Mecusi ibadet ederken..dikkat et eller bağlı.onlara muhalefet edilmesi lazımdır.onlar gibi bağlayamayız..
zaten durum hadislerden rivayetlerden açıktır bağlanmaması gerektiği.bide fotoğraları incelerseniz zatenn..onlara benzememliyiz..
Cemaatle iken elleri bağlamazsak cemaat nasıl karşılar,imama uymuş olur muyuz?
Alıntı
geçen haftalar açmıştım bu konuyu linke tıklayın 🙂
petinya.org/sizden-gelen-sorular/227949-tekbir-almak-elleri-kaldirmak
Alıntı
tabi uymuş olursun.elleri bağlamak bozmuyorki namazı hatta daha uygundur..cemaat bişşey diceğini sanmıyorum zira bende yapıyorum cuma namazları filan camide ikende bağlamıyorum kimse bişey demiyor.ne diyebilirlerki ? belki kolun ağrıyo bağlayamıyon diye düşünürler ? vede zaten bağlamak zorunlu olmadığını biliyorlarsa bişey diceklerini yine sanmıyorum..biri bişey dersede açıklamanı yaparsın ellerin bağlanması zayıftır en uygun olanı peygamberin yaptığı budur dersin
Alıntı
aralarında elbet bizim gibi araştırma yapan gerçeği görenleri bağlamıyordur.ben tanıyorum başka hanefi şafi olupta bağlamayan.
Malikiler Kuzey afrikada libya,cezayir,Fas,Tunus,Moritanya,çad,Mısırın bir bölümü,nijer vb afrika ülkelerinde yaygındır ve bağlamıyorlar.
şuan binlerce müslüman ellerini bağlamıyor.Malikiler dışında Caferiler ve Zeydilerde.yani İran,Irak,Kuveyt,Bahreyn,Pakistanın ve Afganistanın bir kısmı,Yemen,Lübnan bunlarda bağlamıyor.. asla el bağlamamazlık yanlış ters bir iş değildir .aksine daha iyidir.bana mesala el bağlarken ağır bir yük gibi gelirdi açtım ellerimi yana saldım gerçek huzuru huşuyu buldum rahatladım..namazda ağır sıkıntı veriyordu el bağlanması bana
3 Mezhep(Hanefi,Şafi,Hanbeli):Bağlanmasında zarar görmemiş
3 Mezhep(Maliki,Caferi,Zeydi) ise bağlanmasında zarar görmüş bildirmişlerdir.
Alıntı
doğru bende şimdi farkettim.demek sorun yokki ? öyle diyebiliyor
NOT:Delilleri bekliyorum
Alıntı
Kardeş el bağlamak sünnettir sana hadislerden delillerde verdik ve hadislerde sahihtir daha neden uzatıyorsun konuyu ben anlamadım.
Alıntı
Diğerleri dediğin 1 kişi onunda kanıtı yok nerden biliyormuş sahih olmadığını ???
Alıntı
Kabisa b. Hulb’un babasından rivayet ettiğine göne şöyle demiştir: “Rasulullah (s.a.v.) bize imam olurdu, namazda sol elini sağ eliyle tutardı.” (Bu hadisi Tiimizî rivayet etmiş olup hasendir, demiştir)
Seni b. Saad (r.a.) şöyle rivayet etmiştir. “İnsanlar sağ ellerini namaz kılarken sol kollan üzerine koymakla emrolunurlardı.” (Bu hadisi Buharî rivayet etmiştir)
İbni Mes’ud’dan da şöyle rivayet edilmiştir: “Hz. Peygamber (s.a.v.) birine uğramış, o da sol elini sağ eli üzerine koymuş olarak namaz kılıyordu. Adamın sağ elini alıp sol eli üzerine koydu.” (Bu hadisi Ebu Dâvud rivayet etmiştir)
Hanbeli’ler ile Şafiî’lere göne, elleri bağlamanın şeklî şöyledir: Sağ el sol elin bileği üzerine, yahut ona yakın bir yere konur. Bunun dayandığı delil daha önce de geçmiş bulunan İbni Hacer’in hadisidir. Biliyoruz ki bilek, kolun başparmağı takibeden eklem tarafıdır.
Fakat, Hanefî’lere göre, sağ elin iç kısmı, sol elin üst kısmı üzerine konur. Bu durumda baş parmak ile küçük parmak bilek üzerinde halka yapılır. Kadınlara gelince iki elini göğsü üzerine halka yapmaksızın koyarlar. Çünkü bu durum kadınların tesetturleri ile ahenk teşkil eder.
Hanefîler ile Hanbelî’lere göre ise, namaz kılan kişi iki elini göbeğin altına koyar. Çünkü Hz. Ali (r.a.)’den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: “Sağ elin sol el üzerine göbeğin altına konması sünnettendir.” Bu hadisi Ahmed ile Ebu Dâvud rivayet etmişlerdir) Bundan kastedilen Hz. Peygamber (s.a.v.)’in sünnetidir.
Hanefiler bu konuda bir çok rivayeti delil göstermişlerdir. Ebu Mucliz’e, erkeğin ellerini nasıl koyacağı soruldu. O da şöyle söyledi: “Sağ elinin içini, sol elinin dışının üstüne koyar ve her iki elini birden göbeğinin altında tutar.”
Allame İbni Terkumani de şöyle söylemiştir:
“Ebu Mucliz’in, ellerin göbeğin altına konması ile ilgili görüşünü Ebu Amr, Temhid’de rivayet etmiştir. Bu rivayet ondan iyi (ceyyid) bir senedle nakledilmiştir. İbrahim Nehai’nin görüşü de bunu desteklemektedir. Büyük bir tabiinin sözü ise çoğunluğa göre huccettir (yani kuvvetli delildir).”
Hz. Ali (r.a)’nin de şöyle söylediği rivayet edilmiştir:
“Sünnet olan, ellerin üstüste konulup bu şekilde (ellerin) göbeğin altına konulmasıdır.” Bazı ilim adamları bu hadisin hasen olduğunu bildirmişlerdir. Ebu Hurayra (r.a)’den de ellerin göbeğin altına konulması gerektiğine dair bir rivayet nakledilmiştir.
Beğavi, Şerhu’s-Sunne (C. 2)’de şöyle söylemiştir: “Bu hadisin ravileri arasında Abdurrahman bin İshak el-Vasiti bulunmaktadır ki, bu kişi ittifakla zayıf biridir.” Yine bir diğer ravi, Ziyad bin Zeyd Suvai ise bilinmeyen (meçhul) biridir.
Albani de, İnva’u’l-Galil (C. 2)’de bunun zayıf biri olduğunu söylemiştir. Albani daha sonra şöyle söylemiştir: “Rasulullah (s.a.v)’in ellerini nereye koyduğu konusunda sahih olan rivayete göre O’nun ellerini koyduğu yer, göğsüdür.”
Bu konuda, Tahricu Sıfati’s Sala’ adlı kitapta vermiş olduğu çok sayıda hadisi şerif nakletmiştir. Bunlardan biri şöyledir: “Tavus’un şöyle söylediği rivayet edilmiştir: “Rasulullah (s.a.v.) namazda iken sağ elini sol elinin üzerine koyar sonra onları göğsünün üzerinde bağlardı.” (Bu hadisi Ebu Davud, ondan (Yani Tavus’tan) sahih bir isnadla rivayet etmiştir.)
Bu hadis mursel olmasına rağmen, ilim adamlarının mursel hadis konusundaki değişik açıklamaları yönünden bütün ilim adamlarına göre delildir (huccettir). Çünkü hadisin onu mursel olarak bildirene kadarki senedi sahihtir. Ayrıca biraz önce işaret ettiğimiz gibi bir çok tariktan mevsuf olarak da rivayet edilmiştir. Dolayısıyla bu hadis bütün ilim adamları nazarında huccet niteliğindedir.
Şâfiî’lerde mustehab olan, iki elin sola meyilli olarak, kadınlarda göğüs üzerine ve erkeklerde göbeğin üstüne konmasıdır. Çünkü insanın kalbi soldadır. Dolayısıyla eller en şerefli uzuv üzerine konulmuş olur. Bunun bir dayanağı da daha önce geçmiş bulunan Vail b. Hucr’un hadisidir:
“Rasulullah (s.a.v.)’ın namaz kılarken iki ellerinden birini diğeri üzerine koyduğunu gördüm.” Bu hadis Muemmil bin İsmail tarikıyla rivayet edilmiştir. Bu kişi ise zayıf biridir. Sahih rivayette ise “göğsünün üzerinde” ibaresi anılmamıştır. (İ’la’us-Sunne (2/165-169)
Maliki’lere göre, namazda iki elin vakarlı bir biçimde salıverilmesi mendubtur. Bu uygulamaya, zayıf bilgi sahibi (ammi) birinin namazda sağ elin sol el üzerine konmasının vacib olduğunu sanmaması için gerek görmüşlerdir. Nafile namazlarda ellerin göğüs üzerinde bağlanması ve tutulması caizdir. Çünkü bu namazlarda zaruretsiz olarak bir yere dayanmak caizdir. Fakat, farz namazlarda kabz mekruhtur. Çünkü bu durum bir yere dayanmak gibidir. Bunu bir yere dayanmak için değil de sünnet olduğu için yaparsa mekruh değildir. Bunun gibi her hangi bir şeyi kastetmeksizin yaparsa yine mekruh değildir.
Mezhebler arasındaki görüş ayrılığı, ellerin namazda nasıl konulması gerektiği konusundaki sünnetin ne olduğu etrafındadır. Yoksa hüküm geniştir. Yani belirtilen uygulamaların hangisine göre hareket edilse namaz yine de geçerli olur.
Bana göre doğru olan görüş cumhurun görüşüdür. Bu da sağ elin sol el üzerine konulmasıdır. Sünnet olmayan işlerle savaşmak için Malikî mezhebinin tesbit etmiş olduğu gerçekle de birleşmektedir. Bu da bir yere dayanmaktır. Yahut fasid ve bozuk bir inançla savaşmak için tesbit ettiği hususa aykırıdır. Bu da halktan birilerinin bu durumun vacib olduğunu zannetmesidir. (Vehbe Zuhayli , İslam Fıkhı Ansiklopedisi, C. 2, S. 15 – 16)
Hanefiler: “Secdede yüz, iki elin arasına konur” demişlerdir. Hanefilerin dışındakilere göre ise secdede eller iki omuzun hizasına konur.
Alıntı
ya sabır..okumadınızmı ? kitaplardan anlaşılıyor sahih olmadığı.biz kendimizmi uyduruyoruz.kanıtlı delillli.uygun olan elin bağlanmamasıdır ihtilaflı konu.el bağlama her ikiside kabul eder ama el bağlarsan diğer taraf kabul etmez.ama el bağlamazsan her iki görüşe görede olur.
Karadamlalar seninkilerinide cevaplıycam araştırcam en kısa zamanda 🙂
ben inanıyorumki sahih olan elin bağlanmamasıdır.
Alıntı
cevap: hadis mürseldir, hadisi Vail b. Hucur’dan oğlu Abdulcebbar kardeşi (aynı zamanda Vail’in diğer oğlu) Alkame ve babasının kölesi aracılığı ile rivayet etmiştir ki, bu isnadda Alkame babasından mürseldir, kölenin ise kimliği meçhuldür.
Alıntı
cevap: hadis meçhuldür, zira hadisin senedinde Kabisa b. Hulb vardır ve bu ravi meçhuldür
Alıntı
cevap: hadis mevkufdur (Rasulullah s.a.a’e varmamaktadır) ve hadiste emredenin kimliği hakkında bilgi yoktur,
Alıntı
cevap: hadis sahih değildir, senedide inkita vardır
Alıntı
cevap: imam Ali a.s’dan bu konuda rivayet edilen 2 hadis vardır ki, ikisininde senedi meçhuldür. ilk hadisin senedinde Ziyad b. Zeyd, ikincisinde Cerir ed-Dabbi vardır ki, ikisi de meçhuldür
Hadisin ravilerinden Ziyad b. Zeyd meçhuldür:
قال أبو حاتم مجهول روى له أبو داود حديثا واحدا عن علي
Ebu Hatim dedi: “Meçhuldür. Ebu Davud onun Aliden olan bir hadisini rivayet etmiştir.”
İbni Hacer, “Tehzib”
sonuç: bu hadis senedine geçen Ziyad b. Zeydden dolayı meçhuldür ve bu konuda delil olamaz
Alıntı
cevap: yukarıda bunun meçhul olduğunu söylemiştik, hadisin hasen olduğunu idda eden “bazı ilim adamları” kimlerdir yazın ki, bu vesile ile onların hadis ilminin nasıl olduğunu görelim..
cevap: öncelikle kendinizin de söylediğiniz gibi hadis mürseldir, zira Tavus Rasulullah s.a.a’i görmemiştir, bir adamın görmediği birinden rivayeti nasıl caiz oluyor size göre?
saniyen, hadisin senedinin Tavus’a kadar sahih olduğu yönündeki iddanız da batıldır, zira sened ihtilaflıdır
sayfalar dolusu var daha .aktarabilirim dahasınıda..bu konu benim için çok açık ,hemde ehlisünnet kaynaklı hepsi..
Alıntı
meliki gibi okuması yanlıştır. Nas suresindeki gibi oluyor Doğrusu Maliki olması lazım . yani Ma yı uzatması lazım. bilmiyorum kıraat farkları oluyor ama bu biraz düşündürücü. hadi Meeliki deseydi yine bir şey denilmezdi. iki elif uzatmadan yapması biraz düşündürücü.
Alıntı
hani sen Ehli sünnettin tin. Ehli sünnette de hanefi mezhebinde oldugunu sanıyordum. Ama sen Hanefi fıkıhını aşmışın neyin doğru oldugunu kendi kendine içtihat yapıp bulmaya çalışıyorsun. Ayrıca Maliki Bağlamıyorsa. O maliki mezhebinin görüşüdür. Ehli sünnetin cumhuru bağladıgına göre sorun yok. hem burada mezhep meydana giriyor hangi mezhepteysen onun görüşünü kabulleneceksin. bir yandan Caferiler ehli sünnet değil ki onlardan delil getiriyorsun. Ve Eminimki caferiler El bağlamıyor diye sen o görüşü kabul ediyorsun.
ayrıca Hadisi şeriflerde İmam Azam böyle hüküm çıkarmışsa. Sende o hadisi şeriflere Hasen bilmem zayıf bilmem başka şey diyemezsin.ç
ben anlamıyorum şimdi yeni türeyenler Mezhepler ne yapıyorsa onların zıtlarına gitmek için uğraşıyorlar. Allah akıl fikir versin ne diyeyim
Alıntı
öyleyim.
Alıntı
hayır ne kendim içtihat yapçam ben kimimki ? ben içtihad yapan maliki imamların fikirlerine uyuyorum..onlar yapmış onlara katılıyorum ,işte hadisleride inceleyincede malikilerin görüşünün daha doğru olduğu çıkıyor…
Alıntı
ben Kuran ve Sünnet ve Ehlibeytte böyle bişey bilmiyorum ben
Alıntı
nerde getirdim ??? gösterirmisin ?
Alıntı
niye ebu hanife peygambermi haşa ? her hükmü her görüşü doğrumudur ?
Alıntı
hem hanefi mezhebindeyim diyorsun.
Alıntı
hemde kendi kafana göre doğruyu yanlışı bulup Maliki mezhebininkini kabul ediyorsun.
Mezheplerde kokteyl yapılmasına karşıyım. Hiç bir ehli sünnet alimi biraz ondan biraz bundan biraz şundan alınır diye fetva vermiyor. Mezhep ne ise Onun hükümlerine uyacaksın.
Alıntı
?
kardeşim sen konularını incelemiyormusun. Baksana Malikiler böyle inanıyor. Caferilerde malikiler gibi yapıyor. her konunda 4 mezhebi sayıyorsun birde caferileri ekliyorsun.
Alıntı
seninkisinden Daha doğru olacagı kesindir.
Müçtehid ne derse o dur. Ona muhalefet etmen için seninde müçtehid olman lazım.
Alıntı
öyleyim çoğu amelimde hanefiyim
Alıntı
ee napalım hadisler zayıf senedi ? içim rahat etmiyor.hem elleri bağlamadan namaz oluyorki.ne sakınca var anlamıyorum
Alıntı
iyide bunun şii kaynaklarını getiriyorsun cümlesiyle alakası nedir ? bu sorularla islamiye sitesindede diyor.bu bir açıklama.yoksa caferiliği hak gördüğümüzden değil
Alıntı
benimki değil İmam Malikinki
Alıntı
bana Kuran ve Sünnetten bu dediğin için delil getir.çok yüceltiyorsunuz çok
Alıntı
getir bakalım bir görelim onları
Alıntı
hangileri sahih yahu .ellerin yanda olması gerektiğini söyleyen rivayet daha fazla ellerin bağlı olmadı hakkındakilerden..
Alıntı
yahu işine geleni alıyorsun işine gelmeyeni almıyorsun.daha geçen hafta her tekbirde ellerin kaldırılması olayında rahatlıkla benimsiyordun ? hanefilerin rivayetlerine zayıf diyordun ama şimdi bu hadislerin zayıflığı açıkken sen hala öyle düşünüyon.işine geleni alıyon.işine gelmeyeni almıyorsun nasıl iş anlamadım.ehlisünnetten dahada yazı getircem rivayet getircemde sen yine ikna olmuycaksın biliyorum..
Alıntı
Karadamlalar seninkilerinide cevaplıycam araştırcam en kısa zamanda 🙂
ben inanıyorumki sahih olan elin bağlanmamasıdır.
Sahih olmadığına dair o delilleri bize de göster bizde bakalım bahsettiğin kitaplar hangileri söyle bizde bakalım.
Alıntı
yahu yazdıklarımı okumuyormusun sen..mesajlarda var açıkladım okursan gorürsün.
ayrıyetten bir ek bilgi daha vereyim
hadislerin sıhhatini incelemeye gelince,
bu hadislerin sahih olması mümkün değildir. çünkü hadislerin ravilerinde zayıf kimselerin bulunmasının yanısıra metninde de sorunlar vardır. bu hadisler Kur’an, sahih sünnete aykırıdır. Kur’an’a aykırıdır çünkü
Kıyam ayağa kalkmak demektir. ayaklanmak isyan etmek gibi türkçe karşılığa sahip olan Kıyam kişinin Allah huzurunda, Allah dışı tüm güçlere karşı isyanın adeta bir provasıdır. kişi tıpkı kelimei tevhidin başında tüm masivayı inkar ederek onlara karşı isyan ve meydan okuma hareketi başladığı, benliğini tüm bu inanç duygu ve davranış yargılarından temizlediği gibi namazın da başında bu harekete girişir. tüm beşeri güçler karşısında dimdik ayakta durur. kıyam eder. onlara karşı ayaklanır. bunu Allah huzurundayken gerçekleştirir. ki böylece bir nevi Allah’a söz vermiş olur der Rabbim! senin karşında böyle duruyor ve sana söz veriyorum ki senin dışındaki tüm güçler karşısında asla eğilmeyeceğim el pençe divan durmayacağım işte böyle dimdik mertçe dikileceğim, senin huzurundayken böyle gösteriyorum ki tüm güçler karşısında ayaklanacağım hiç bir gücü takmayacağım! işte bu temizlenme bilinçlenme ve bedeni olarak provadan sonra tıpkı kelimei tevhidde temizlenmiş bilinç dünyasına tevhidin (tek Allah inancının) konduğu gibi namazda da ruku ve secdelerle Allah inancı konur. böylece tertemiz olmuş tüm güçlere isyan edilmiş ve hiç bir beşer karşısında eğilmeyeceği kanıtlanmış beden Allah karşısında iki büklüm edilir, alın yere sürülür…
kelimei tevhidde olduğu gibi “la”sı (hayır!) olmayanların “illa”sı (sadece) olmaz! Yani kalbini ve şuurunu Allah dışı tüm put tanrı ve güçlerden temizlememiş La ilahe (hiç bir tanrı yoktur) dememiş birisi “illAllah” sadece Allah vardır diyemez. Namazda da böyledir. Kıyamı kıyam olmayanların rukusu ve secdesi de olmaz! Kıyam isyan demektir ayaklanmak demektir. El bağlamak bu ruha aykırıdır. el bağlayanlar tüm yaşamı boyunca el bağlamaya devam ederler. bir çok putun yeşerdiği kalpte Allah inancı yer edemeyeceği gibi Allah’tan başkası huzurunda el bağlanan bir şuurda Allah’a ruku ve secde edilemez. Bu yüzden kişi kıyamını adam gibi yapmalıdır. dünya tarihi boyunca adeta bunun ispatı olmuştur. kıyamında kıyam etmeyip el pençe divan duranlar gerçek yaşamlarında da kıyamları olmamış Allah dışı kıralların sultanların kapılarında kul olmuşlardır. Allah’ın karşısında kıyamın provasını yapanlarsa tertemiz Ehlibeyte bağlı olarak hiç bir zaman kralların karşısında eğilmemişler onların hile desise ve entrikalarının ya da zorbalıklarının kurbanı olup sapmamışlardır.
Malikilerde el bağlanmaması da bu hadislerin sahih olmadığının güçlü bir ispatıdır. Malikilerin diğer mezheplerden farklı bir yöntemi vardır fıkıhta: Onlar Medine ehlinin yaşamını da güçlü bir sünneti alma (tespit) yolu olarak görürler. Yani bir amel Medine halkının yaşantısında varsa bu amel büyük oranda sünnettir. Çünkü Medine Peygamberin s.a.a yetiştirdiği bir toplumdu sünnet onların arasında yayıldı. İlk çıkan mezheplerden biri olan Malikilik Medine Ehlinin el bağlamamasını sünnet olarak görmüş ve onu fıkhına delil olarak almıştır.
Diğer mezheplerin de el bağlamayı namaz bozan bir amel görmemeleri el bağlama konusunda kesin bir nas olmadığındandır. eğer el bağlamak Peygamberin kaçınmadan yaptığı bir amel olsaydı o zaman Peygamberin (s.a.a) sallu kema raeytumuni, (benden gördüğünüz gibi namaz kılınız) emri gereği Peygamberin sürekli yaptığı bir amel terk edilmiş ve namazda O Hazrete muhalefet edilmiş olunurdu. bunun ise namazı bozacağı açıktır. Ama bozmuyor sünni fıkha göre. Demek ki Peygamberin bu ameli yaptığı kesin değil!
El bağlamayla ilgili rivayetlerin neredeyse tamamının senedi Emeviler ya da onların yakınlarından oluşmuştur. bu ise Peygamberin s.a.a sünnetini nakleden Ehlibeyte muhalif olarak bu ameli ihdas ettiklerinin güçlü bir delilidir.
El bağlama şeklinde bir ittifak olunmaması bu konuda değişik rivayetlerin ve uygulamaların olması da bu olayın bidat olduğunun güçlü bir delilidir. Çünkü bir amel eğer varsa onun da belli bir şekli vardır. Rukunun kıyamın secdenin belli tek şekillerinin olduğu gibi. Ancak Peygambere dayanmayan amellere bakın mutlaka birden çok şekli vardır. Çünkü doğru tek yanlış çoktur. bir sorunun doğru cevabı tek iken yanlış cevabı sonsuzdur. Eğer Peygamberimiz s.a.a el bağlamış olsaydı bunu her zaman belli bir disiplin ve düzen içinde yapardı. bazen bağlamamış olması bazen göbeğin altından bazen onun üstünden bazan dirseklerinin ilerisinden bazan göğsünün üzerinde bağlaması düşünülemez. bu değilik bağlama şekilleri bu amelin bidat olduğunun güçlü delilidir. çünkü bir konuda asıl uygulama terk edilip biri bir şey uydurursa diğerlerinin de hoşuna gidecek şekilleri uydurması hakkı(!) doğar ve hep de böyle olmuştur.
bu hadisilerin sıhhati hakkında yukarıda ya da dğer yerlerde geçen zayıf nitelemeleri de dediklerimizi ispatlayan delillerdir. ayrıca Elmeddin kardeşimizin paylaşımlarındaki tespitlere de katılıyorum…
en önemli yönü ise Ehlibeyt kanalıyla bu alanda gelen rivayetler mütevatir olarak El bağlamanın bidat olduğunu sünnette bulunmadığını ortaya koymasıdır. Peygamberimiz s.a.a de sünnetini ve ilahi hükümleri sadece Ehlibeytinin bilebileceğini bize defalarca söylemiş bizi bu konuda ihtar etmiştir. Size iki ağır emanet bırakıyorum ancak onlara sarılırsanız yolunuzu şaşırmazsınız Kur’an ve Ehlibeytim! bunlar kıyamete kadar (dünya durdukça) birbirinden zinhar ayrılmayacaklar (var ve birlik olacaklar) buyurmuştur. benden sonra onlara nasıl halef olacağınıza dikkat edin Ehlibeytim hakkında size Allah’ı hatırlatırım buyurmuştur. Böylece Ehlibeyt dışındakilerin fıkıh ihdas ve izhar etme yetkilerinin bulunmadığını kesin olarak açıklamıştır.
ha bir de kardeş bir şey demişsin de
“El bağlama şeklinde bir ittifak olunmaması bu konuda değişik rivayetlerin ve uygulamaların olması da bu olayın bidat olduğunun güçlü bir delilidir”
kalabalıkların bir şeyi yapması doğruluk veya yanlışığında delil değildir. namazı çokça insan farklı kılmakta diye mealci bir güruh gibi kıyamı, rükuyu kafasınca belirleyen sapıklar da var “bidat” olduğunu öne sürerler. hadislerin isnadlarına bakmalıyız, alimler ne demiş bir incelemeliyiz. aktardıklarını da sanıyorum sen yazmadın ve bana da doğru gelmedi. nefsim ile yazıyor isem Allah ben döndürsün hatadan.
Alıntı
hangileri ? zira ben burda sahih bilinen bir çok hadisin zayıf olma ihtimalini açıkladım
Alıntı
ee tekbir ellerin kaldırılması konusunda hiç etmedin bu işi ? incele imam malik müdevvene,şeybani vb en ihtiyatlısı eller yanda olanıdır,3 mezhep ellerin bağlanmasında sakınca görmez.diğer 3 mezhepte sakınca görür.
el bağlamak yaygındır,çevremizde herkes el bağladığı için namazda.bunu sanki farz bellemişiz zorunlu bişey diye zihnimize girdiğimizden kabul etmek zordur.ve milletin el bağlamadığındaki teredütteleri düşünceleri farklı kötü olduğundan ayrıca birçok kişi bundan dolayı elleri yana salmayı zor görürler.ben ihtiyat gereği işimi sağlama alıp her mezhebinde kabul edeceği elleri yana salmayı uyguluyorum..
Bu sebeple aranızda bir sorun oldumu cevabını ona buna göre değil Allah ve Rasulu’ne göre bakın. Doğruyu bulursunuz. Ancak umulurki Rabb’imiz gözümüze perde çekmiş olmasın o zaman vAllahi gözünüzün ucundakini göremiyorsunuz, şahitlerdenim.
Yani çok basit bir şekilde açıklıyayım. 5-6 İmam var her şeyleri eşit. Kim imam olacak? Gözde perde varsa; imamlardan eşi kim güzelse ona bakılırmış..açıklama ilk başta gayet anlamlı gözüküyor. Eşi güzel olanın gözü dışarda olmazmış. İyide müslümanlardan kim birbirinin eşine güzel mi diye bakmakla haddi aşacak ki? O sebeple bizde soruyu yine zamanında sorulduğu üzere Allah ve Rasulu’ne götürüyoruz. Ayşe anamız soru üzerine buyuruyorki imamlardan yüzü güzel olana bakılır. Çünkü rasullullah buyurmuş ki geceleyin namaz kılınanın yüzü gündüz güzel olur. Hangisi gece çok namaz kılmış ise yüzü onun daha güzeldir. Yüzü en güzel imam olur. Allah ve Resulu Muhammed’e (s.a.v.) geri dönün doğruyu bulursunuz.
anlasildi burda alimlerden daha bilgililer var.
fitne kokusu buraya kadar geldi, bana yol gorundu.
“Hz. Peygamber (asm) birine uğramış, o da sol elini sağ eli üzerine koymuş olarak namaz kılıyordu. Adamın sağ elini alıp sol eli üzerine koydu.” (Ebu Davud)
sizler namaz kılmayı duyum ile değil okuyarak anlayarak ve birinin doğrultusunda öğrenmeye çalışın.
namazda elleri bağlamak, namazda el bağlamak, namazda el bağlamanın hükmü
Namazda El Bağlamak(Önemli)
Selamun Aleyküm.İnternette sünni mezheplerden üçünün el bağlamanın sünnet olduğu ama delillerin zayıf olduğunu diğerlerinin ise el bağlamanın haram olduğu yazıyor.Bu işin aslı nedir?
Cevap: Namazda El Bağlamak(Önemli)