ALLAH’tan korkan adam bunları söyleyebilirmi
– onlar alimdi sen kime laf atıyon
+ ne alimi bea 4 yaşındaki kardeşim onlardan alim ALLAH’a şirk koşmuyo en azından kendini üstün göstermek için ya da başka bir şey için vahdet’i vücut inancına sahip olanlar bilsin ALLAH sizin şirk koştuğunuz şeylerden ve sizden uzaktır
Yönetimden ricam böyle Alimlere Hakaret edenleri barındırmasınlar burada
Alıntı
Olmaz..!
Sitenin hareket kazanması açısından belkide bu tür münafıklık girişimlerine göz yumuluyor olabilir..!
Tek gayesi ”Allah rızası” olan bir site boş mu kalsın? sayın İslamyolu.!!!
Allah’ın kadın kılığında gelip kendisi ile oynaştığını iddia eden vahdeti vücudcuların hakaretinden daha azdır
Veyl, akıllarının ulaşamadığı bazı hallere hemen küfür damgası vuran kimslerin haline….
vahdeti vücud zırvalarını söyleyenlere bunları söyleten şey her neyse o da haramdır
ve bir kişi kaüfür akidesine sahib olmadan
Allah’ın kadın kılığında gelip kendisi ile oynaştığını iddia edemez
-deli vs olması hariç-
onların delirmiş veya ayık haldeyken söylemiş olduğu bu küfür sözleri savunmak da küfürden başka bir şey değildir
ALLAH bizleri ıslah etsin diyorum ne rasulAllah, ne tabiin ne de et-tabiin bu amelleri işlemiştir(tasavvuf ve tarikattaki) ama biz sanırım onlardan çok biliyor(!) ve bid’at çıkarıyoruz sırf çoğunluk bunu yapıyor diyerek de delil getiriyoruz! bu arada linkler bir garip olmuş kusura bakmayın.
Alıntı
getirdiginiz delil sizlerle çelişiyor. müşriklere inmiş ayetleri bize delil gösteriyorsunuz. 35 ‘ e geçik hadiis şerif var bu konuda net ve açık bir şekilde bize delil olan Hemen uydurma oluyor sizin tarafınızda.
Size diyecegim o ki bu konuyu fazla irdelemek istemiyorum. Bakmak isteyen Sitede dolu konum var bakabilir.
birde diyecegimki
BİZLERE BUNDAN DOLAYI KAFİR OLDUNUZ MÜŞRİK OLDUNUZ DİYENLERİN KENDİLERİ MÜŞRİKTİR.
çok şükür itikatım sağlam. ve sizlerden de Allah’a sığınırım.
Alıntı
rabıta, muhabbet ve hürmetle kalbi bağlamaktan ibarettir. Rabıtanın özü şudur: Peygamber Efendimiz -sav-‘in varisi olan alim ve salih bir kimseyi düşünmek, sadece onun şahsını hayal etmek ve müstakil olarak ondan bir şey istemek değildir. Bilakis aslında her şeyi yaratan ve yapan fail-i hakikinin allah-u Zülcelal olduğuna itikat ederek, allah-u Zülcelal’in o alim ve salih kimseye ihsanda bulunup, o insanda ortaya çıkardığı fazileti düşünmektir. Bu durum şuna benzer. Bir fakir ihtiyacını karşılamak için bir zenginin karşısına gelip talepte bulunur. Fakat o fakir bilir ve inanır ki, gerçekte veren ve ihsan eden allah-u Zülcelal’dir. Çünkü yerlerin ve göklerin hazineleri O’nun elindedir. O’ndan başka fail-i hakiki yoktur. Fakir, zenginin kapısında ancak, Allah’ın nimet kapılarından bir kapı ve oradan kendisine bir nimet vermesinin mümkün olduğunu bildiği için durur. İşte rabıtanın özü de budur. İşte, tasavvufun, Kur’an ve Sünnet’le sınırlı olduğunu ortaya koyan büyüklerin ölçü alınması gereken sözleri… Tasavvufun aslı, Kitap ve Sünnet’e yapışmak; hevâ, heves ve bidatleri terk etmektir. Tasavvuf, ahkâm-ı dine ve sünnet-i Resul’e sarılmaktan ibarettir. Tasavvuf, allah-u Zülcelal’in emir ve nehiylerine sıkıca sarılıp O’nun göstermiş olduğu dosdoğru yoldan yürümeye çalışmak ve nefsin hoşlandığı şeylerden sakınmaktır. Tasavvuf, gizli açık her yerde allah-u Zülcelal’den korkmaktır. Bu ise ancak takva ve istikamet üzere olmakla gerçekleşir. Bütün söz ve işlerinde Peygamber Efendimiz aleyhisselamın sünnetine uymaktır. Bu da ancak bidatlerden korunmak ve güzel ahlak sahibi olmaya çalışmakla mümkündür. Günaha sevk eden her şeyden, hem zahiri olarak hem de kalben yüz çevirmektir. Bu hal de sabır ve tevekkül etmekle gerçekleşir.
”Ey Efendim! Sana karşı kalbim çok tutkun,
senin aşkınla ruh kalıntım bile dopdolgun.”
”Tüm sükutum , seninledir, sustuğumda,
Yüceliğini methederim, Konuştuğumda! ”
”Her zaman işitirim, hoş sözü ancak senden
Baktığımda ise, Görmem başkasını senden! ”
(Ebu hanife , ed- dürru’l-meknun, Beyit No : 43-45. İbrahim ibni Muhammed el Yelevaci , el-Mece’atü’l – Kübra , Sh :63 )
BU en büyük müctehidin, bu kadar fasih ve beliğ ifadeleri , Rasullulah (Salllahu Aleyhi ve sellem ) e karşı olan rabıtasının kuvvetini ne kadar güzel bir şekilde ortaya koymaktadır.
Sen gelmişsin delil İstiyorsun Rabıta hakkında dünyalar kadar delil getiririm ama sen yine banamısın demezsin. Benim Mezhep Alimim bile yukarıdaki Rabıtaya delil kasideyi söylüyorsa size ne hacet be kardeşim….
Vehhabilerden küffara karşı bir tek cihad ettiğinizi görmedik.
Tasavvuf meyvedir. İman hakikatleri ise gıdadır. Zaten tarikatlerde de gıda olmadan meyveyi alamıyorsun. Yani, tarikatta gitmek için önce iman ve itikadın sağlam olacak ve farzlara ve haramlara dikkat edeceksin ve sünnet-i seniyyeye ittiba edeceksin. Tasavvuf bunlardan sonradır.
Elhasıl, sorunuza kısa bir cevap vermek gerekirse, nasıl ki bir hastalık anında doktordan, ilaçlardan, ambulanstan ve bir yangın anında itfaiyeden ve sudan yardım istemesen imanına, islamiyetine ve itikadına zarar gelmez. Öyle de, ölmüş bir kimseden de yardım istemesen de imanına ve itikadına bir zarar vermez. İkisi arasında bir fark yoktur. Başka bir kardeşimiz ise, bir yangın anında itfaiyeden yardım istediği gibi, şeyhinden ve öldükten sonra tasarrufu devam eden bir evliyadan yardım istese yine itikadına zarar gelmez. Çünkü, itfaiyeyi yardıma getiren Allah’ın kudreti olduğu gibi, evliyayı da yardıma gönderen Allah’tır.
ölüperstliği reddediyoruz diye biz diri Müslümanları neden şirkle suçluyorsunuz?
Alıntı
Peygamber siz dost edinmiyormusunuz?Nede olsa ölmüş…Şimdi Hz Peygamberin dostluğunu redmiediyorsunuz…
Alıntı
Allah razı olsun
eksik de olsa meramımızı anlatabilmişiz
bizim Resulullah’ı dost edinişimizle sizin şeyhlerinizi dost edinişiniz aynı mı?
bizim “yetiş ya Resulullah” dediğimizi
ve bizi bundan vazgeçirmek isteyen Müslümanlara düşmanlık ettiğimizi mi duydunuz ya da gördünüz?
üstelik
Alıntı
demiştim
bu dediklerime itiraz etmemiş oluşunu
bizi ölüperestliğe çağırıyor olduğunuz
ve bunu reddettiğimiz için de bizi şirkle suçluyor olduğunuzu ikrar olarak kabul edebilir miyiz?
ne de olsa sükut ikrardandır
ULA SİZ NAMAZI TÜRKÇE Mİ KILARSINIZ YOKSA?..
Eğer böyle yapıyorsanız VAllahi namaz kılmadığınızdandır.Boş yere konuşmayın burada!..
Alıntı
ULA SİZ NAMAZI TÜRKÇE Mİ KILARSINIZ YOKSA?..
Eğer böyle yapıyorsanız VAllahi namaz kılmadığınızdandır.Boş yere konuşmayın burada!..
iftira atmaya devam edin kimden duydunuz bu şeyleri artık size hoşgörü yok hesap günü yakın ALLAH’ın azabı çetindir ben ne söylediysem hep kendi eserlerinden delil getirdim siz sadece kulaktan duymalarla geldiniz artık kimsenin yorum yapmasını istemiyorum bu bataklıkta olmayanlar gerçeği apaçık görecektirler ama kokarcaya kokusu hoş gelir . vahdet’i vücut anlayışı cennette kendine yer bulamaz .vesselam Admin kardeşim bu konuyu kilitlersen sevinirim çok uzadı
Alıntı
bende Amin diyorum kardeşim. Allah sizler gibi Ehli sünnet kardeşlerimden beni koparmasın..
Alıntı
Amin…Rabbimin izniyle bizler ehli sünneti müdafa ettiğimiz sürece Allah bizleri aynı yoö üzerinde sabit kılsın…
işte bu zeka ve anlama seviyeni ortaya koydu
ben ne zaman “yetiş ya Resulullah” demiş ya da denilmesini savunmuşum?
benim yukardaki yazımdan bunu mu anladın?
🙂
bu da tasavvuf akidesinin her yaştan insanı nasıl uyuttuğunun bir başka delilidir
Alıntı
Peygamberlerin getirdikleri halk içinolduğu, hakikatin kendisi değil kabuğu olduğu, hakikatin batın olup ancakkendilerinin batını bildiği, batının ise nasların zahirine mutabık olması gerekmediğini ifadeedip hakikatin kabuğu olarak nitelenen şeriat ve onun alimleri olan fakihlerlemuhaddislerle alay etmeyi, hatta fakihlere ümmetin firavunları diyen düşencelerkastediliyorsa.
Allah razı olsun kerdeşim
işte tasavvuftaki şeriat tarikat hakikat üçlemesi ta olarak budur
bu forumdaki bir iki sufi meşreb üyenin
Irak ve Filistin için birşeyler yapmayı
kadere isyan olarak algıladığına ben şahidim ve onların mesajlarından bunu belgelendirebilirim de
işte bu da tasavvufun teslimiyetçiliği emretmesindendir
ben burda alıntı yapıp nasıl cevapverilceğini anlamadım bu sebepden kopyalıcam öncaki yazılarıma istinaden gelenbazı cevaplar
”ufkuaçık” Ehli sünnet vel cemaat yolundan olmayanların hepsi fasık ve bid’atehli olup yollarını sapmışlardır Allah bunlara akıl şuur ve izannasip etsin diyorum
peşine ”islamyolu” o kişye katılmış şu cevapla= bende Amin diyorum kardeşim Allahsizler gibi Ehli sünnet kardeşlerimden beni koparmasın.. yazmış
”ömerhattap” Amin Rabbiminizniyle bizler ehli sünneti müdafa ettiğimiz sürece Allah bizleri aynı yoöüzerinde sabit kılsın..
” ufkuaçık” Sapık ve batıl itikatte taassuplıkkadar fena bir şey yoktur Bunlarşaşkın ördek gibidirler BunlaraHak’kı anlatabilmek çok zordur
benim bu yazıyı yazmamda ihtşiyaç duymamdaki sepep yukardaki bu ve buna benzer yorumlardır. yani kendi sınırlarımı kuran ve sünnetle çizerek sapık fikirli , bidatçi olmadığımı, bilakis bu konular üzerinde çok titiz olduğumu belirtmek istedim. aynı zamanda kendimizide kuran ve sünnet ışığında sorgulatmak istedim. ama nedense gelen cevaplar yine enteresan mesala sormuşlar uygun olmayan amel ve ibadetler neydi gibi. oraya yazmışım işte neleri kabul edip neleri kabul etmediğimi çok açık. anlamıyorum okunmadan mı cevap veriliyor. eğer sizler bu işlerin içindeyseniz o zaman ben sorayım mesala rabıta varmı? ölmüş insanları dua da vesile varmı? Allah(cc) kuranda diyorki ”gaybı ben bilirim onu kimseye açıklamam”diyor Allah(cc) muhakkak ki doğru söyler veya ”göklerde başka bir Allah var da benim mi haberim yok” der. ya da ”onlar gayba muttalimi” der. ölüler için bir ayette ”ey muhammet sen ölülere işittiremezsin, bunu da sana herşeyden haberi olan Allahtan başka kimse haber veremez” diyor. hatta rum süresinde bu ayeti daha önce yazdım ”Allah size kendi içinizden bir misal veriyor, siz hiç kendi kölelerinizin bir kısmına veya kimisine bir üstünlük bir ortaklık veriyomusunuz, sizler böyle bir şey yapmazken nasıl olurda ben kullarımın bir kısmına üstünlük vereyim ki deyip işte Allah ayetlerini böylece açıklamaktadır diye bizlere yüce kitabımızda söylüyor. hiç rabbimiz kullarına haksızlık yapar mı.ni ye gidip te bazı kullarına ayrıcalık verip tabiri caizse 1-0 önde başlatsın. biraz düşünelim. Allah normal bir sultan gibi devlet başkanı gibi düşünmeyelim o herşeye hakkıyla ve hikmetiyle hakim. ne kadr buyuk kral olursan ol yardımcılara ihtiyaç duyarsın ama Allah(cc) öyle mi rabbim bir ayetin de de şöyle der ”Allah zul durumuna düşmediğinden hiç bir veliye ihtiyaç duymaz”.. ben olsam sizlerin yerinde hangi ameli rabbimin rızası için yapıyorsam büyük bir defter alırım bunları satır satır yazarım. çünkü ben üç yıl önce öyle yaptım.ondan sonra alırım sahihi buharıyı lehde ve aleyhde ne kadar hadıs varsa yazarım ve tabii ki baş tacımız kuranı, ona da başka bir defter. not tuttuğum ayetler ajanda da 1 eylül tarihine kadar geldi. mekki ayetler çok güzel. hatta dedimki kendi kendime iiki önce buhariyi okumuşum. yoksa önce kuranı okusaydım belkide buhariyi okuma ihtiyacı duymayacaktım. benim söyleyceklerim bu kadar. müslüman müslümanı uyarır etiketleyip postalamaz.ben Allahtan korkarım. çünkü onun azabı gerçekten çekinilecek bir azap selam ve dua ile.
Alıntı
Gaybı bilen O’dur. Gaybını, razı olduğu rasulden başkasına bildirmez (Cin, 26-27).
ayrıca ayetel kürside de kimseye gaybı bildirmem diyor ancak benim iznimle müstesna diyor Allah. kardeşim bir Ayetle hüküm çıkarma. Kur’anda çelişki çıkarma.
ve diğer yazılarındada tek ayetten gitmişin yorumda. teker teker çok güzel açıklarım kardeşim sana ama vaktim yok. bu konular için sitede araştır dolu konum var ..
bu düpedüz zırvadır
tarikatların kuruluş tarihleri bellidir
o tarihten önceki tüm Müslümanları -ki buna Resulullah ashab ve tabiin de dahildir-
İslam’ı yaşamamak ile itham ettiğinin farkında mısın?
Alıntı
forumda olmadığım bir saatte aynı soruyu neden arka arkaya sorarsın ki
ben mezhebimi aylar önce yazdım
ehlisünnet ve’l-cemaat mezhebindenim diye
Bu eser, Merhum Mehmed Zaid Kotku Hz.lerinin eseridir.Muazzam bir eserdir.Tarikat ve tasavvufu inkar edenlere ışık tutmaktadır.
burda yazılı olan aslolandır..
çevrendeki bir ilkokul öğrencisine o paragrafı okut bakalım
o paragraf benim “yetiş ya Resulullah” dediğimin isbatı olur mu?
Alıntı
sana okutuyorum sadece…
🙂
bence çok iyi anlıyor ama işine gelmediği için anlamamış gibi yapıyor
hayır!
hayır!
hayır!
Peki bu uğraşımızın sebebi nedir o halde?Bu hırsımızın sebebi nedir!Acaba doğruyu anlatmaya çalıştıkça,başkalarının daha beter küfre girmelerine de vesile olmuş oluyor muyuz?Bu kadar çok tasavvuf dinini ve şirk sözlerinin sahibi alimlerini övmeye devam eden insanların arasında yazmaya çalışma gayretinin gerçek sebebi aslında ne?Gelin isterseniz aramızda bunu konuşalım.
Alıntı
senin akıl durum cahillerle eşit…
Alıntı
seviyeli konuşmak için seviyeli insanların cevap vermesi gerek…
Alıntı
neden biz müslümanlara kötülükle muamele ediliyor o zaman…İşin aslını bilmeden iftira ve yalanla gerçek müslümanlar karalanıyor…
Alıntı
İslam zahire hükmeder…Sende müslümanım diyorsun ona bakarsan…Sana inanmak mı gerk şimdi…
Alıntı
Bak bu sözünü alırım,ister tost yapar istersen ekmek arası çatır çatır yediririm sana:)
İslamın zahire baktığını işinize geldiğinde kabul eden sizin gibi zihniyetler;Alim dediğiniz o kişilerin kendilerini Allah olarak gördüklerini belirten sözleri için acaba neden ”o insanlar bu sözleri hangi hal ve durumda söylemiş acaba sen ben bunu bilemeyiz” saçmalığına sığınıyorsunuz.Ben adamın halini bilmem arkadaş ne de olsa :
Alıntı
…
Alıntı
Bak bu sözünü alırım,ister tost yapar istersen ekmek arası çatır çatır yediririm sana:)
İslamın zahire baktığını işinize geldiğinde kabul eden sizin gibi zihniyetler;Alim dediğiniz o kişilerin kendilerini Allah olarak gördüklerini belirten sözleri için acaba neden ”o insanlar bu sözleri hangi hal ve durumda söylemiş acaba sen ben bunu bilemeyiz” saçmalığına sığınıyorsunuz.Ben adamın halini bilmem arkadaş ne de olsa :
Alıntı
…
Alıntı
Anlaşıldı ,senin kapasiten bu gerçekleri görüp ,idrak edip cevap yazabilecek derecede değil,o yüzden boşuna ahanda cevap yazdım bu da kapak olsun triplerine girme.Varsa adamakıllı yazacak reddiyen otur yaz,yoksa vaktimi boşuna harcama…
Erkez anlayamaz. Ben makedoniyadan
Melamiler aylesinden
vahdeti vücut şirki, vahdeti vücud nedir, muhiddin arabi
Vahdet-i Vücut Şirki
Vahdet-i Vücut !!””ŞİRKİ””!! Muhiddin Arabi – Celaleddin Rumi – Yunus Emre – Beyazıt-ı Bistami’den Zırvalıklar
VAHDET-İ VÜCUD NEDİR?
Vahdeti vücud bir tasavvuf terimidir ve onun felsefesi Allah’tan başka varlık olmadığına, mevcud olan tek varlığın Allah olduğuna, var gibi gözüken ne varsa Allah’ın parçaları olduğuna inanmaktır. Bu inanış tasavvufun amentüsünün ilk şartıdır. Bu felsefenin künhüne vakıf olan mutasavvıflar Lâ ilâhe illAllah demeyi terk edip la mevcude illAllah diyerek bu amentüyü ikrar ederler.
Allah’tan başka mevcud, varlık olmadığına inanmayı gerektirecek ne bir ayet, ne bir hadis vardır. Allah’ın isimlerinden bahsettiği, bütün varlıkları yok saymak, her nasılsa -inançlarına göre- varlık olmayan şeylerin yaşadığını ve öldüğünü söylemek, meleklere iman ettim demek fakat onlar varlık değildir, Allah’ın parçalarıdır diyerek her parçayı ilah saymak, cennete ve cehenneme iman ettim demek, sonra onların varlık olmadığını, Allah’ın parçaları olduğunu söylemek, önünde secde edilen putun bile Allah’ın bir parçası olduğu bu sebeple zahirde tapılan put olsa da aslında o secdenin Allah’a yapıldığı gibi saçma ve delilsiz iddialarda bulunanların asıl gayesi İslam dinini tahrif etmek ve müntesiplerini yoldan çıkarmaktır. İşte bu inanışa göre bir tasavvuf şeyhi Allah’ın bir parçası olduğu gibi yolda duran taş, ağaçtaki kuş, kovalanan kedi ve kovalayan köpek ve o köpeği vuran bir zabıta eri dahi (haşa) onlara göre Allah’ın parçasıdır ve dolayısıyla onlara Allah demek doğru bir sözdür. İsmi tasavvufçular tarafından veliler listesine alınan müşriklerin “Ben Allah’ım” demeleri ve benzeri sözleri sarfetmeleri bu sapık inanışlarından kaynaklanmaktadır. Bu sapkın söylem ve inanışlar üzerinde tevhid ehli olanlar için te’vil edecek yol aramaya ve hatta düşünmeye bile gerek yoktur. Çünkü bir Müslüman kabul veya red etmek için Rasûlullah (sallAllahu aleyhi ve sellem) in böyle bir şeyi öğretip öğretmediğine bakması yeterlidir. Hiç akletmezler ki durum onların dediği gibi olsa, inanan kimdir, inanılan kim? Yaratan kimdir, yaratılan kim? Hüküm koyan kimdir, mükellef kim, mükafat ve ceza veren kimdir, ödüllendirilen veya cezalandırılan kim? Ateşe koyan kimdir, ateşte yanan kim?
İşte vahdeti vücut gibi bir iddiayı ortaya atan kafirler, İslam ümmetini yüzyıllarca oyalayacak bir işi başarmışlar ve maalesef gözlerinden yaş gelesiye, karınları ağrıyasıya halimize gülmekteler.
Birilerinin aslında küfür olduğunu bildikleri, fakat o bunu söylemişse bir hikmeti vardır kabilinden te’vil etmeye çalıştığı, bu cümleler nasıl söylenmişse kastedilen mana odur, çünkü inanç öyledir. Sizin taptığınız benim ayağımın altında diyen adam toprağı kastetmiştir, çünkü ona göre çiğnenen, o toprak Allah’tır (haşa). Böyle olunca birinin çıkıp ben Allah’ım demesi onlara göre gayet tabi bir durumdur, sırf o değil onlara göre kafir biri dahi bu sözü söylese doğru söylemiş olur çünkü o da Allah’tan bir parçadır! Bu cümleleri vecde, aşka gelince, kendinden geçince söylemenin sebebi nedir derseniz, can pazarı bu kolay değil. Müslümanlar bu sözden pek hoşlanmazlar ve insanın başına kötü şeyler gelebilir. Nitekim tarih bu müşriklerin nasıl taşkınlık ettiğini ve nasıl öldürüldüklerini zaptetmiştir.