Allah razı olsun.Bu diyaloğu her okuduğumda tebessüm ederim.ne güzel bir iman ne güzel övgüler ne güzel sıfatlar onlar.Cenab-ı Allah cennette kavuşturur inşaAllah.
Zevkle okudum Paylaşım için Al
lah cc. razı olsun.
Emeğine Sağlık Tşk
dualara aminnn….
Rabbim hepimizden razı olsun inşaAllah
Allah razı olsun Ravzanur..Çok güzel bir kıssaydı
Gönlün nur olsun..Yüreğine sağlık…
gönlümüz nur olsun..Allah razı olsun hepimizden inşaAllah
düşündüm de…bir tanıdığımız-arkadaşımız iyi,güzel huylarımızdan bahseder gibi olsa bile,hemencik enelik başlar,değil mi?
vay bize vay ki ne vay…vay bana..
Rabbim nefsini terbiye edebilmiş kullar arasına katar bizleri de inşaAllah
qerçekten,en başta HZ.MUHAMMED (S.A.V) olmak üzere harika ahlak ve edep inanın düşünüyorumda biz bu ahlak’tan çok uzağız.( ALLAH BİZLERİ GÜZEL AHLAK VE EDEP’ten UZAK KILMASIN..
Merak ettim. Kim bu kadar uzun diyaloğu kapı eşiğinde kaydetmiş.
kaynak belirtilse çok güzel olurdu
Iki óvulmeli sifatlar gõrduk,bu diyalokda,örnek alacak..tewekkurler
Kaynak istiyen Mümin Kardeşlerim Diyalogta anlatılan
Hz Ali -Hz Ebubekir (r.a) in Kişiliklerinde pozitif yönde eksik vardır fazla yoktur.
Neyin kaynağı …
Etiket
muhabbetten Muhammed oldu hasıl, Muhammedden muhabbet oldu hasıl, Muhammedsiz muhabbetten ne hasıl
Benzer Konular
Muhabbetten Muhammed oldu hasıl.. Muhammedsiz muhabbetten ne hasıl?
Bir gün Ebu Bekir Sıddık (r.a.) Resulüllah (s.a.v.)´ın evine geldi. İçeri gireceği sırada, Hz. Ali Bin Ebi Talib (r.a.) da geldi.
Hz. Ebu Bekir (r.a.), geri çekilip:
-Ya Ali sen buyur gir, dedi.
O da cevap verip, aralarında aşağıdaki uzun konuşma oldu:
-Ya Ebu Bekir! Sen önce gir ki, her iyilikte önde olan, her hayırlı işte ileri olan, herkesi geçen sensin.
Hz. Ebu Bekir (r.a.):
-Sen önce gir ki! Resulüllah´a (s.a.v.) daha yakın sensin.
Hz. Ali (r.a.):
-Ben, senin önüne nasıl geçerim. Çünkü Resulüllah (s.a.v.)´tan işittim: "Ümmetimden, Ebu Bekir´den daha üstün bir kimsenin üzerine güneş doğmadı." buyurdu.
Hz. Ebu Bekir (r.a.):
-Ben, senin önüne nasıl geçebilirim ki, Resulüllah (s.a.v.) kızı Fatıma(r.a.)´yı sana verdiği gün, "Kadınların en iyisini, erkeklerin en iyisine verdim." buyurdu.
Hz. Ali (r.a.):
-Ben, senin önüne geçemem. Çünkü Resulüllah (s.a.v.): "İbrahim(a.s.)´ı görmek isteyen Ebu Bekir´in yüzüne baksın." buyurdu.
Hz. Ebu Bekir (r.a.):
-Ben, senin önüne geçemem. Çünkü Resulüllah (s.a.v.): "Adem (a.s.)´ın hilm sıfatını ve Yusuf (a.s.)´ın güzel ahlakını görmek isteyen Ali Mürteza´ya baksın." buyurdu.
Hz. Ali (r.a.):
-Senin önünde gidemem. Çünkü Resulüllah (s.a.v.): "Ya Rabbi! Beni en çok seven ve ashabımın en iyisi kimdir?" dedi. Cenab-ı Hak: "Ya Muhammed! Ebu Bekir Sıddık´tır." buyurdu.
Hz. Ebu Bekir (r.a.):
-Ben, senin önüne geçemem. Çünkü Resulüllah (s.a.v.) Hayber´de: "Yarın sancağı öyle bir kimseye veririm ki, ALLAHü Teala onu sever. Ben de, onu çok severim." buyurdu.
Hz. Ali (r.a.):
-Ben, senin önüne nasıl geçerim. Çünkü Resulülla (s.a.v.): "Cennetin kapıları üzerinde "Ebu Bekir Habibullah" yazılıdır" buyurdu.
Hz. Ebu Bekir (r.a.):
-Ben, senin önüne nasıl geçerim. Çünkü Resulüllah (s.a.v.) Hayber gazasında, bayrağı sana verip: "Bu bayrak Melik-i Galibin, Ali Bin Ebi Talib´e hediyesidir" buyurdu.
Hz. Ali (r.a.):
-Ben, senin önüne nasıl geçerim. Çünkü Resulüllah (s.a.v.) buyurdu ki: "Ya Eba Bekir, sen benim gören gözüm ve bilen gönlüm yerindesin."
Hz. Ebu Bekir (r.a.):
-Ben, senin önüne nasıl geçerim. Çünkü Resulüllah (s.a.v.) buyurdu ki: "Kıyamet günü Ali cennet hayvanlarından birine binmiş olarak gelir. Cenab-ı Hak buyurur ki "Ya Muhammed! (s.a.v.) Senin baban İbrahim Halil, ne güzel babadır. Senin kardeşin Ali Bin Ebi Talib ne güzel kardeştir."
Hz. Ali (r.a.):
-Ben, senin önüne geçemem. Çünkü Resulüllah (s.a.v) buyurdu ki:
"Kıyamet günü, Cennet meleklerinin reisi olan Rıdvan adındaki melek Cennete girer. Cennetin anahtarlarını getirir, bana verir. Sonra Cebrail (a.s.) gelip, Ya Muhammed (s.a.v.)! Cennetin ve cehennemin anahtarlarını, Ebu Bekir Sıddık (r.a.)´a ver, istediğini Cennete, dilediğini Cehenneme göndersin der."
Hz. Ebu Bekir (r.a.):
-Ben, senin önüne nasıl geçerim. Çünkü Resulüllah (s.a.v.) buyurdu ki: "Ali kıyamet günü benim yanımdadır. Havz ve Kevser yanında, benimledir. Sırat üzerinde benimledir. Cennette, benimledir. ALLAHü Teala´yı görürken, benimledir."
Hz. Ali (r.a.):
-Ben, senden önce giremem. Çünkü Resulüllah (s.a.v.)
"Ebu Bekir´in imanı, bütün müminlerin imanı ile tartılsa, Ebu Bekir´in imanı ağır gelir" buyurdu.
Hz. Ebu Bekir (r.a.):
-Ben, senin önüne nasıl geçerim. Çünkü Resulüllah (s.a.v.) buyurdu ki: "Ben ilmin şehriyim, Ali onun kapısıdır."
Hz. Ali (r.a.):
-Ben, senin önüne nasıl geçerim. Çünkü Resulüllah (s.a.v.) buyurdu ki: "Ben sadıklığın şehriyim. Ebu Bekir onun kapısıdır."
Hz. Ebu Bekir (r.a.):
-Ben, senin önüne nasıl geçerim. Çünkü Resulüllah(s.a.v.) buyurdu ki: "Kıyamet günü Ali bir ata biner, görenler, acaba bu hangi peygamberdir? derler. ALLAHü Teala, bu Ali Bin Ebi talib´dir, buyurur."
Hz. Ali (r.a.):
-Ben, senin önüne nasıl geçerim. Çünkü Resulüllah (s.a.v.) buyurdu ki: "Ben ve Ebu Bekir, bir topraktanız. Tekrar bir olacağız."
Hz. Ebu Bekir (r.a.):
-Ben, senin önüne nasıl geçerim. Çünkü Resulüllah (s.a.v.) buyurdu ki: "ALLAHü Teala, ey Cennet! Senin dört köşeni, dört kimse ile bezerim. Biri Peygamberleri üstünü Muhammed´dir (s.a.v.), ikincisi ALLAH´dan korkanların üstünü Ali´dir, üçüncüsü kadınların üstünü Fatımat´üz Zehra´dır, dördüncü köşesindeki de temizlerin üstünü Hasan ve Hüseyin´dir."
Hz. Ali (r.a.):
-Ben, senin önüne nasıl geçerim. Çünkü Resulüllah (s.a.v.) buyurdu ki: "Sekiz Cennetten şöyle ses gelir "Ebu Bekir! Sevdiklerinle birlikte gel, hepiniz Cennete girin."
Hz. Ebu Bekir (r.a.):
-Ben, senin önüne nasıl geçerim. Çünkü Resulüllah (s.a.v.) buyurdu ki: "Ben bir ağaca benzerim, Fatıma bunun kökü, Ali gövdesi, Hasan ve Hüseyin meyvesidir."
Hz. Ali (r.a):
-Ben, senin önüne nasıl geçerim. Çünkü Resulüllah(s.a.v.) buyurdu ki: "ALLAHü Teala Ebu Bekir´in bütün kusurlarını affetsin. Çünkü O kızı Aişe´yi bana verdi. Hicrette bana yardımcı oldu. Bilal-i Habeşi´yi, benim için azad etti."
Resulüllah´ın (s.a.v.) bu iki sevgilisi, kapıda böyle konuşurlarken, kendileri içeriden dinliyorlardı. Hz. Ali´nin sözünü kesip içeriden buyurdu ki:
-Ey kardeşlerim Ebu Bekir ve Ali! Artık içeri girin. Cebrail (a.s.) gelip dedi ki, yerdeki ve yedi kat göklerdeki melekler sizi dinlemektedir. Kıyamete kadar birbirinizi övseniz, ALLAHü Teala yanındaki kıymetinizi anlatamazsınız.İkisi birbirine sarılıp, birlikte Resulullah´ın (s.a.v.) huzuruna girdiler.
Resulullah (s.a.v.):
-ALLAHü Teala ikinize de yüzbinlerce rahmet etsin. İkinizi sevenlere de, yüzbinlerce rahmet etsin ve düşmanlarınıza da yüzbinlerce lanet olsun, buyurdu.
Hz. Ebu bekir Sıddık (r.a.) dedi ki:
-Ya ResulALLAH (c.c.) (s.a.v.) ben Ali kardeşimin düşmanlarına şefaat etmem.
Hz. Ali (r.a.) dedi ki:
-Ya ResulALLAH (c.c.) (s.a.v.) ben de Ebu Bekir kardeşimin düşmanlarına şefaat etmem ve başını kılıç ile bedeninden ayırırım.
Hz. Ebu bekir Sıddık (r.a.):
-Ben, senin düşmanlarına Kevser havzından su vermem!
Hz. Ali (r.a.) de:
-Ben, senin düşmanlarını Sırat üzerinden geçirmem!
Cevap: muhabbetten Muhammed oldu hasıl.. Muhammedsiz muhabbetten ne hasıl?