Allah’a, Hz. Muhammed’in Allah’ın elçisi olduğuna, Peygamberimizin ümmetine tebliğ edip hayatında uyguladığı kesin olarak bilinen dinî hükümlere inanan ve bunları kabul eden herkes müslümandır.
Bir kimsenin müslüman sayılması için, yukarıdaki tarifin şümûlüne girmesi, yani Peygamberimiz (s.a.v.) tarafından tebliğ edilmiş olduğu kesinlikle bilinen dinî hükümlerin doğru ve gerçek olduğunu kabul etmesi ve “müslüman” olduğunu söyleyerek bu inancını ortaya koyması yeterlidir. Ancak müslüman olduğunu söyleyenler arasında -ister sünnî, ister alevî olsun- bu tarifin dışında kalanlar da maalesef zaman zaman görülmektedir. Çünkü Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.)’in tebliğ ettiği kesinlikle bilinen hükümlerin doğru ve gerçek olduğunu kabul etmek, dinden olduğu kesinlikle bilinen emir ve yasaklardan hiçbirini, gerek söz gerek davranışlarla, inkâr etmemeyi hatta önemsiz görmemeyi; bir kısmına uymasa bile, hepsine saygılı olmayı ve uyma azminde bulunmayı gerektirir. Oysa müslüman olduklarını söyleyenler arasında, sözgelimi beş vakit namazın, ramazan orucunun, zekat ve haccın, gerektiğinde abdest ve guslün dinimizin kesin emri olduğunu ve yapılması gerektiğini; içki, kumar, zina, faizcilik, yalancılık, iftira … gibi şeylerin ise dinimizce yasaklandığını ve kaçınılması gerektiğini kabul etmeyen veya dinimizin bu gibi hükümlerini önemsemeyenler de bulunmaktadır Bu itibarla evlenirken aranan nokta kişinin müslüman olup olmadığının tespitidir. Müslüman olanla evlenilir, olmayanla evlenilmez. Görüldüğü üzere birisiyle evlenmenin caiz olup olmaması, kişinin sünnî veya alevî olmasına değil, imanlı veya imansız olmasına bağlıdır. İslâm bilginlerinin çoğunluğu, dinin kesin hükümlerinden birini inkâr veya önemsiz görme gibi küfrü gerektiren bir durum olmadıkça “lâ ilâhe illa’llah” diyen ve müslüman olduğunu söyleyen herkesin müslüman sayıldığını ifade etmişlerdir. Nitekim Kur’an-ı Kerîm’de (Nisâ Sûresi âyet: 94) “Ey iman edenler, size müslüman olduğunu bildirene, dünya hayatının geçici nimetlerine göz dikerek, ‘sen Mü’min değilsin’ demeyin” buyrulmuştur.
Dinin kesin hükümlerinden birini veya bir kısmını inkâr eden, söz ve davranışlarıyla dinin sınırları dışında bulunduklarını ilân ve izhar eden kimseler ise müslüman sayılmazlar. Günümüzde sünnî kökenli olup bu nitelikte olan meselâ ateist olan bir çok kimse vardır. Bir müslümanın böyle kişilerle evlenmesi caiz değildir. Ancak iman esaslarına inanan, İslâm’ın şartlarını kabul eden, -bir kısmını uygulamasa bile- bunları reddetmeyen kişiler ise müslümandır. Böyle kişilerle evlilik yapmak caizdir.(Din İşleri Yüksek Kurulu)
Sakarya il müftülüğü
Kusura bakma ama cevabin yaziyla bir alakasi yok.
Alıntı
hangi söze katılmıyorsun kardeşim ben anlayamadım
müftülüğün verdiği fetvayı daha dikkatli okumanı tavsiye ederim.
Alıntı
fetva sadece alevi olarak geçmiyor ki
sanırım yanlış okumuşsunuz yada
okuduğunuzu yanlış anlamışsınız.
Alıntı
Bunlar bu sözler doğru değil mi?katılmadığınız nokta neresi
burada sadece belli bir kesim değil genel olarak verilmiş
yani sünni alevi ayrımı yapılmadan tevhit akidesine ters
düşüncelerde,inanışlarda olanlar için bir genelleme var.
Şiilerin bir kısmı ehli sünnet görüşünü benimserken
bir kısmı örneğin beş vakit namazı,Ramazan orucunu
uygulamadıkları gibi,bizim için geçerli değil diyenler mevcut
ayrıca bu alevilerin dışında kendini sünni olanlar da da görülmektedir.
siz neden alındınız ki
Alıntı
Rabbim mutluluğunuzu daim etsin İnşaAllah
Alıntı
ben çok inançlı alevi gördüm ama ibadetle alakası yok. Benim kalbim temiz camiye gitmem inançlı dediğiniz kişi böyle bir şey midir. Sadece düşünmek yetmez yapmak gerekir.
Alıntı
Müslüman bir kadın sadece müslüman bir erkekle evlenmesi caizdir. Alevi ile evlenmek haramdır şeklinde bir cevap veremeyiz. Aleviyim diyen birisinin islama nasıl iman ettiğine göre cevap verilebilir. Aleviyim diyen kişi eğer islamın helaline helal ve haramına haram diyorsa, iman edilmesi gereken hususlara da iman ediyorsa bu kişi mümindir ve bu kişi ile evlenmek de caiz olur. Eğer bu işaret ettiğimiz temel esasların dışına çıkılıyorsa bu kişi alevi olsun veya başka bir kimse olsun müslüman bir kadının evlenmesi caiz değildir.
Kadın erkek iç içe el ele sazlı sözlü ibadet şekli dinimizde yoktur.Bu şekilde ibadet adı verilen yapılan iş ibadet olamaz.
Ama yok efendim namaz saçma kuranda yazmıyor gibi asılsız ve yersiz hadsiz ifadelerde bulunuyorsa bu sünnide olsa alevide olsa zaten dini gider artık o hiç birşeye inanmayan kafir durumuna gelir.Böyle insanla evlilikte caiz olmaz kestiğide yenilmez.Namaz hükmünü peygamber s.a.s. değil Allah koymuştur ve Allah’ın hükmünü beğenmeyip aşağılamak dinden çıkması için yeterli sebeptir.
İnanır yapmaz o ayrı mesele inkar olmadıkça mümün olarak kabul edilir fakat namaz kılmamanın cezasıda hafife alınacak bir durum değildir.
Kimileri kulaktan dolma sözlerle hayatını o yönde kulaktan dolma yaşıyor aleviye kız verilmez diyor kimileri hükümleri ağır gelen güzel dinimizi değiştirme çabalarında yeni bir kılıfla yavaş yavaş içten içe yapılanma içerisine giriyor.
Ne yaparlarsa yapsınlar bu din kıyamete kadar ayakta duracak Allah C.C. izniyle.Ama nasılsa ayakta duracak diye dinimizinhükümlerini eğip bükmeye çalışanlara karşı uyanık ve dikkatli olmamız gerekmektedir.
Sonuç olarak alevi olsun sünni olsun sakarya müftülüğünün açıklamasındaki gibi koyduğu hüküm ve emirleri gönderdiği Kur’an-ı Kerim ile belgeleyen
Cenab-ı Allah ‘a ve pegramberine teslimiyet gösteren diliyle tasdik eden ile evlenilir.
Bu foruma giripte bu araştırmaları yapmak için vakit harcayan insan dini değerlere önem veriyor demektir.Araştırırken alevi kısmını iyi anlaması gerektiğini düşünüyorum.
Olur bilmez sonradan öğrenir araştırır Allah’ı sonra Peygamberi s.a.s. herşeyden fazla sevmek şartı imanın şartıdır.Ben eşimi çok seviyorum yıllardırda evliyim ama ne yapacaz ramazan orucunu inkar eder namazı saçma bulur Hz. Ali’yi peygamberden üstün görür ama eşimi seviyorum diye düşünenler imanın şartını düşünüp yoğunlaşırsa zor gelen kararlarıda Allah’ın izni ile kolaylıkla vereceklerini bilsinler.Zaten o düşüncelerini kalben ve diliyle beyan eden biriyle o andan itibaren nikah diye bir şey kalmıyor ortada..
Alevi kesimin içine sızmıs bu bozuk zihniyete namaz ağır gelir oruç ağır gelir sazlı sözlü kadın erkek iç içe karışık faliyetler güzel ve eğlenceli gelir e ne yapalım kendimize bir kılıf bulalımda ona sığınalım bizde bu arada arada kaynarız etiketlenmeyiz dışlanmayız düşüncesinde olan bir çok insan mevcut.
Kendilerini unutturarak kendilerini karlı saydıkları bu yaşantı aslında cehennem yolculuğunda onlar için bir başlangıçtır.
Ailesinde namazı görmemiş orucu ramazanda görmemiş ve Hz. Ali’nin şehid edilmesini bahane gösterip mescidlerden uzak duranları ve lanetliymiş gibi görenleri sazlı sözlü kadın erkek karışık iç içe el ele tutuşup adına ibadet edikleri faliyetleri ile bu kimselere alevi diyemiyoruz.
Sorsan bende müslümanım der eee camiye gidelim yok gitmem Hz. Ali orda şehid edildi.Oruç tutulur ramazanda ee biz ramazanda tutmayız biz başka oruç tutarız.Kadın erkek iç içe olmaz namahrem kişiler el ele tutuşmaz eee bizde böyle..Eee namaz! ya Kur’an da namaz diye bir şey yok.
Hz. Ali mescidde şehid edildi Allah O’ndan razı olsun.Evlatları Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin mescidde namazlarını kılmadılarmı?İmamlıklarını nerde yaptılar?Namaz kılmadılar mı? Ramazanda oruç tutmadılar mı? Onlarki islama aykırı zerre kadar bir hareket ve davranışta bulunmamışlar.
Hal böyle iken bu son yıllarda yapılanmış bu bozuk zihniyetin nerde Hz. Ali sevgisi nerde Hz. Hüseyin sevgisi nerde Hz. Hasan sevgisi?
Bunun adı nasıl alevilik olabilir?
Alevilik kavramı öyle bir hal aldıki sanki müslüman ayrı bir ümmet alevi ayrı bir ümmet hani neredeyse ben müslüman değilim aleviyim diyebilecek bozuk zihniyetlerle iç içe bir ortamda yaşıyoruz.
Şimdi müslümanım dese namazı neden kılmıyorsun camide diye sorsan cevap veremeyecek ramazanda neden tutmuyorsun orucu diye sorsan yine cevap veremeyecek ne yapıyor en yakın kaçış yolu kulaktan dolma kendilerinde kabul görmüş yeni bir anlayışın altına sığınıyor ve kılıf bulup ben aleviyim diyor ve hakikatten Allah’ın emir ve yasaklarını kalbi ve dili ile tadik eden uygulamaya çalışan alevi kardeşlerimizin arasında kendilerini gizleyip orada bir yol tutunmaya çalışıyorlar.
Yukardaki yorumları beyan eden ve bu şekilde yaşayanlara alevi diyemiyoruz.Öncelikle aleviyi araştırırken bu hususlara dikkat edilmesi gerekir.Hoş bu kimselere alevi denmediği gibi müslümanda diyemiyoruz çünkü bu sözleri sarfetmeden önce müslüman bile olmuş olsalar o sözlerden sonra müslümanlık vasıflarını yitirmiş bulunmaktadırlar.
Yıllardır komşum olan (Gerçek) alevi insnalarla bir aradayım.Hiç bir görüşte birbirimize ters düşmüyoruz.Çünkü zaten bizim ayrı düşürecek bir görüş yok ortada.Şimdi bu durumda benim sünni onun alevi olmasında nasıl bir sıkıntı olabilir?
Müslümanım diyen her bireyin çok sevdiği Peygamberimiz s.a.s. damadı , Cennet kadınlarının en seçkinlerinden Hz. Fatma validemizin eşi, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin gibi cennet gençlerinin efendilerinin babası , Peygamberimiz s.a.s. amcasının oğlu ve ilk müslümalardan cennetle müjdelenen sayılı zatlardan birinin mescidde şehid edilmesini bahane gösteren ve bu sebeple camiye gitmiyoruz diyen bir ailenin bu bahanesinide aslında kendilerininde altına sığındıkları bir yapıda olan insanları alevi olarak görmekten vazgeçmeliyiz ve alevi kardeşlerimizin içine sızmış bu bozuk yapılanmayı dağıtmalı ayrıştırmalıyız..
O yüzden o alevi ona kız vermeyelim bu sünni bize ters düşer düşüncelerini bir kenara bırakıp Kur’an-ı Kerim’de yazan her harfe şeksiz şüphesiz iman eden müslüman kardeşlerimizi mümin çatışı altında toplayıp kalanlarıda kendi hallerine bırakıp Allah ıslah etsin deyip islama gönül vermiş alevi kardeşlerimizi bu sıkıntıdan kurtarmaya çalışmalıyız.
Farkındayken tekrar düşün… Tekra düşün… ve Tekrar düşün diyorum.
Alıntı
Kitap ve sünnete uymayan, inancı farklı biri ile uyum sağlamanız zordur ama karar sizin.
Alıntı
3 sene nikahsız ilişkisi olanın ne Sünniliği kalır ne islamı
Deist kâfir sayılır ve nikahınız düşer bilginiz olsun
kimi arkadaşim(alevi) fakat namaz kilar oruc tutar yani dinimizin emrettigi herseyi yapar ama suda var ki aralardinda bunlari yapmayan da var tabiki sünnilerde de var böyle insanlar ama tanidigim bazi alevi arkadaşlarım bunlara karsi geliyor bize düsmez diyorlar :/
Alevi birini seviyorum oda dinine ibadetine düskün bir insan ama ne yazikki benim ailem istemiyor… ne yapacagimi sasirmis bir durumdayim
2 – Bende alevi biriyle evliyim ama eşim evlendikten sonra çok değişti daha çok imana yakınlaştı.
1- Alevi olması olarak değil, islamın helaline helal ve haramına da haram demesi gerekir aksi takdirde böyle bir evlilik çok tehlikelidir.
2- Müslüman bir kadın ancak müslüman bir erkekle evlilik yapabilir. Eğer evlenilen kişi islama imanı tamsa sorun yoktur.
Bu konuda imani esaslar önemlidir. Adı alevi olsa bile imanı eğer islama uygun bir ima ise evlilik caiz olur ama itikadı islama ters ise o zman dini nikah kıymak caiz olmaz. Bu genel bir cevaptır ama yeterlidir.
ıman varsa ımkanda vardır
almanya
dortmund ıgmg
Ben bir alevi bir erkekle cikiyorum babam kesinlikle kabul etmiyor kendisi namazına kuranina çok duskundur ama mezhep konusunda ayrimcilik yapiyor babam biz hocalara sorduk bir sikinti yok diyor .inancli ve hersey yapiyor gerekirse babanin gittigi camiye giderim diyor ailemle arkadaşim arasinda kaldim ailem hayirlisini istemiyo .alevi diyo istemiyo sanki kendi mezhep’izdekiler çok inancli.BANA YARDIMCI OLUN Allah rizasi için
İnanç ve kültür çok önemlidir
evlenmeyin demiyoruz ama aileyi dinleyin ya razı edin ya da vaz geçin
Bu konu alevilerde vardır. Ancak ehli sünnet dediğimiz peygamber ve ashabının yolunda giden bütün ihlaslı ve samimi müminler kuran ve sünnetin emirlerine göre hareket etmek zorundadır. İnancını herşeyin üstünde tutmalıdır.
Batil ve sapik yasantilarini kafir seytan onlara gercek dinmis gibi gosteriyor iran siasi sapkin inanclarini gercek Müslümanlara kapul ettirmek için yuzbinlerce mazlum müslümanları katletmis katil bir devlet durumunda dir
alevi erkek sünni kadın evliliği
Alıntı
Dini açıdan evlenilen kişinin müslüman olma şartı gerisi size kalmış. Size tavsiyemiz aileleri ikna edin sonra evlenin
Sen alevi isen yani Hz.Alinin izinden gidiyorsan onun gibi yaşamalısın. Hz.Ali namaz kılar, oruç tutar ve Kuran ile Peygamberin yolundan giderdi. Onun yaşadığı gibi yaşamaya çalış hiç bir sorun kalmayacaktır.
Alıntı
İman ediyorsa amel etmese bile müslüman olduğu için evlenilebilir ama…. Efendimiz (sav) takva sahibini seçin rahat edin buyuruyor
Karar sizin
———————————
Alıntı
Haklısınız isimler meşrep önemli değil ama adı müslüman olup ben Peygamber tanımam veya ben namazı kabul etmem ben asla ibadet etmem diyenle siz evlenir misiniz?
Biz birbirimizi çok seviyoruz Allah nasip ederse eğer evlenmeyi planlıyoruz ama şu an aramızdaki tek sorun aileler.
Yani daha doğrusu benim ailem.
Aleviye kız veremeyiz aska diyorlar. Ne yapmalıyım??
Alıntı
konu sadece alevi olarak algılama. bir müslüman kadın yada erkek ne olursa olsun evleneceği kişi Allahın emir yasaklarına karşı hüküm dayatır ve zorlarsa ben ondan beri dururum. selamımı bile esirgerim. ne demek namaz kıl ama kapanma ? bacım yapman gereken bir kula itaat etmek değil. Allah tealaya itaat etmektir.
ayrıl gitsin. ben Allah tealaya itaat etmeyen biriyle neden birlikte olayım ? Allahtan korkmayan sana nasıl davranır ? çevremizde islamı yaşamak isteyen nice genç kardeşimiz var. hayatını onlardan biriyle birleştir inş. evlendiğinde ne para ne yakışıklılı nede evlat huzur verir. ailede ki huzur ancak islam ile olur.
Esselamu Aleykum.
Bunlar İslam dininin yalnızca yorumlarıdır. Yorumlar ise asla ne ayettir ne de hadistir. Zaten, ehlisünnet/şiiler ayet ve hadislere dayanarak yorum yapıyorlar derseniz, bunlara dayanmadan yorum yapamazlar ki aksi halde batıl olur. Ama sonuç “YORUM”dur.
Bir kişi ağzıyla müslüman olduğunu izhar ediyor ve islamın akaidi olan delalit kati subuti kati (okunduğunda ve gelişinde şüphe olmayan deliller ki Bu Kur’an’dır) delillere itiraz etmiyorsa o kişi hangi mezhebe mensup olursa olsun müslümandır.
Akaid (iman) konusu amel konusundan farklıdır. Kur’an’a dayanmayan hiçbir iman esası diğerini suçlamak için yeterli değildir. Örneğin, şiilerde imamet meselesi Kur’an’a dayanmaz, akaid olarak görseler de bir başkasını inanmıyor diye “kafir” olarak ilan edemezler. Aynı şekilde ehli sünnette cennetle müjdelenmiş 10 sahabe bazı akaid kitaplarında iman meselesi olarak söylense de Kur’an’a dayanmadığı için bunu kabul etmeyenler “kafir” olarak itham edilmezler.
Kıymetli kardeşlerimiz, Allah Rasulü’nün uygulaması nettir. Meşhur münafık Ubey ibni Selül’ün bile münafık ilan edilerek öldürülmesini kabul etmemiştir. Ve hiçbir münafığı “vahiy almasına rağmen” ifşa etmemiştir. Onun için bir mezhep, tarikat, cemaat taraftarını küfürle itham etmek için çok gayretli olmayınız.
Evlilik meselesinde önce kendinize bakın, öncelikle siz islamın neresindesiniz. Siz eğer hayatı imtihan, yaptığınız işleri de ibadet olarak anladıysanız zaten öyle birini bulursunuz. Bütün tereddütleriniz hayatı imtihan olarak anlamamaktan, yaptığınız her işin de ibadet olduğunu bilmemekten kaynaklanıyor. Evlendiğiniz kişi çocuğunuzun annesi/babası olacak, dünyaya gelmenize sebep olan anneniz ve babanızdan bile size yakın olacak, islami amellerinize engel ya da destekçi olacak, çocuklarınıza islama göre yetiştirmenize ya destek olacak ya de engel olacak. Örneğin, şimdi kapanmanıza karşı bir kişi kızınız olursa kapanmasına izin verir mi? ya da oğlunuzun islami bir hayatla ve kapalı bir gelin almasına izin verir mi?
Dikkatli olunuz bir anlık duygusallık, ahiretinize mal olacak bir hataya dönüşebilir, Allah’a emanet olunuz.
Kişinin alevi ya da sünni olması önnemli değildir. Önemli olan islamın iman esaslarına iman etmesidir. Bunlar da İslam’ın şartları ve imanın şartlarıdır.
Aslolan evlendiğiniz kişinin sorumluluk sahibi olup olmadığıdır. (Tabii sizin de…)
1- Evlilik evlenmezden önce başlayan bir süreçtir
2- Evlilik “biz birbirimizi sevdik” bütün mesele tamam dediğiniz iki kişilik bir oyun değildir.
3- Evlilik ananızdan, babanızdan bile birbirinize yakın olacağınız bir insanla, bir ömür boyu beraberliktir.
4- Evlilik iki kişinin oyunu değil, iki ailenin halaya durduğu bir oyundur.
5- Evlilik seçim yaptığınız bir ömür kavşağıdır.
6- Evlilikte eğer müstakbel gelin/damat adayında, sorumluluk, bilinç, ahlak yoksa o evliliğin zaten baştan kötü biteceği bellidir.
7- İşte ailenizin onayı bunun için şarttır, “kör aşık” görmez ama aile bunu görür.
Evleneceğiniz kız/erkek için Rasulullah çok sade kuralları söylemiş; Evlilik şu dört şey için yapılır
1- Dindarlığı
2- Güzelliği/yakışıklılığı
3- Malı
4- Asaleti (statü sahibi ailesi)
Ama siz Dindar olanı tercih edin ki eviniz bereketlensin. Ben danışmanlığım süresince dindarlığı şöyle anladım. Çünkü yalnızca müslümanlara değil islamla alakası olmayan insanlara da danışmanlık yapıyorum. Dindarlık=sorumluluk. Evleneceğiniz kişinin sorumluluk bilinci yoksa dünya güzeli de olsa, cebi para dolu da olsa, şöhretiyle herkesi büyülemiş de olsa size evliliğin mutluluğunu asla ya-şa-ta-maz”!. Ama bunu yeni evlenenlere anlatmak çoooook zor!!!
Çoğu yaşayıp öğreniyor ama ne ağır bir öğrencilik!!!
Allah’a emanet olunuz.
Aleviler ortak olarak kendilerini tam olarak tanimlayamıyor. Cok cesitliler. Camiye girmeyen aleviler var. Camiden cikmayan aleviler var.
alevi erkek sünni kadın evliliği, alevi erkekle evlenmek, sünni kızın alevi erkekle evlenmesi
Sunni bir bayan alevi bir erkekle evlenirse günaha mı girer ?
Sunni bir bayan alevi bir erkekle evlenirse günaha mı girer bilgi verir misiniz
Cevap: Sunni bir bayan alevi bir erkekle evlenirse günaha mı girer ?