Kötü kader var mıdır?

Kötü kader var mıdır?mum

Kötü kader var mıdır?

Allah’u teala her insanın kaderini ezelden bilir. İnsanlar içerisinde herkesin imtihanı yaşayacağı şeyler eşit olmaz. Allah herkese yaşadığı hayata göre sorgu çeker. İmtihan buna göre olur. Bizlere düşen hayatımızda karşılaştığım zorluklar karşısında Allah’a sığınmak yalvarmaktır.

Cevap: Kötü kader var mıdır?

Kötü kader var mıdır?Misafir Üye
Allah her insanın kaderini ezelden biliyorsa kaderini kulun belirlemiş oluyor. Kul belirlenmiş, karar verilmiş bir kaderi yaşıyor demektir. Ayrımı neden yapıyor? Zengin ailede doğan çocukla fakir ailede doğan bir olur mu? Ya da özürlü doğan ile özürsüz, sağlam insanın vücut gücü eşit mi? Biri isyan ederken yokluğa, diğeri varlık içinde keyif sürmesi adil mi?

Zengin mal mülk, yemek ziyafetiyle, parasıyla âlem yaparken bir lokma ekmek için çöp toplayan var; onun hayatı bir mi? Bu adaletsizlik neden? Hatta torpille atananlar, hakları yenenler; diğer tarafta çok çalışıp sınava girip de hak edip de hakkı verilmeyenler var. Bu kadar haksızlık var iken bu dünyada isyan etmemek mümkün mü?

Dersiniz ki insanlar hepsi iyi, eşit olsa imtihanın anlamı olmazdı. İyi de fakirlikle, açlıkla, engelli bu dünyaya gelenin suçu günahı ne? Baştan karar verilmiş, sen busun. Başkaları rahat yaşayacak, sen bu dünyanın yükünü, çilesini çekeceksin. Ama irade ve ibadette eşitsin. İsyan edersen hem burada hem ahirette çekeceksin.

Eee zengin, varlıklı, sağlıklı, özürsüz olana hem burada ye, iç, yaşa; tabii ki isyan etmez bu rahattan. Hem de bana isyan etmedi, iyi kulumsun; dünya sana cennet, ahirette de al sana cennet mi diyecek? İyi de birine iyi kader verdin, birine kötü kader.

Bir de dikkat ettim, kim kötüyse, kim hak yiyorsa bu dünyada o mutlu. Çevremden örnek vereceğim: Ben hava çok sıcak, elektrik çok gelmesin diye pişerken klimalarını açanlar rahat. Ya da ben markete gidip erzak alamayıp eve hüzünlü dönerken zengin karısı on sülaleye yetecek erzağı almış.

Ben yağmur altında ayağımda yırtık botumla ekmek derdindeyken, arabasına kurulup çakayla geçen zengin. Ya da ben bugün yavruma ne yedirsem derdindeyim, onlar “kopuyoruz ya, akşama elit bir yere gidelim” deyip sosyetik mekân derdindeler. Ben artık adil bir yaşam istiyorum.

Bir de zulüm yapan, ezen zalimler topluluğu var; her yerde, dünyanın neresinde olursanız olun. Çokluğuna, malına, servetine güvenen aşağı tabakayı ezmeye çalışıyor.

Mesela ben 23 yaşında görücü usulü evlendim. İstemediğim bir koca aldım. Tanıma şansım olmadı. Kaynana alt dairede, ben üstünde oturdum. Çok eziyet çektirdiler. Kocam da onlarla birlik olup sürekli horlandım, aşağılandım, dayak yedim, aç bırakıldım.

Kocam ailesinden korkan, evine yemek koyamayan bir adamdı. Bir öğün yemek verirlerdi; akşam yemeği. Evde kahvaltı yok, al derdim; annem kızar, ayrı ev olmaz derdi. Aşağı in ye derdi.

Kaynanaya inerdim, o suratsız bakışlar; “Biz kahvaltımızı ettik, erken geleydin” sözleri… Tabii ki el evi, boynunuzu büküp susuyorsunuz. Beş yıl bu böyle sürdü.

Onların yüzünden hamileliğim kötü geçti; şu an evladım fiziki engelli. Hayata küstü. Gezmek, giyinmek, yemek yasaktı. İşte size Firavun kadar gaddar bir aile.

Ailem ayrılmamı istemedi; gideceğim yer de olmayınca ben bu ailenin zulmünü çektim. Hamile bir kadını aç bırakmak, üzmek, dövmek, aşağılamak, horlamak; kısacası eziyet etmek nasıl bir duygu? Ben bunları yaşadım.

Her gün ağlardım. Karnımda bebeğim iki büklüm, kilo bile alamamış; özürlü doğdu. Ben onları Allah’a havale ettim. Eğer öç alacak olsam benim o zalimlerden ne farkım kalır?

Beni ezdiler; sayelerinde evladım özürlü. Kocam ise utanmadan “Sana böyle yapmamalıydım, affet” dedi ama af yok; bunun affı olur mu? Beş yıl sonra boşandım.

Erkek kardeşim evini parasız oturmam için verdi; çalıştım. Namusumla, alın terimle evladıma ekmek yedirdim. Onu büyüttüm.

İşte böyle zalim kaynana, koca var bu dünyada. Benim gibi günahsız garibanı alıp hizmetçi edip iki lokma yemeği torunlarına, bana çok görenler var. İster gaddar ister zalim deyin onlara. Alkolik koca deyin.

Bu yaşanmış bir hayattır. Hamileyken alkolik kocamdan yediğim tekmeler, karşımda “Vur oğlum” diye komut veren kaynana, dayak yememe sevinen görümce. Eve bir dilim peynir koy demen suç.

Esir hayatını bana yaşatanlar, inanın ki bu dünyada onlara hiçbir şey olmadı. Hiç bana yaptıklarını çekmediler. Çeken ben ve oğlum olduk.

Kaynanam 75 yaşında sapasağlam, dinç; görümcemin kızı memur oldu, kocası ev aldı, rahat yaşıyor; hatta ikinci çocuğu oldu, o da sapasağlam. Mutlu yani.

Kocam mı? Evlenmedi ama yine keyfinde; içkisini içiyor, geziyor, âlem yapıyor. Sonuç: Ahirette kul hakkımı soracağım. O evladımın hakkını.

“Kötü kader var mıdır?” üzerine bir yorum

  1. Maalesef, Allahın’ın varlığı ve hükmü kesin. Buna inanıyorum. Ancak her canlıyı aynı sevmiyor. Sevmedikleri sürünenler ve sevdikleri ayrıcalıklılar. Zaten Kur’an’da kul istese de, istemese de vereceğiz diyor. Biz vereceksek kimse engel olamaz, vermeyecek isek kimse yardım edemez diyor. Sonuç olarak kader değişmiyor ve yazılı olanı yaşamak zorunda kul. Maalesef.

    Yanıtla

Yorum yapın

bold italic underline emoji left center right
😄😁 😜😎 😂😢 ❤️🔥 🎨💡 💯 👍👎 🖋️ 🌙🚀 🎵🎉