Tanışmaları şöyle olmuştur: Hüsrev Paşa çok değerli bir Allah dostudur. Kendisine iftira atılır; devletin malını halka savurduğu padişaha bildirilir ve hakkında idam fermanı çıkar. Bunu duyan büyük evliya Şeyh Hüseyin Hazretleri, Hüsrev Paşa’nın yanına giderek onu kurtaracağını söyler.
Hüsrev Paşa, o üzgün haliyle tebessüm eder ve der ki:
“Yarın sabah beni idam edecekler. Sen İstanbul’a aylarca gidip gelemezsin, beni nasıl kurtaracaksın?”
Şeyh Hüseyin:
“Sen merak etme, kısa zamanda geleceğim. Beni burada bekle.” der ve oradan ayrılır.
O gece padişah, birden evinde yaşlı bir adam görür ve:
“Sen kimsin? Askerleri atlatıp nasıl yanıma geldin?” diye sorar.
Şeyh Hüseyin:
“Askerlerin bana engel olamaz.” diye cevap verir.
Padişah, onun büyük bir evliya olduğunu anlar. Şeyh Hüseyin, Hüsrev Paşa’nın durumunu anlatır ve padişahtan idam fermanını iptal etmesini ister. Padişah da bu isteği kabul eder. Şeyh Hüseyin, sabah olmadan fermanı alıp Hüsrev Paşa’ya getirir ve:
“Al.” der, sonra oradan ayrılır.
Bunu gören Hüsrev Paşa, onun büyük bir evliya olduğunu anlar ve hemen onu arayıp bulur.
“Senin kim olduğunu bilmiyorum.” der, ama rica eder ve orada yaşamasını ister.
Israrlara dayanamayan Şeyh Hüseyin (Bapîrikal) Hazretleri bunu kabul eder ve Bitlis’in Tatvan ilçesine bağlı İncekaya (Por) köyüne yerleşir. Onun birçok kerameti görülmüştür: gölün üstünde namaz kılması, yürümesi, aynı anda hem köyde hem Hac’da bulunması…
En önemlisi ise, Van’ın Akdamar Adası’nda yaşayan keşişlerin Müslümanları İslam’dan uzaklaştırmak için büyü yaparak gölün üstünde uçmaları olayıdır. Bu, onların kötü sonu olmuştur. Çünkü Şeyh Hüseyin (Bapîrikal), onları kendi köyünde görür. Arada en az 100 km yol olmasına rağmen, elini şalvarının altına uzatır, aşağı doğru silker ve:
“İnin aşağıya, kâfirler!” der.
Onlar da hep birlikte göle düşer ve boğulurlar.
Şeyh Hüseyin Hazretleri, Hz. Ebubekir’in torunlarındandır ve soyu, şu anda Tatvan’da yaşayan Şeyh Abdulhamid’e (Pir Al) dayanmaktadır. Kabileleri oldukça geniştir. Hemen hemen Türkiye’nin büyük illeri başta olmak üzere birçok yere yerleşmişlerdir.
Allah onlardan ve bütün Müslümanlardan razı olsun.
tatvan por köyü, por köyü tatvan, şeyh abdulhamid piral
Ey babirim en sevdiğim , Sen Cansın bu cana HAK la geldin…Bazen gelirim O muhteşem Zikrullahı öperim….