Sizce Benim İmanım Var Mı?

Sizce Benim İmanım Var Mı?huzur._

Sizce Benim İmanım Var Mı?

Selamün aleyküm arkadaşlar benim sorum biraz uzun. Cevaplarsanız beni çok mutlu etmiş olursunuz. Ben 15 yaşındayım. Namazında bir ailem var. Ben Allah’a İslam’a inanıyordum. Sonra ateistlerin sitelerine bakmıştım biraz ve Sagopa Kajmer diye bir rapçi yi dinliyordum. Bu adam dinine bağlı bir adamdı sonra ateist oldu. Ben daha sonra Allah’a İslam’a gerçekten inanıyor muyum diye sordum. Aklen ve kalben inanmıyordum (1 ay kadar önce). Bana ütopik şeyler gibi geliyordu. Bu durum beni çok rahatsız ediyordu. Ağlıyordum. Yataktan kalkamıyordum. Aklen ve kalben bitirmiştim ama tamamen. Hep delil arıyordum. Delil bulsam da aklıma hep şu düşünceler geliyordu, ateistler de bunları biliyor iman etmiyorlar, Sagopa Kajmer önceden çok dindardi o bile dinden çıktı bir bildikleri var herhalde gibi düşünceler. Sonra aklıma abimin 2 ay kadar önce yaşadığı bir olay geldi. Gece yattığında bir şey gelip "ben amir" demiş. Sonra araştırdığında da amir diye cinlerin olduğunu görmüş. Sonra havas ilmiyle uğraşan bir hoca geldi. O hoca geldiği andan itibaren abimde kusmalar başladı. Karnına İslami yollarla bir şey yazdı koyduğunda midesi bulanıyor çektiğinde geçiyordu. Bizzat gözümle gördüm. Ve ben bunları düşünüp ateistler cinlere inanmıyorlar diye biliyorum yanlışım varsa düzeltin. Cinler var dedim. Ve İslami yollarla çıkarıldığına şahidim. Çıkardıktan sonra abimdeki farklılıklara da . Bunu düşünüp iman ettiğimi düşündüm. ( Yanlış anlamayın cinden korktuğum için değil kanıt yani bu.) Beni ayakta tutan şey bu , bu olmasa ben dayanamam. Şimdi sorum bu bir kanıt mı ? ( Lütfen olsun) ve ateistler cinlere inanmıyorlar diye biliyorum inanıyorlar mı ? ( Birde bu sitede bile ateistler var denk geldim bir iki tane, lütfen ateistliğinizi kendinize saklayın başka insanları düşünüyorsanız yorum yazmayın.) Lütfen cevaplayın.

Yorum: Sizce Benim İmanım Var Mı?

Sizce Benim İmanım Var Mı?misafir4

aleykumesselam güzel kardeşim, ayıb ediyorsun ben sana daha uzununu yazayım ancak okuyacaksın 🙂 anlamadım sıkıldım demeyecek, takılmayacak tane tane okuyacaksın.

güzel kardeşim insan bir gözüyle görür ve nesnelerden haberdar olur. bir de aklıyla görür makul olanı kavrayabilir ve bunlardan haberdar olur. bir işareti hissiye vardır, bunlar duyu organlarıyla alınır; bir de işareti akliyye vardır, bu da insanın aklıyla aldığı işaretlerdir. fizikdi kimyaydı, doğa ilimleri vardır; bunlar nazari ilimlerdir ve haricidir. matematik gibi vehmi ilimler vardır ayrıca metafizik gibi zihni ilimler vardır. aslında "ben" dediğin zaman bile metafizik aleme kapı aralamış olursun. "sen" kimsin. filanca işle meşgul, filanca özellikleri olan 60 kilo et misin. benim işte ya dersin

güzel kardeşim tevhid inancı başlı başına nesneyi çarpık ve karmaşık ilişkilerden temizlemiş, alemde başka tabakaları ortadan kaldırmış ve alemde olup biteni anlamlandırabileceğimiz bir akıl kanalı açmışdır. ancak bu akıl kanalı bizim her şeyi bilebileceğimiz veya yargılayabileceğimiz anlamına gelmez. tek düzen, bizim de onda olanları aklımızla makul oranda kavrayabileceğimiz anlamına gelir. arada çocukların yazdıklarını okuyorum… birisinin balkonuna kuş yuva yapmış, çocukda yanlarına bulgur koymuş, anne kuşda yuvaya oturuyormuş bu çocuğun getirip koyduklarını yemiyormuş, arada uçup gidip sonra da geri geliyormuş. çocuk diyor ki bu kuş hiçbir şey yapmıyor her şeyi kocasından bekliyor, kendisi sadece oturuyor ve arada da bir yerlere gidiyor ve daha da önemlisi nereye gittiğini bilmiyorum, bu kuş nereye gidiyor diyor. güzel kardeşim biz oturduğumuz yerden bir şey bilip, onun hakkında bir yargıda bulunamayız, bunu çocuğun yapmasında bir sıkıntı yok da, insan büyüyünce de her şeyi bilebileceğini veya yargılayabileceğini sanıyor. biz elimizde bir şey olmadan alemi bilemeyiz ancak ipuçlarını gözeterek, bunları bir araya getirerek, onu kavramaya çalışabiliriz. buna akletmek denir, akletmek bunları bağlamak anlamına gelir yoksa oturduğun yerden böyle bilirim şöyle yargılarım değildir. haddini bilip, kavramaya çalışmakdır.

güzel kardeşim itikat ve akıl aynı kökten gelir ve ikisi de bağlamak bağlanmak anlamına gelir. akıl mahsusu makule bağlar, itikat ise makulu gaybe bağlar. alemle akılla kurduğumuz bağın sadık olması gerekir, itikat ile Rabbimizle kurduğumuz bağın ise sahih olması gerekir. biz Hak ka itikat edince; batıl inançlardan, basit ve mürekkeb cehaletten arınmış oluruz. alemle sadık bir bağ kurduğumuz zaman ise alemle ilişki kurarız ve onun hakkındaki yanlış bilgilerden arınmış oluruz. kulu, Rabbiyle ilişki kurduğu zaman da; karşısında en temiz ve en güzel olan vardır. insan bilmeyebilir, korkabilir veya insanın şüpheleri de olabilir. ancak Allah korusun, insan bu bağı, kibir veya ikiyüzlülük gibi çirkin ahlaklarla kuramaz. veya herkes günah işleyebilir ancak birini seviyorumdu zinaydı içkiydi, hem insanlar arasında da normalleşmişti hem de inkar eder bunların yükünden de kurtulurumdu diyerek çirkin fiilleri normalleştirmeye kalkarak da kuramaz. veya filanca film yıldızı, filanca futbolcu, filanca şarkıcı, filanca zengin, filanca arkadaş da koca koca insanlardı diyerek de kuramaz. insanın karşısında Rabbi vardır.

iman etmek kolaydır güzel kardeşim. bir hoca bir arkadaşıyla büyük bir şehirde gezerken, onca gökdelenin gürültünün içinde, bir taş yığının arasından çıkmış bir çiçek görür, arkadaşına gösterir ve – bu, buradan nasıl çıkmış der. arkadaşı da, – burada doğal olan tek şey bu ama insanların yadırgadıkları, bunun burada ne işi var dedikleri tek şey de bu, aynı islam gibi der. açıkcası inkar edenlere bakarsan da, çirkin fiilleri ve çirkin ahlakları katıp karıştırıp normalleştirmekten başka bir meselelerinin olmadıklarını görürsün. ne yazık ki insanlar bunlara alışıyorlar ve bunları kanıksıyorlar. tabi ki seçdiğin şeyin mahiyetini ve faydalarını bilmeyi istemelisin ancak bir şeyi idrak etmek emek ister güzel kardeşim.

buna karşılık kesilen ahkamlara veya taslanan küstahlıklara gelince… yeryüzünde acizliği, yaratılmış olduğu ve kul olduğu gerçeğiyle başbaşa olmayan kimse yokdur, yaradılışın hiçbir kanunu da esnetilememektedir bile. başıboş yaratılmadığımız ve tekrar Rabbimize döndürüleceğimiz ise aşikardır. ali ra; bir kimse ölümü yokluk olarak kabul ediyorsa, onun yokluğu doğumuyla başlamıştır demiştir. açıkcası islam da bize; yaradılış maksadımız çerçevesinde şekillenmiş, önümüze gelenlerden çirkin olanları elimizin tersiyle itip temiz olanlarını seçdiğimiz ve varış yerine hazırlıklı gitmemizi öngören bir hayat sunmaktadır. açıkcası bunun aksi de; çirkinlikler içerisinde, anlamsız, rastgele bir yaşam sürmekden başkası değildir. açıkcası bunu inkar eden kimse de: yok ben çirkin ve temiz olanları ayırırım, heva ve hevesime göre bunları birbirlerine karıştırmam, önüme ve işime geldiği gibi rastgele bir yaşam sürmem ve ben şunun peşindeyim diyemez. dediğim gibi bunların yoklukları ölümleriyle değil doğumlarıyla başlamıştır. ve bunların ukalalık yapmakdan başka bir özellikleri de yokdur ve bunlar sadece yılan misali ağızlarındaki zehri kusacak yer ve zaman ararlar. keşke iman etseler ancak bunların çirkinlikleri ve sapkınlıkları katıp karıştırıp yaygınlaştırmakdan başka olmayan muradlarına, bunları ayırmaksızın işlerine geldiği gibi işleye geldikleri fiillerine, kestikleri ahkamlara tasladıkları ukalalıklara bir kıymet vermemeli ve ağızlarındaki zehri kusmak için f
ırsat ararken yılan gibi sokulmalarına karşın da dikkatli olmak gerekir.

Etiket

sagopa

Yorum yapın

bold italic underline emoji left center right
😄😁 😜😎 😂😢 ❤️🔥 🎨💡 💯 👍👎 🖋️ 🌙🚀 🎵🎉