farklı yazıyordu ama beni çok etkilemiştiçok duygulandım rabbim cümlemize peygamber efendimizin gül yüzünü rüyamızda görmeyi nasip etsin.bu hikayeyi okuyunca birkez daha anladım ki insanları dış görünüşüyle eleştirmemeliyiz.
bilselerdi kes derlermiydi hiç ‘ efendimin dediği gibi bilselerdi yapmazlardı’
rabbim bizlere de nasip ede nur cemali görmeyi
bizlerede nasip ede o ellerden öpmeyi
bizlerde nasip ede sancağı altına toparlanamabilmeyi …
Nasip et ya rabb !!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
yarabbi bizlere de bu ve buna benzer rüyalardan nasip et yarabbi…. ne kadar günahkar olduğumuzun farkındayız ama senin de merhametin geniştir. biz günahkar kullarına da bu rüyadan nasip eyle yarabbi….
Alıntı
rabbim bizlere de nasip ede nur cemali görmeyi
bizlerede nasip ede o ellerden öpmeyi
bizlerde nasip ede sancağı altına toparlanamabilmeyi …
Nasip et ya rabb !!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
amin amin amin…
Bir yurt talabesidir Abdurrahman.Çalışkanlığıyla,oturup kalkmasıyla,kılık kıyafetiyle herkese örnek olacak vasıflar
taşımaktadır.Fakat her nasılsa o günlerde saçları bir öğrenci için dikkat çekecek kadar uzamıştır.
Yurttaki belletmen ağabeyleri ile anne baba nasıl olsa kestirir diye bir şey demezler.Fakat saç uzadıkça uzar.Bir gün yurttaki müdür muavini çağırır Abdurrahmanı:
-Abdurrahman saçlarını kestir artık,epey uzadı.Bir yurt talebesi için bu saçlar epey uzun.Anlaştık değil mi? Sorusuna Abdurrahman kafasını iki yana sallayarak sessizce hayır cevabını verir.Müdür yardımcısı,zaten yarın izne gidecek,babası kestirir diye düşünür ve fazla üstelemez.
Abdurrahman o gün izne gider.Babası ile müdür yardımcısı önceden görüşmüştür.Babası yemekten sonra:
-Oğlum,canım evladım!Saçlarını yarın kestirelim,deyince babasını hiç kırmayan o munis çocuk:
-Hayır olmaz babacığım,deyip koşarak odasına kapanır.Anne ve baba şaşkın şaşkın birbirlerine bakakalırlar.
Ertesi gün saçlarını kestirmeden öylece yurda gider Abdurrahman.müdür bey onu çağırır ve biraz sert konuşur:
-Yarın kestir saçlarını,der ve Abdurrahman,başı önde
müdüriyetten çıkar.Yatağına yatar ve göz yaşları içinde
sabahlar.
Sabah aynanın karşısına geçer ve:
-Seni benden ayıramazlar,ayrılmam senden diye saçları ile
konuşur.
Okul çıkışı yurda değil evine gider.Annesi,hiç beklemediği
oğlunu karşısında görünce meselinin halledilmediğini anlar:
-Canım evladım,seni ne kadar sevdiğimizi biliyorsun.Ne olursun
beni kırma,kestir saçlarını,kestir yavrum der.Annesinin ağlamaklı konuşması karşısında Abdurrahman:
-Cennet ayaklarının altında olan annem,canım kadar sevdiğim babam,bir ağabeyim kadar sevdiğim belletmenim,bizleri evlatları kadar seven yurt idarecilerim,bir anlasanız.Ben sizleri kıramam ama beni bir anlasanız…
-Evladım niye kestirmiyorsun saçlarını,niçin kestirmek
istemiyorsun?
-Söyleyemem anne,kestirmek istemiyorum.
-Oğlum,hadi kestir gel saçlarını da yurda gidelim.Sonra yurttan
kızarlar.Bizleride daha fazla üzme.
Abdurrahman,çaresizlik içinde gider berbere,kestirir
saçlarını.Kesilen saçları da berberde bırakmaz,yanına alır.Evden
annesi ile beraber yurda giderler.Mesele hallolmuştur.
yaklaşık bir ay sonrasıdır.Müdür yardımcısı,geceleyin talebelerin defter ve kitaplarını kontrol etmektedir.Sıra
Abdurrahman’ın eşyalarını kontrole gelince,kitaplarının birinin
sayfalarını çevirince gördüğü manzara karşısında şaşkına döner. Çünkü kesilen saçlar kitabın arasındadır.Bir talebenin saçına bu kadar değer vermesini anlayamaz müdür yardımcısı.Ama dikkat edince saçların altında bir yazı görür,okumaya başlar:
"Canım annem ve babam,çok değerli yurt idarecimin baskısı olmasa bu saçlarımı kestirmezdim.Onlar bilmiyorlar,ben de
söylemedim.Yoksa,rüyamda Peygamber efendimizin (s a v) okşadığı o saçları,ömür boyu kestirmezdim…
AFFET YA RASULALLAH SENİN OKŞADIĞIN O SAÇLARI KESTİRDİM…affet
beni,affet,affet!"
Duygulandırdın be kardeşim
Allah razı olsun çok güzeldi.
amin inşaAllah
desertrose peme rengin yakışmış hayırlı olsun kardeşim menzil_guller
AFFET YA RASULALLAH!SENİN OKŞADIĞIN O SAÇLARI KESTİRDİM…affet
beni,affet,affet!"…….. çok çok güzel ve duyguluydu.Allah razı olsun kardeşim çok güzel bir paylaşım olmuş.. ravza 2
ALLAH C.C razı olsun çok duygulu bir yazı Ecrinim
Alıntı
beni,affet,affet!"
yüreğine salık kardeşim,diyecek başka söz bulamıyorum
Allah c.c. razı olsun
Yorumarınız için Allah hepinizden razı olsun.
Çok Cok Cok güzel bir paylaşımdı..Allah RAzı olsun..
duygu yüklü bir öykü:(
ALLAH Razı Olsun. Çok güzel ve duygulu hikaye. :agala:
Benim kimbilir ne günahlarım ne kusurlarım var ki bir kez olsun göremedim..
ALLAH herkese o mübarek insan Peygamber Efendimiz (S.A.V) ‘i görmeyi nasip etsin İNŞALLAH.
Bir bilseler saçlarımı neden kestirmek istemedigimi
Bir yurt talabesidir Abdurrahman.çalışkanlığıyla,oturup kalkmasıyla,kılık kıyafetiyle herkese örnek olacak vasıflar
taşımaktadır.fakat her nasılsa o günlerde saçları bir öğrenci için dikkat çekecek kadar uzamıştır.
Yurttaki belletmen ağabeyleri ile anne-baba nasıl olsa kestirir diye bir şey demezler.Fakat saç uzadıkça uzar.bir gün yurttaki müdür muavini çağırır abdurrahmanı.
-Abdurrahman saçlarını kestir artık,epey uzadı.bir yurt talebesi için bu saçlar epey uzun.anlaştık değilmi?sorusuna abdurrahman kafasını iki yana sallayarak sessizce hayır cevabını verir.müdür yardımcısı,zaten yarın izne gidecek,babası kestirir diye düşünür ve fazla üstelemez.
Abdurrahman o gün izne gider.babası ile müdür yardımcısı önceden görüşmüştür.babası yemekten sonra:
-oğlum,canım evladım!saçlarını yarın kestirelim,deyince babasını hiç kırmayan o munis çocuk:
-hayır olmaz babacığım,deyip koşarak odasına kapanır.anne ve baba şaşkın şaşkın birbirlerine bakakalırlar.
ertesi gün saçlarını kestirmeden öylece yurda gider abdurrahman.müdür bey onu çağırır ve biraz sert konuşur.
-yarın kestir saçlarını,der ve Abdurrahman,başı önde
müdüriyetten çıkar.yatağına yatar ve göz yaşları içinde
sabahlar.
sabah aynanın karşısına geçer ve:
-seni benden ayıramazlar,ayrılmam senden diye saçları ile
konuşur.
okul çıkışı yurda değil evine gider.Annesi,hiç beklemediği
oğlunu karşısında görünce meselinin halledilmediğini anlar:
-canım evladım,seni ne kadar sevdiğimizi biliyorsun.ne olursun
beni kırma.kestir saçlarını,kestir yavrum der.Annesinin ağlamaklı
konuşması karşısında abdurrahman:
-cennet ayaklarının altında olan annem,canım kadar sevdiğim babam,bir ağabeyim kadar sevdiğim belletmenim,bizleri evlatları kadar seven yurt idarecilerim,bir anlasanız.ben sizleri kıramam ama beni bir anlasanız…
-Evladım niye kestirmiyorsun saçlarını,niçin kestirmek
istemiyorsun?
-söyliyemem anne,kestirmek istemiyorum.
-oğlum,hadi kestir gel saçlarını da yurda gidelim.sonra yurttan
kızarlar.bizleride daha fazla üzme.
Abdurrahman,çaresizlik içinde gider berbere,kestirir
saçlarını.kesilen saçlarıda berberde bırakmaz,yanına alır.evden
annesi ile beraber yurda giderler.mesele hallolmuştur.
yaklaşık bir ay sonrasıdır.müdür yardımcısı,geceleyin talebelerin defter ve kitaplarını kontrol etmektedir.sıra
abdurrahmanın eşyalarını kontrole gelince,kitaplarının birinin
sayfalarını çevirince gördüğü manzara karşısında şaşkına döner. çünkü kesilen saçlar kitabın arasındadır.bir talebenin saçına bu kadar değer vermesini anlayamaz müdür yardımcısı.ama dikkat edince saçların altında bir yazı görür.okumaya başlar:
"Canım annem ve babam,çok değerli yurt idarecimin baskısı olmasa bu saçlarımı kestirmezdim.onlar bilmiyorlar,bende
söylemedim.yoksa,rüyamda peygamber efendimizin (s a v) okşadığı o saçları,ömür boyu kestirmezdim,
AFFET YA RASULALLAH!SENİN OKŞADIĞIN O SAÇLARI KESTİRDİM…affet
beni,affet,affet!"………
Cevap: bir bilseler saçlarımı neden kestirmek istemedigimi 🙁