"Resul diyecektir ki: Ey Rabbim! Benim toplumum şu Kuran’ı devre dışı tuttular, yüzüstü bıraktılar, hayatın dışına ittiler.(Furkan/30)"
"Rabbini sadece ve sadece Kuran’da andığın zaman nefretle arkalarını dönüp giderler."(İsra/46)
ve
"Allah, yalnızca Allah anıldığı vakit, ahirete inanmayanların kalpleri nefretle ürperir de Allah’ın dışındakiler anıldığında hemencecik yüzleri gülüverir." (Zümer/45)
ve
"İşte bu ümmetiniz,bir tek ümmettir ve ben de sizin Rabbinizim; Ohalde benden korkun. Hal böyle iken onlar işlerini aralarında parçalayıp çeşit çeşit kitaplara ayırdılar. Her hizip kendi elinde bulunanla sevinip avunmaktadır. Artık onları, belirli bir süreye kadar kendi gafletleri içinde bırak!"(Mü’minun/52-54)
Kardeş bunların yazarı Allah. Eğer zan altında bırakmışsa Allah bırakmıştır (Haşa! teşbihte hata olmaz inşAllahu teala).
Kur’an dan bihaber tarikatların uydurma rivayetlerine mi inanacaz yoksa Allah’ın Kitabına mı? Tercih sizin…
Allah’ın Kitabı dururken başkaca kaynak mı arayacağız..
İnsan her şeyini başkasına emanet edebilir ama dinini asla..
Onun için Mutlaka ve mutlaka Kuran okumalıyız.Tıpkı Resulü Ekrem gibi.
Resule atılmış iftiralarla dolu uydurmalarla amel etmemeli..
Bu kardeşimizin niyeti nedir bilmiyorum. Forum sitesi olduğu için tartışma açılsın diye mi böyle yazıyor, bilmiyorum..Edip yüksel dedi buyrun ben bir çok mealden aynı ayeti edip yükselin mealini de veriyorum.. Çaba bizden takdir Alla
h’tan.
Kuran 25:30 – agnostik.org/kuranda-ara.php?sure=25&ayet=0Furkan Suresi 30. Ayet
Diyanet Vakfı
FURKAN 30. Peygamber der ki: Ey Rabbim! Kavmim bu Kur’an’ı büsbütün terkettiler.
Diyanet İşleri
FURKAN 25/30. Peygamber: "Ey Rabbim! Doğrusu milletim bu Kuran’ı terketmişti" der.
Yaşar Nuri Öztürk
FURKAN 30.Resul de şöyle der: "Ey Rabbim, benim toplumum, bu Kur’an’ı terk edilmiş/dışlanmış halde tuttular."
Elmalılı Hamdi Yazır
Peygamber de «yarab, kavmim bu Kur’anı mehcur tuttular» demekte
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve Peygamber dedi ki: «Yarabbi! Şüphe yok benim kavmim bu Kur’an’ı metrûk ittihaz ettiler.»
Hasan Basri Çantay
Peygamber dedi ki «Ey Rabbim, kavmim hakıykat şu Kur’ânı metruk (bir şey) edindiler».
Muhammed Esed
Ve (o gün) Rasul: Ey Rabbim! diyecek, Kavmimden (bazıları) bu Kuran’ı gözden çıkarılacak bir şey olarak gördü!
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve Peygamber, yâ Rabbi dedi, bu kavmim, şu Kur’ân’ı ihmâl etti, terkedilmiş bir hale getirdi.
Süleyman Ateş
Elçi de: Ya Rabbi, kavmim, bu Kur’an’ı terk edilmiş bıraktılar demiştir.
Suat Yıldırım
O gün Peygamber: Ya Rabbî, halkım bu Kur’ân’ı terk edip ondan uzaklaştılar! der.
Ali Bulaç
Ve elçi dedi ki: Rabbim gerçekten benim kavmim, bu Kur’an’ı terkedilmiş (bir kitap) olarak bıraktılar.
Edip Yüksel
Elçi de, ‘Rabbim, halkım Kuran’ı terketti,’ der.
İbni Kesir
Ve Peygamber dedi ki: Ey RAbbım; doğrusu kavmim bu Kur’an’ı terkedilmiş olarak bıraktı.
Kuran 17:46 – agnostik.org/kuranda-ara.php?sure=17&ayet=0İsra Suresi 46. Ayet
Diyanet Vakfı
İSRA 46. Ayrıca, onu anlamamaları için kalplerine bir kapalılık ve kulaklarına bir ağırlık veririz. Sen, Kur’an’da Rabbinin birliğini yâdettiğinde onlar, canları sıkılmış bir vaziyette, gerisin geri dönüp giderler.
Diyanet İşleri
İSRA 17/46. Kuran’ı anlarlar diye kalblerine örtüler ve kulaklarına da ağırlık koyduk. Kuran’da Rabbini bir tek olarak andığın zaman, onlar ürkerek ardlarına dönerler.
Yaşar Nuri Öztürk
İSRA 46.Kalpleri üzerine onu anlamaları için kabuklar geçiririz, kulaklarına da bir ağırlrık koyarız. Rabbini Kur’an’da yalnız Kur’an’da andığın zaman, nefretle geriye dönüp kaçarlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve kalblerinin üzerine onu iyi anlamalarına mani’ kabuklar geçiririz ve kulaklarına bir ağırlık veririz. Rabbını Kur’anda vâhid olarak andığın vakıt da ürkerek arkalarına döner giderler
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve onların kalpleri üzerine, onu iyice anlayamamaları için perdeler ve kulakları içine de bir ağırlık kıldık ve Kur’an’da rabbini bir olarak andığın zaman nefret ederek arkalarını dönüp giderler.
Hasan Basri Çantay
(Evet) onların kalbleri üzerine, onu (Kur’ânı) iyice anlamalarına (engel), perdeler gerer, kulaklarına bir ağırlık veririz. Sen Kur’anda Rabbini bir tek olarak andığın vakit onlar ürkek ürkek arkalarını çevirirler.
Muhammed Esed
ve kalplerine, onu kavramalarına engel olan bir örtü koyarız ve kulaklarına bir tıkaç. Ve bu yüzden, Kuran okurken ne zaman Rabbinden tek tanrı olarak söz etsen nefretle sırtlarını dönüp giderler.
Abdulbaki Gölpınarlı
Anlamamaları için gönüllerine perdeler gerer, kulaklarına ağırlık veririz ve sen, Kur’ân’da, Rabbini, bir olarak andın mı yüz çevirirler, uzaklaşırlar senden.
Süleyman Ateş
Kablerine -onu anlamalarına engel olacak- kabuklar, kulaklarına da bir ağırlık koyarız. Kur’ân’da yalnız Rabbini andığın zaman (tek Tanrı inancından hoşlanmadıkları için) arkalarına dönüp kaçarlar.
Suat Yıldırım
Ve kalplerinin üzerine onu iyi anlamalarına mani kılıflar geçirir, kulaklarına da ağırlıklar koyarız. Sen Kur’ân’da Rabbini tek olarak andığın zaman, nefretle arkalarını dönüp giderler.
Ali Bulaç
Ve onların kalbleri üzerine, onu kavrayıp anlamalarını engelleyen kabuklar, kulaklarına da bir ağırlık koyduk. Sen Kur’an’da sadece Rabbini bir ve tek (ilah olarak) andığın zaman, ‘nefretle kaçar vaziyette’ gerisin geriye giderler.
Edip Yüksel
Ve onu anlamalarını engellemek için kalplerine kabuklar, kulaklarına da ağırlık koyarız. Rabbini yalnızca Kuran’da andığın zaman nefretle geriye dönerler
İbni Kesir
Onu anlarlar diye kalblerine örtüler koyduk. Kulaklarına da ağırlık. Kur’an’da Rabbını tek olarak zikrettiğin zaman da onlar nefret ederek arkalarına döner giderler.
Kuran 39:45 – agnostik.org/kuranda-ara.php?sure=39&ayet=0Zümer Suresi 45. Ayet
Diyanet Vakfı
ZÜMER 45. Allah, tek olarak anıldığı zaman, ahirete inanmayanların içlerine sıkıntı basar. Ama Allah’tan başkası anıldığı zaman hemen yüzleri güler.
Diyanet İşleri
ZÜMER 39/45. Allah tek olarak anıldığı zaman, ahirete inanmayanların kalbleri nefretle çarpar, ama Allah’tan başka putlar anıldığı zaman hemen yüzleri güler.
Yaşar Nuri Öztürk
ZÜMER 45.Allah yalnız başına anıldığında, ahirete inanmayanların kalpleri nefretle ürperir; O’nun dışındakiler anıldığında ise hemen müjdelenmiş gibi sevinirler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Böyle iken Allah bir olarak anıldığı vakıt Ahırete inanmıyanların yürekleri burkulur da ondan berikiler anıldığı vakıt derhal yüzleri güler
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve Allah bir olarak anıldığı vakit ahirete imân etmeyenlerin kalbleri ürker (nefret duyar). Ve O’nun gayrı olanlar anıldığı zaman ise onlar o vakit ferahlanırlar, yüzleri güler.
Hasan Basri Çantay
Allah, bir olarak, anıldığı zaman âhirete inanmazların kalbleri tiksinir. (Fakat Allahdan) başkası anıldı mı bunlar (ın) derhal yüzleri güler.
Muhammed Esed
Ve Allah ne zaman tek başına anılsa, öteki dünyaya inanmayanların kalpleri keskin bir nefretle dolar. Halbuki O’nun yanısıra başka (hayali) güçler de anıldığı zaman hemen (yüzleri güler,) neşelenirler!
Abdulbaki Gölpınarlı
Allah bir olarak övülüp anıldı mı âhirete inanmayanların yüreklerinden bir nefrettir kopar, fakat ondan başka, onların mâbut sandıkları anılınca ferahlanıp sevinirler.
Süleyman Ateş
Allâh, tek olarak anıldığı zaman; âhirete inanmayanların kalbleri ürker. Ama O’ndan başka (tanrı)ları da anıldığı zaman, hemen sevinirler.
Suat Yıldırım
Böyle iken Allah bir olarak anılınca âhirete iman etmeyenlerin yürekleri burkulur da, O’ndan başkalarından bahsedilince derhal yüzleri güler.
Ali Bulaç
Sadece Allah anıldığı zaman, ahirete inanmayanların kalbi öfkeyle kabarır. Oysa O’ndan başkaları anıldığında hemen sevince kapılırlar.
Edip Yüksel
ALLAH tek başına anıldığı an ahirete inanmıyanların kalpleri huzursuz olarak ürker. Fakat O’nun dışındakiler anıldığı zaman hemen yüzleri güler.
İbni Kesir
Allah, tek başına anıldığı zaman; ahirete inanmayanların kalbleri tiksinir. Ama O’ndan başkaları anıldığı vakit hemen yüzleri güler.
Gerisine de bu kardeşim baksın.. Allahın selameti üzerinize olsun.
Senin bunu yapacağını bildiğim için hepsini vermeye çalıştım ama gördüm ki bunda da sabır göteremedin..
Böyle bir kanıya nereden vardın bilmiyorum. ama bildiğim bir şey var o da; iftiranın büyük bir günah olduğudur. Bir bakıma bu bir fitnedir ve her müslüman bilir ki fitne adam öldürmekten daha kötüdür.Varsın edip yükselin senin olsun. Ben bunca zaman sadece Kuran için mücadele verirken, sen beni inkarcılarla aynı kefeye koydun. Fe subhanAllah demekten başka da bir şey demiyorum.
Bilirmisin bilmem ama; şeytan insanlara sağ tarafından yaklaşır.Bu ne demektir bilirmisin? Ben söyliyeyim, İnsanlarıı Allah adına Allah’ın yolundan alıkoymaktır verdiği fitneyle vesveseyle.. Ayelerin numaralarını bilerek vermiyorum ki inşAllah merak eder de biraz Kur’an okursun diye…
Bu son mesajım olsun. Çünkü sen inatla anlamamakta ısrar ediyorsun.. Allah sana he tüm ümmeti Muhammed’le birlikte bana da hidayet versin. Allah’ın selameti üzerine olsun vesselam…
Seni Allah ıslah etsin. Uyanık olduğunu sanıyorsun. Hala aynı alçak hileyi yapıyorsun.
"İnşaAllah bir daha onun tahrif dolu meali ile hadis inkarı konusundaki görüşlerini paylaşmazsın"
İfadenle hala çamur atıp okuyucuların gözünde beni karalıyorsun. Ama şunu bil ki kimse aptal değil.
Ve sana verdiğim onca delilden sonra (Ben Kuran derken sen se Kuran’ın yanıda başka şeyler de zikretmemi ısrarla istedin.)
hala kendini galip göstermeye çalışıyorsun.
Senin hesabın Allah katında. Bunu bil ve bu sidik yarışından vazgeç..
İnsanları Allah ile Aldatan şeytanın (fATIR-35/5.ayet) fısıltılarına kulaklarını kapamalısın.
BUNLAR ALLAH’IN AYETLERİDİR. SANA (ONLARI) HAK OLARAK OKUYORUZ. O HALDE ONLAR,
ALLAHtTAN VE O’NUN AYETLERİNDEN BAŞKA HANGİ HADİSE İNANIYORLAR? (Casiye/6)
HER YALANCI, GÜNAH YÜKLÜ KİMSEYE YUH OLSUN! (Casiye/7)
Vay haline o kimselerin ki, Kitabı elleriyle yazıp, az bir paraya satmak için,
Bu Allâh katındandır, derler! Ellerinin yazdığından ötürü vay haline onların!
Kazandıklarından ötürü vay haline onların! (Bakara/79)
BAKARA 159. İndirdiğimiz açık delilleri ve kitapta insanlara apaçık gösterdiğimiz
hidayet yolunu gizleyenlere hem Allah hem de bütün lânet ediciler lânet eder.
BAKARA 165. İnsanlardan kimi, Allah’tan başka eşler tutar, Allâh’ı sever gibi onları severler.
İnananlar ise en çok Allâh’ı severler. Zulmedenler, azâbı gördükleri zaman bütün kuvvetin
Allah’a âid olduğunu ve Allâh’ın azâbının çetin olduğunu anlayacaklarını keşke bilselerdi!
BAKARA 170. Onlara (müşriklere): Allah’ın indirdiğine uyun, denildiği zaman onlar,
"Hayır! Biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz yola uyarız" dediler.
Ya ataları bir şey anlamamış, doğruyu da bulamamış idiyseler?
Atalarına nimet verip onları belli bir yere kadar yaşatması, bu gibilerin doğruluğuna kanıt olmaz değerli okurlar (25/18)
Resul-i Ekrem ve Ashabının tek hükük kaynağı-yolu Kitap/Kuran iken (6/114) (4/105) Hala başkalarının hükmünün şehadetine başvuranların,
derhal tövbe istiğfar etmeleri gerekir.
Yüce Allah (cc) hidayet nasip etsin…
Unutmadan şunu da söyliyeyim. Hani edip yüksel takipçisi karalaman vardı… Şunu bilki Sen gibi Gayrimetluv vahiy diye korunmamış bilgileri, Kur’ân gibi bir vahiy olarak göstermeye çalışması , sonradan bir çok zevatın peygamber olmasının önünü açmıştır. Senin edip yükselinin peygamberi Reşat Halife gibilerin yolunu böylece açarak işlerini kolaylaştırdınız.
Allah seni ve senin gibileri ıslah etsin…
İLİMCİKmüşahit kardeşim, ne yazık ki bu asırda ehl-i dalalet ve zındıklar Kur’anın güya tercümesini yapıp ve kalbi karanlıklı, fikri müşevveş, şuuru cüzi bazı insanların tercüme kelimelerini Kur’anın yerine okutturup ve Kur’anın yerine koyup sizi doğrudan Kur’ana muhatap olduğunuzu zannettirip, sizi kandırmışlar….
Paylaşılan yazılarda Allah rızası için yazının, içeriğin kime ait olduğunu altında bildiriniz. Nereden altındır, hangi kitaptan, hangi yazardan bildiriniz. Bir şiirden bir satır dahi olsa o, kime ait ise bildiriniz. Allah rızası için bildiriniz.
Vay haline o kimselerin ki, Kitabı elleriyle yazıp, az bir paraya satmak için,
Bu Allâh katındandır, derler! Ellerinin yazdığından ötürü vay haline onların!
Kazandıklarından ötürü vay haline onların! (Bakara/79)
Kuran’ı Kerim ve Yüce Meali/prf. dr. Süleyman Ateş..
Tahrifat kitab dışı Kaynak edinenlerin işidir. Bu ithamından Allah’a sığınırım.
Diğer ayetteki Hadis ifadesini bile bilmediğini ortaya koydun. Hadis= söz demektir..
Bundan kasıt Kur’an dışı söylenen her sözdür.
Bir şeyler yazarken önce düşünmesi ve sonra yazması gerekir müslümanın.
Anladım ki göğe merdiven bile dayasam yada yere delik bile açsam sizi inandıramıyacağım..
Dolayısıyla daha da bir şey yazmanın faydası yok. Allah cümlemizi ıslah eylesin ve rabbanilerden eylesin…
iyilere kat."
Yaşar Nuri Öztürk Meali "Rabbim, sen bana mülk ve saltanattan bir nasip verdin. Olayların ve düşlerin yorumundan bana bir ilim öğrettin/olayların ve düşlerin yorumu konusunda beni eğittin. Ey gökleri ve yeri yaratan! Benim dünyada da âhirette de Velî’m sensin! Beni müslüman/sana teslim olmuş olarak öldür ve beni barışsever hayırlı kullar arasına kat!"
bilerek iki hadis düşmanının mealini verdim ki
bu insanların nasıl da bile bile hadis inkarcılığı yaptığını siz de göresiniz
peki sizce bu iki hadis münkirinin "rüya yorumu" diye çevirdiği kelimenin aslı nedir dersiniz?
Arapça Metin
رَبِّ قَدْ آتَيْتَنِي مِنَ الْمُلْكِ وَعَلَّمْتَنِي مِنْ تَأْوِيلِالْأَحَادِيثِ ۚ فَاطِرَ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ أَنْتَ وَلِيِّي فِي الدُّنْيَا وَالْآخِرَةِ ۖ تَوَفَّنِي مُسْلِمًا وَأَلْحِقْنِي بِالصَّالِحِينَ
Türkçe Rabbi kad âteytenî mine-lmulki ve’allemtenî min te/vîli-l-ehâdîÅ(i)(c) fâtira-ssemâvâti vel-ardi ente veliyyî fî-ddunyâ vel-âḣira(ti)(s) teveffenî muslimen veelhiknî bi-ssâlihîn(e)
peki Rağıb el-İsfehani adındaki en büyük Arabca bilginlerinden biri olan zat bu kelime hakkında ne demiş:
Duyarak veya vahy yoluyla insana uyanıkken veya uykusunda gelen her söze hadis denir.
ha insanlara Allah’tan haric şeytan da vahyedebilir
ama Allah resullerini bundan yani şeytanın onlara vahyetmesinden koruduğuna göre
Resullerin rüyaları hadis
yani özel bir tür vahydir
ve onlar gördükleri rüyalar üzerine ümmetine bazı dini emirler vereblirler
ilgili linkte Allah’ın gerek peygamberlerle gerekse İsa ve Musa as’ların anneleri ile
rüya da dahil
özel bazı vahy türleri ile konuştuğu isbatlanmıştır
Peki şimdi diyelim ki sen doğrusun.
Şuan birileri kalkıpta bana İsa ve Musa’nın anneleri gibi rüyamda özel vahiy geldi derse, nasıl ispatlarsın aksini.
Bak kardeş. Aklını başına al derim sana. Senin gibi böyle gayri metluvcular farkında olmadan Reşat halifelere yol açar.
Ardından da Edip Yükseller gibileri gider ve sen de açtığın yolda yürüyenleri engellemek için çırpınır durursun..
İlahlık taslayan bir çok şeyh!- veli! evliya! hatta peygamber! türer. Bu islama yapılacak en büyük darbe olur.
ŞUNU UNUTMA Kİ İSLAM, BEMBEYAZ BİR ELBİSE GİBİDİR. KÜFRÜN ATACAĞI ÇAMUR HEMEN ÇIKAR, FAKAT BİR MÜSLÜMANIN ATACAĞI ÇAMUR YAĞ LEKESİ GİBİDİR, ASLA ÇIKMAZ.VE SEN FARKINDA OLMADAN BUNU YAPIYORSUN. MAKSAT RABBİN RIZASIDIR. AHMETİN-MEHMETE GALİP GELMESİ DEĞİL… SAKIN UNUTMA…..
Arkadaslar s. A. Ya boyle tartismalara gerek yok.tabiki bizim kaynagimiz kuran dir.tek rehberimiz peygamberimizdr (sav). Tamam da bu dini kim ulastirdi bize.tarikatlar cemaatler.Allah için gayret edenden din ucin emek sarf edenden rabbimiz razidir razı olur insAllah.daha onem
li derdlerimiz var.birbirimizi elestirip durmayalm lutfen.Hepimiz bir donup kendimize bakalim.biz ne yaptik Allahin dini için.tutabildik mi bir ucundan…
Edip yüksel hakkında söylediklerimden dolayı büyük bir yanlış yaptığımı farkettim. Dolayısıyla Edip yükselden ve de onun gibi düşünen tüm müslümanlardan helallik diliyorum. O, Allah’ın muvahhid kullarından birisidir. Mukallitlerle mücadele eden yiğit bir islam eridir. Allah ona güç versin.
Alıntı
Kişi sevdiğiyle beraberdir.
Allah sizi beraber hasredecek merak etme 🙂
bu adama atıp tutuyorsun sönük mum. Güneş gibi aydınlatan Kurandan haber veren müşahidi başkalarıyla haşrolunmakla itham ediyorsun ama korkarım sen mum ışığı kadar bile aydınlatamayan rivayet bataklığındakilerle haşrolunursun.
Aadam açık açık size emri bil ma’ruf yapmış ama siz bu bataklığa o kadar saplanmışsınız ki adamın yazdıklarını bile görememişsiniz.
Şeytan size sağdan yaklaşmış galiba… Allah hidayet versin ne diyeyim size…
NOT; mumu bırak güneşe/Kuran bak…
Allah seni de onunla halletsin liroy12
Bu beddua ise neden savunuyorsunuz
Dua ise neden kızıyorsunuz
Mum hocadan helallik dile
Furkan -30 ‘da peygamber efendimizin Allah’a şikayeti olarak mana veren muhteremler benim anlayamadiğim konu daha kuranin yeni nuzul olduğu, müslümanligin yeni yayildiği o devirde bu insanlar hemen nasıl kurani terk etmişler böyle ya ! ? Sizin mana verdiğiniz, bahsettiğiniz kurani terkeden kavim ahir zamandaki bizler olmayalim!? çünkü o zamana saadet asri deniliyordu gözüm! Kuranla saadet asrinin yaşandiği devirde nasıl oluyorda peygamber efendimiz kavmini Allah’a şikayet edebilir? Burada yanliş bir manâ veriliyo olmasin ? Hadi bir açiklama yapin da öğrenelim! Bana öyle geliyor ki bu kuranin terki sözünü ,ahir zamanda gelecek olan velîler söyleyecek olmasin !?
Edip yuksel
Resul’ün Şikayeti
Resul’ün Şikayeti
Hemen hemen her Peygamberin Allah’a şikayetinden, yakınmalarından bahseder.Birden fazla şikayeti olan Peygamberler vardır.Son Peygamber’in ise, tek bir şikayeti vardır.Oda şudur;
"Resul diyecektir ki: Ey Rabbim! Benim toplumum şu Kuran’ı devre dışı tuttular, yüzüstü bıraktılar, hayatın dışına ittiler.(Furkan/30)"
İşte Allah’ın elçisi son Peygamber’in büyük huzurdaki şikayeti budur. Bu şikayet, ne için titrememiz gerektiğini çok güzel anlatmaktadır. Ne yazık ki ümmet, Kuran’ı rafa kaldırmıştır.
Ayetin açıkça ifade ettiği ve Resulün şikayeti kısaca şudur."Rabbim, toplumum görünüşte Kuran’ı tuttular, aldılar; ama gerçekte onu, hayatın dışına itip terkettiler,iş görmez hale getirdiler.."
Bu çok vahim bir durumdur. Çünkü; Dinin arkasından Vahy’i çıkarmak, Allah’ı hüküm kaynağı olmaktan çıkarmaktır.
Gerçekten de bu gün insanlar; Allah’ı hüküm kaynağı olmaktan çıkarmış, ve İslam dünyasını kahırlı bir deizm’in pençesinde kıvranır hale düşürmüştür. Allah’ın hükmetmesi demek, Kuran’ın hükmetmesi demektir dendiğinde ise, bu insanlar sizi dinsizlikle suçlayıp her türlü karalamaya maruz bırakmaktadırlar.
Kuran; bu gibilerin karekterlerini bakınız nasıl ortaya koymaktadır. "Rabbini sadece ve sadece Kuran’da andığın zaman nefretle arkalarını dönüp giderler."(İsra/46)
ve
"Allah, yalnızca Allah anıldığı vakit, ahirete inanmayanların kalpleri nefretle ürperir de Allah’ın dışındakiler anıldığında hemencecik yüzleri gülüverir." (Zümer/45)
ve
"İşte bu ümmetiniz,bir tek ümmettir ve ben de sizin Rabbinizi; Ohalde benden korkun. Hal böyle iken onlar işlerini aralarında parçalayıp çeşit çeşit kitaplara ayırdılar. Her hizip kendi elinde bulunanla sevinip avunmaktadır. Artık onları, belirli bir süreye kadar kendi gafletleri içinde bırak!"(Mü’minun/52-54)
Bu ayetlerin dile getirdiği hakikat şudur;
Tek Allah’ın, Tek olan Dininin yani Tevhidin kaynağı da tektir. Ve o kaynak Kuran’dır. Allah’ı, nefislerinin arzularına göre değil de O’nun istediği gibi anmak sevdasında olanlar, Allah’ı yalnız Kuran’dan öğrenmek ve dinlemek zorundadırlar.
Bu açıdan bakıldığında, bu gün İslam Dünyası Bir Tevhid manzarasından çok, bir şirk manzarasına daha yakın görünmektedirler. Bu adeta bir şirket manzarasıdır. İşte bu şirket manzarası içinde, Kuran en iyi ihtimalle üçüncü, dördüncü sırada bir söz hakkına sahip bulunmaktadır. Hz. İsa’nın emanetinin başına getirdiklerini tenkit edenler, Hz. Muhammed emanetinin başına ondan daha korkuncunu getirmişlerdir.Ortada bir kaç İncilin bulunmasını tutarsızlık sayarken, Din adına bir düzineden fazla kitabı dokunulmaz kaynak kabul edip, Kuran’ı hüküm makamından indirdiklerini hiç bir tevil gizleyemez.
Bunun yanısıra, Kuran’ın bir kısmının nesh edildiğini söyleyip devre dışı bırakmışlardır.Daha büyük bir kısmını ise; Müteşabih’leri ( rölativite alanları sunan benzer anlamlı ayetleri) Allah dışında hiç kimse bilmez, uydurmasıyla saf dışı etmişlerdir. Griye kalan %15-20 lik kısım da "Eski ulema efendilerimiz, hazretlerimiz dışında kimse anlayamaz." tabusuyla insanın tetkik ve yayrarlanma alanı dışına çıkarılmıştır. Toplumun geneline kala-kala , kandillerde ve özel gecelerde okuyabildikleri ve ölülerine gönderebildikleri bir kaç satır kalmıştır. Kısacası; din hayatının faturası Kuran’a çıkarılırken, kotarıcılık ve yöneticiliği şunun-bunun düzenlediği kitaplara bırakılmıştır.
İşte Kuran’ı kucağında taşıdığı halde devre dışı bırakmak budur..
Allah dinini şirket tasallutundan kurtarıp, Allah’ın kitabına teslim edecek tevhid erleri beklemekteyiz. Onların İbrahimi cesaretlerini ve eylemlerini beklemekteyiz.Resulün şikayetiyle gelecek korkunç azaptan ancak bu erler sayesinde kurtulabiliriz
Cevap: Resul’ün Şikayeti