Allah cümlemizi taassubdan korusun. amin
Allah senden razı olsun kardeş!
yalnız sana bir şey sorucam:taassub yerine taassup olması gerekmiyor mu?:S
Alıntı
yalnız sana bir şey sorucam:taassub yerine taassup olması gerekmiyor mu?:S
evet taassup olacak ama bu arapça bir kelime ve arapçada "p" harfi yok. şamil islam ansiklopedisinden alıntı yaptım ve olduğu gibi paylaştım.
bende bir şey soracağım:) "Allah" yerine "Allah" olması gerekmiyor mu?
Alıntı
bende bir şey soracağım:) "Allah" yerine "Allah" olması gerekmiyor mu?
sağol kardeş. evet senin dediğin gibi Allah yerine Allah olması gerekiyor.
ve ayrıca eklemek istiyorum taassub yerine teassub (taassub) olması gerekmiyor mu?
Alıntı
sende sağol kardeş:)
Taassub (taassup nedir? Zararları nelerdir? ve nasıl önlenir?)
Taassub taassup hakkında herşey
esselamunaleykum mum hocam Allah razı olsun bu güzel bilgilendirme için Allah’a emanet olun kardeşlerim Amin
Allah cc razı olsun,faydalı bir konu…
Taassup insanoğluyla var olmuş ve hemen her zaman ciddi problemlere sebebiyet vermiş bir hastalıktır ayrıca
neye dayanırsa dayansın dengelenmediği taktirde her zaman zararlı olup,salim düşünceyi felce uğratmış,muhakemeye kement vurmuş korkunç bir marazdır..
Cenab-ı Allah cümle mümin kullarını taassuptan muhafaza eylesin
konu paylaşımı için Allah c.c. razı olsun hocam..
Taassub’un hükmü nedir?
Taassup tutucu ve tarafgir olmak, kendi yolundan başkasını kabul etmemek demektir. Müslümanlar arasında taassup olmamalı, herkesi Allah’ın kulu, resulünün ümmeti olarak görmeli, mezhep ve cemaatleri Allah’ın bir rahmeti olarak görmelidir.
Peygamber (sav); ‘Ümmetimin ihtilafı rahmettir’, buyurmuştur. (66) Ehl-i sünnet olduktan sonra hangisi olursa olsun mezhepler haktır, ihtilafı ise rahmettir ve ümmetin faydasınadır. Aynı şekilde tasavvuf meşreplerinin ve meşayih-i kiramın (saadat-ı kiram) da çok olması müritlerin faydasınadır. Nitekim her insanın bir meşrebi vardır ve herkes ancak kendi meşrebine uygun bir mürşide gönül rızasıyla bağlanabilir.
Evliyalar güneşi, Şeyhimiz Seyyid Muhammed Raşid (ks) şöyle buyurmuştur: ‘Keşke her köyde üç veya daha fazla şeyh olsa, hep birlikte teveccüh yapsalar, Allah’ın kullarını hidayete erdirseler…’
66 (K
eşful Hafa: 1/153)
Şeyh Yahya El- Abbasi (ks) derdi ki: ‘Tarikatta taassup olmaz. Kitap ve Sünnet üzere olan her tarikat haktır. Hangi tarikata bağlı olursa olsun müminler kardeşimizdir. Mezheplerde de taassup olmamalıdır. Ehl-i sünnet olduktan sonra fark yoktur, hepsi haktır. Fakat dinde taassup olmalıdır. İslam en son ve hak dindir. Bugün Allah indinde başka din geçerli değildir. Herkes kurtuluşa erebilmek için Müslüman olmak zorundadır.’
Kaynak: hasaneyn
Ehl-i sünnet olduktan sonra hangisi olursa olsun mezhepler haktır.Ne demek yahu.hambelilik,safilik,siilik,caferilik hak değil mi?Taassub u aciklarken kendimiz tassuba düsmeyelim.
Imam-i Azam Ebu Hanefi 7 yil zindanlarda yatti.Ve isgence de can verdi.Kim atti emeviler.Allah onlarin belalarinida verdi merak etmeyin.Peki neden yatti zindan da Imam-i Azam ve neden isgence yaptilar:
Emeviler müslüman ümmetinin arasina ikilik sokmak istediler cünkü daha iyi yönetebilmek için.Ve devrin büyüklerinden "farkli görüsler cercevesinde tarikatlasma istediler" ve Imam-i Azam a karsiliginda yüksek mevkiler önerdiler.Fakat o güzel insan bu sahte mezheblesmeyi kabul etmedi.7 yil isgence yaptilar fakat.Hayir kabul etmedi ve Allah yolunda böle sehit oldu.
Sonra bir çok farkli görüs cercevesinde müslümanlari ayirdilar.Ama Imam-i Azam in ögretilerini almis ögrencilerinde bir kismi bu yolu sürdü.Onun güzelliklerini yaydi,anlatti.Ama bu arada emeviler bunada meshebdir,tarikattir demenin derdindeydi.Varsin olsun efendim..
Evet kardesler ben Sünni yim Elhamddüllah Müslimanim diyorsan.Imam-i Azam Ebu Hanefi yi bil de öyle yasa.O bölünmemek ugruna canini vermis bir sehittir.
Çok güzel olmuş Allah razı olsun 🙂 Dersimde çok yardımcı oldunuz.
çokk güzelll
çok sağolun kardeşlerim Allah razı olsun
çok teşşekür ederiz .:)
Din dersinde hoca çok arastirma lar veriyor bunlari size sorucam haberini olsun
Taassub bir fikri düşünceyi doğru veya yanlışına bakmadan savunarak karşı tarafa yapılan inkârdır.
taassup, taassup nedir, taassub nedir
Taassub (taassup nedir? Zararları nelerdir? ve nasıl önlenir?)
TAASSUB HAKKINDA ANSİKLOPEDİK BİLGİ
Bağnazlık, doğru veya yanlışlığa bakmaksızın bir fikrin savunmasını yapmak, kendi dinini, mensup olduğu düşünceyi veya ekolü her türlü düşünce ve inançtan üstün görmek, Taassup da kör bir tarafgirlik ve doğruluğu hiç araştırılmadan karşıt düşünceyi inkâr vardır.
İnsanda herhangi bir konuda oluşan aşırı sevgi ve heyecan bilgi ile değil de cehaletle desteklenirse, o konuda taassup; ilimle desteklenirse, müsamaha (hoş görürlülük) meydana gelir. Taassup sahiplerine mutaassıp denir.
Her ne kadar halk arasında mutaassıp kelimesi dindar anlamında kullanılıyorsa da, bu çok yanlış bir kullanımdır. Taassupa en çok karşı çıkan din İslâm’dır. Hz. Peygamber (s.a.s) müşrikleri İslm’a davet ettiğinde onlar, yanlış-eksik yönleri olduğunu söyleyerek değil, körü körüne atalarının dinine sarıldıkları, hiç bir araştırma ve tartışmaya girmeden kendi dinlerini üstün gördükleri için İslâmiyet’i kabul etmiyorlardı. Hak dini kabul ettirmeyen, ona karşı koyduran bu kör inada Kur’an "Cahiliyye taassubu" (hamiyyetü’l-câhiliyye) (el-Fetih, 48/26) demektedir.
Bugün de İslâmiyet hakkında yeterli ve doğru bilgisi olmayan, aksine, onun hakkında yanlış bilgilere sahip olan ve kendi bildiklerini tartışmasız doğru ve üstün kabul ederek İslâm’a karşı olan mutaassıp aydınlar olabileceği gibi, dinî heyecanları çok, fakat din hakkındaki bilgileri eksik olan mutaassıp dindarlar da olabilir. Müslüman mutaassıp değil, hoşgörülü olmalıdır. Müsamahakâr insan, sabit fikirli değildir, medeni cesaretle fikirleri tartışabilir, doğru ile yanlışı ayırdetme gücüne sahiptir. Hakkında yeterli bilgisi olmayan şeylerde körü körüne iddia sahibi değildir. Ancak böyle davranıldığı zaman doğruyu anlatma imkanı olur. İslâm’ın yayılışında Hz. Peygamber (s.a.s) insanlara İslâm’ı hoşgörü ile anlatmış, irşadının vazgeçilmez unsuru, müsamahası olmuştur. "(Dini anlatırken) kolaylaştırınız (hoşgörülü olunuz), zorlaştırmayınız, müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz" (Buharî, Edeb, 80) hadisindeki tavsiye de bunu göstermektedir.
Kur’anî nasslara ve sünnete uygun olan bağlılık taassup değildir. Zira iman, tasdik etmek; İslâm ise, hak ve doğru olana teslim olmak demektir. bu da dine bağlılık ve sadık olmak anlamını taşır ki, buna salabet-i diniyye denir.
Bilgisizlikten kaynaklanan taassup ise inat ve muhakemesizlik üzere kuruludur. Taassup yalnız dinlerde değil, beşeri ideolojilerde de bağnazca bağlılıklar neticesinde görülmektedir. Müslüman dinine körü körüne değil bilinçli olarak bağlıdır.
Akif KÖTEN
Cevap: Taassub (taassup nedir? Zararları nelerdir? ve nasıl önlenir?)