ği Ebû Hüreyre (Radıyallâhü anh) ‘in bir hadîsi şöyledir:
"Resûlullah (SallAllahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki Müslü-manlar Türklerle savaşmadıkça kıyamet kopmayacaktır. Onlar, yüz-leri kat kat deri ile kaplanmış kalkanlar gibi (kalın, etli) olup kıl el-bise giyen ve kıl ayakkabı ile yürüyen bir kavimdir."
Bu hadîsi Ebû Dâvûd ve Nesâi de rivayet etmiş-lerdir.
Bu rivayetler bu bâbtaki hadîslerin Türkler hakkında vâ-rid olduğuna delâlet eder. Bu nedenledir ki Müellifimiz de Buhârî, Ebû Dâvûd ve Tirmizi gibi bu hadîslere ait babın baş-lığını bu şekilde düzenlemiştir.
Müslümanlar ile Türkler’ den olduğu anlaşılan söz konusu kavim arasında vuku bulacağı bir mu’cize mâhiyetinde haber verilen savaşın şimdiye kadar meydana gelip gelmediğine dâir ilim ehlinin görüşünü ilerde açıklamak üzere şimdi hadîslerde geçen bâzı kelime-leri açıklayalım:
Hadîsler o kavmin ayakkabılarının kıl olduğunu ifâde eder. Avnü’l-Mabûd yazarı bu hususla ilgili olarak şu bilgiyi verir: Kurtubi, Tezkire’de : Onlar kıllardan mamul iplikten ehrise yaptıkları gibi ayakkabı da yaparlar. Hadîsin açık mânâsı budur. Bu cümleden maksad şu da olabilir: Onlar saçlarını o kadar uzatırlar ki gür ve uzun saçları bayağı elbise gibi vücudtannı örter ve ayaklarına kadar sarktığı için ayakkabıları kıldandır, tâbiri kullanılmıştır. Fa-kat birinci mânâ açık olanıdır, demiştir.
Süyûti de: Kasdedilen mânâ birinci mânadır. Çünkü o kav-min memleketi soğuktur. Başka giysiler onlara yaramaz, demiştir.
El – Kari de: Yâni onlar çarık giyerler. Çarıklar tabaklanma-mış deriden olduğu için kıl ayakkabı tâbiri kullanılmıştır, der.
N e v e v î de: Onlar kıldan mamul ayakkabılar giyerler. Bizim zamanımızda da bu nevî ayakkabılar giyerler, demiştir.
Zülf t Ezlef’in çoğuludur, Zelef kökünden alınmadır. Zelef, buru-nun kısalığı ve yassılığıdır.
Mecann: Micenn’in çoğuludur, kalkanlar demektir. Mutraka: Kat kat deri ile kaplanmış, demektir. Bir kavle göre yüzü deri ile kaplanmış demektir.
Nevevl: O kavmin yüzlerinin kat kat deri ile kaplanmış kal-kanlara benzetilmesinden maksad yüzlerinin genişliği, yuvarlaklığı ve yanak yumrularının yüksekliği itibariyle anılan kalkanlara benzetilmesidir, der.
El-Kari de: Yüzleri geniş ve yuvarlak olduğu için kalkanla-ra benzetilmiş ve kaim olup çok etli olduğu için de kat kat deri ile kaplanmış kalkanlara benzetilmiş, demiştir.
Cerâd Çekirge demektir.
Hadak Çekirgenin göz bebeğidir.
Derak da deriden mamul ağaçsız ve kirişsiz kalkandır.
Bu hadîslerde haber verilen savaş vuku bulmuş mu, bulmamış mı?
Bu hususla ilgili olarak Kurtubi özetle şöyle derler:
617. ydın 5. ayında islâm memleketlerine saldıran Tatar or-duları Horasan beldelerini kılıçtan geçirdiler. Sâsân Oğul-ları memleketlerinin altını üstüne getirdiler. Neşâver şeh-rini yakıp yıktılar. Rey, Kazvin, Erdebîl, Merâğa ve Âzerbeycân bölgelerini istilâ ederek halkını imha ettiler. Ancak mağaralara sığınabilenler kurtulabildiler. Bu memleketlerde bulunan sayısız eşraf ve âlimleri öldürdüler. Kadınları ve çocukları öldürmekten geri kalmadılar. îsfahan ve dolaylarını da yakıp yıktılar. Atlarını cami ve mescidlerin direklerine bağladılar…
Aynî de Buhârî’ nin şerhinde buna benzer bilgi ver-mektedir.
Hadîslerde haber verilen savaş Tatar ordularının yaptığı tahribat olabilir. Allah en iyi bilendir.
Antr Un TağUb dUM^m Hâl Tercemesl:
Amr bin Tağlib en-NÛmerl veya el-Abdl el-Cüvasl (BJU sabftbkttr. Cfkvftat Bahreyn’in köylerindendir. Bu zâtın iki hadisi vardır. Buharl İki hadisini de ri-vayet etmifttr. Nes&l ve İbn-i Mftceh de onon hartlutni rirâyet etinfflenBr. UtorBmt el-Kasan ve etHakem bin el-A’rectir. (HulAsa, 387)
Türklerle ve Habeşlilerle alakalı hadislerin tamamı uydurmadır.Bu tip hadisler siyasi amaçlarla uydurulmuş hadislerdir.
petinya.org/hadis-tarihi-ve-usulu/84691-mevzu-uydurma-hadisi-tanimanin-kaideleri-ve-emareleri
[QUOTE=@mir;771280]
ben teşekkür ederim
ama
verdiğiniz linkteki şu kaideyi yanlış anlıyorsunuz galiba:
18- Türkleri, burulmuş kişileri ve köleleri yeren hadisler. Şu hadis gibi:‘Allah, burulmuş kişilerde hayır olacağını bilseydi, onların sulbünden Allah’a ibadet edecek bir nesil çıkarırdı.’
evet bir ırkı öven ya da kötüleyen hadisler uydurma olabilir ama
yukardaki hadislerde Türkler ne övülüyor ne de kötüleniyor
sadece onlarla yapılacak bir savaşın kıyamet alametlerinden bir olduğu anlatılmış o kadar
O hadislere baktığımızda övme ve yerme görülmesede mana yönünden inceleyince tüm hadislerin aslında övme,yerme ve siyasi bir menfaat içerdiğini görmekteyiz.Şöyle ki bu hadisleri okuyan bir Türk bu hadislerin manasından "biz ne kadar önemli bir milletiz ki kıyametin kopma sebebi bizimle savaşılmasıdır" gibi bir övünme vesilesi çıkarabilir.Ben,tüm Türklerle alakalı hadisleri bu şekilde değerlendiriyorum.
e başkaldıranlardan işte onlar vasıtası ile intikam alır." sözü, aşağıda 4. sırada zikredilecek olan ifadeden çıkarılmış bir yorumdur.
4. "Yüce Tanrı, ‘Benim bir ordum vardır, bu orduya Türk adını verdim. Onları doğuya yerleştirdim. Bir millete kızarsam Türkleri onların üzerine musallat kılarım." şeklindeki ifade, Kaşgarlı Mahmut’un, "Divanü Lûgati’t-Türk" adlı eserinde hadis olarak nakledilmekte ise de (Bk. Kaşgarlı Mahmut, Divanü Lûgati’t-Türk, Trc. Besim Atalay, I, XVII, TDK Ankara) hadis kitaplarında bu anlamda hadisler yer almamaktadır. Hadis âlimleri, bu sözlerin hadis değil, uydurma birer söz olduğunu açıklamışlardır.
zaman
Alıntı
birilerinin bazı hadisleri işlerine geldiği gibi çarpıtması yüzünden
onları uydurma mı sayacağız?
birileri de aynı mantık ile Kureyş’i, Ensar ve Muhacirleri öven ayetleri
kendini övmek için kullanırsa
o ayetleri de yok mu sayacağız?
hem bakın yukarda Buhari Nesai ve ibni Mace’de geçen hadisler ile
şimdi verdiğim Kaşgarlı Mahmud’un uydurma rivayetlerini karşılaştırdığınız zaman bile
bu ikinci grup hadislerin uydurma olduğu hemen belli olmaktadır
bi ara meşhur hocalar tv de istanbulun fethi ile ilgili hadisin gerçek olup olmadığını tartışıyordu içlerinden birisi "yahu hadise sahte demiştim ama istanbul da fethedildi ne yapacaz şimdi ?" demiş 🙂 istanbulun fethi ile ilgili hadisin sahih olma ihtimali güçlüdür çünkü peygamber efendimizin vefatından hemen sonra islam orduları birçok kez istanbulu kuşatmış hepsi peygamber müjdesine erebilmek için uğraşmıştır. içlerinde en meşhuru ebu eyyub el – ensari Hz. dir.
Arapların Türkleri savaştırmak,Türklerin kendilerini övmek için uydurduğu şeylerdir bana göre. Peygamber insan kayırmaz ki bırakın ırk kayırsın.
Alıntı
1. "Şanı Yüce Allah şüphesiz bana Türkleri yardımcı kılmakla beni çok güçlendirdi. Benim onlarla veya onlardan bazıları ile birlikte olmam, sizler veya sizlerden bazıları ile birlikte olmamdan daha güvenlidir…" sözü hadis olarak kaynaklarda yer almamaktadır.
2. "Allah’ın doğuda bir ordusu vardır. Onun adını Türk koymuştur. Kendisine başkaldıranlardan işte onlar vasıtası ile intikam alır." sözü, aşağıda 4. sırada zikredilecek olan ifadeden çıkarılmış bir yorumdur.
3. "Türk dilini öğreniniz; çünkü onlar için uzun sürecek bir egemenlik vardır." şeklindeki ifade ile;
4. "Yüce Tanrı, ‘Benim bir ordum vardır, bu orduya Türk adını verdim. Onları doğuya yerleştirdim. Bir millete kızarsam Türkleri onların üzerine musallat kılarım." şeklindeki ifade, Kaşgarlı Mahmut’un, "Divanü Lûgati’t-Türk" adlı eserinde hadis olarak nakledilmekte ise de (Bk. Kaşgarlı Mahmut, Divanü Lûgati’t-Türk, Trc. Besim Atalay, I, XVII, TDK Ankara) hadis kitaplarında bu anlamda hadisler yer almamaktadır. Hadis âlimleri, bu sözlerin hadis değil, uydurma birer söz olduğunu açıklamışlardır.
zaman
birilerinin bazı hadisleri işlerine geldiği gibi çarpıtması yüzünden
onları uydurma mı sayacağız?
birileri de aynı mantık ile Kureyş’i, Ensar ve Muhacirleri öven ayetleri
kendini övmek için kullanırsa
o ayetleri de yok mu sayacağız?
hem bakın yukarda Buhari Nesai ve ibni Mace’de geçen hadisler ile
şimdi verdiğim Kaşgarlı Mahmud’un uydurma rivayetlerini karşılaştırdığınız zaman bile
bu ikinci grup hadislerin uydurma olduğu hemen belli olmaktadır
Bir konuyu tartışırken yada araştırırken "birilerinin bir hadisi çarpıtmaları yüzünden onları uydurma mı sayacağız" mantığıyla yaklaşmamak lazım konulara.Çünkü karşımızdaki kişi gerçektende doğru söylüyor olabilir.Belki o an biz anlıyamamış olabiliriz.Bir konuyu sabırla enine boyuna müzakere etmek her zaman daha faydalıdır.
Kuran ayetleri değil konumuz bu örneğin pek yerinde olmamış gibi geldi bana.
İstanbul un fethedileceğini söyleyen hadisin sahih olduğunu kabul edenlerin geneli "hadis gerçekleştiği için sahihtir" derler.Tabi senediyle alakalı olarak da sahih olduğunu kabul ederler.Ancak yine hadisin senedine baktığımızda böylesine önemli bir hadisen bahseden hadisi bir sahabi rivayet etmiştir.O sahabide benim bildiğim sahabelerin meşhurlarından değildir.
Bu hadis ile alakalı verdiğin linkte görüşleri olan muhaddis Elbani bu hadis için "sahih değildir,yezidin İstanbul seferi sırasında çıkmıştır" der.
İstanbul feth edildikten sonra Fatih Sultan Mehmet in yeniden gündeme getirdiği söylenir.
Hadisler doğru olmasa bile
Turke yakisiro bir.ikincisi ise Peygamberimiz(s.a.v.)Istanbulun fethi için gorevlendirdigi Kumandanini Istanbul bilinci ile yapmistir.Yani istanbulun onemi için …Turk elbette serefli bir ordudur.arab ordusu turk ordusu hep Allahin ordularidir….Polat alemdar da değil mi?
Vay be ,CENABI ALLAH her zaman yanınızda. ama şu zaman da müslüman müslüman’nı öldürüyor oysa ki bizim diğnimiz barışçıl bir din ama bütün islam ülkelerinde savaş var ALLAH’m sen bütün müslüman ülkelere yardım et yarbbim Mekke Medine vs ALLAH’ım sen bütün Müslümanları ve Müslüman ülkeleri,şehirleri,insanları koru Yarabbim ve küfürü engelle ALLAH’ım bir
amin diyin
türkler dünyaya 2 kez hükmedecek, türkler dünyaya iki defa hükmedecektir, turkler dunyaya 2 kez hukmedecek
Türkler ile ilgili Bu Hadisler Gerçek Mi?
Türkler size dokunmadı,Harbetmediği sürece sakın sizde Türk’lere dokunmayınız
(en-Nesei,Sünen en Nesei,4s:44)
Hadis-i Şerif
Sizler Türk’lerle Çarpışmadıkça Kıyamet Kopmayacaktır.(el-Buhari,4s:34,35,156,SAhih-iMüslim,17,s:3738)
Hadis-i Şerif
Allah’ın Doğuda bir ordusu vardır.Onun adını TÜRK koymuştır kendisine baş kaldıranı işte onlar vasıtasıyla intikam alır.(Hadisi nakleden Kazvini el-Kaşgarlı,Mahmud,Divanü’liLügat et-Türk İstanbuli1333,S:292)
Hadis-i Şerif
Türkler dünyaya 2 defa hükmedecektir.
Hadis-i Şerif
Cevap: Bu Hadisler Gerçek Mi?