Kendimi tam olarak namaza veremiyorum ne yapmam lazım

Kendimi tam olarak namaza veremiyorum ne yapmam lazımMisafir Üye

Kendimi tam olarak namaza veremiyorum ne yapmam lazım

ben kendimitam olarak namaza veremyorum ne yapmam lazım tam olark huşu içinde namaz nasıl kılarım cevabınız için sagolun

Cevap: kendimi tam olarak namaza veremiyorum ne yapmam lazım

Kendimi tam olarak namaza veremiyorum ne yapmam lazımMuhasibi


Alıntı
ben kendimitam olarak namaza veremyorum ne yapmam lazım tam olark huşu içinde namaz nasıl kılarım cevabınız için sagolun


Kişinin günah işlemesi onu ibadetlerinden soğutur…Ve kendini tam olarak ibadete veremez…Elbette seni ibadetinden uzaklaştıran yani huşunu kaçıran bir şeyler vardır onları tespit etmelisin ve onları terketmelisin…

Kendimi tam olarak namaza veremiyorum ne yapmam lazımahsenah

Namazı huzur ve huşû içerisinde kılabilmek için ilk şart ihlâstır, sonra helâl lokmadır. Helâl lokma bütün kapıları açan bir anahtardır. Nebi (s.a.v.) efendimiz Şu iki lihyeteyn arasına (yani bıyıkla sakal arasına) girenle çıkana ve iki bacağınızın arasındakine kefil olursanız, bende cennette beraber olacağımıza kefilim. buyuruyor.

İhlâs ve helâl lokmadan sonra çok önemli bir diğer husus ise taharetin tam yapılmasıdır. İstibra, istinca ve istinkaya son derece dikkat edilmelidir. Sonra abdest düzgün bir şekilde alınmalıdır. Abdest alırken sünnet olan dualar okunarak uzuvlar yıkanmalıdır. Bunları yapıp namaz için Cenab-ı Hakk’ın huzuruna varınca öncelikle birkaç defa Estağfirullahelazim diyerek istiğfar edilmelidir; zirâ yüce bir makama durulmaktadır. Bir insan, valinin, emniyet müdürünün veya bir devlet görevlisinin huzuruna çıkacak olduğu zaman bile nasıl kendine çeki düzen veriyorsa Allah (c.c.)’ın huzuruna çıkacağı zaman ondan daha fazla kendisine çeki düzen vermelidir.

Başlangıç tekbiri ile namaza başlanıldığı zaman kıyamda iken secde yapılacak yere, rükûda iken ayak uçlarına, otururken kucağa, selam verirken omuzlara bakılmalı; etrafı seyretmemeli, namaz dışında bir şey ile ilgilenilmemelidir. Abdullah İbn-i Mesud (r.a.) Biz Nebi (s.a.v.) zamanında namaz kılarken ayaklarımızın ucuna bakardık. Ondan sonra Hz. Ebubekir (r.a.) zamanında müslümanlar biraz daha ileri gitti secde yerine bakar oldular. Ondan sonra Hz. Ömer (r.a.) döneminde biraz daha ilerledi ve daha ileri bakar oldular. Hz. Osman (r.a.) döneminde de yavaş yavaş sağına soluna da bakmaya başladılar. diyor.
Kişi namaz kılarken okuyacağı sureleri en iyi bildiği ve en güzel okuyabileceği surelerden seçmelidir. Ayrıca bu sureler okunurken Abdülkadir Geylânî hazretlerinin de Kur’an-ı Kerim’i mânâsını düşünerek okumaya çalışmak lazım. buyurduğu gibi mânâsı düşünülerek okunmalıdır. Rükû ve secdeler yapılırken herbirinin hakkı verilerek, tâdil-i erkana riayet edilerek yapılmalıdır. Türkiye’de hocalar tarafından rükûda ki düzgünlüğü anlatmak için sıkça kullanılan bir tabir vardır: Rükûda sırtına su dolu bir bardak koyulsa dökülmemesi gerekir. Bu seviyede düzgün olmalıdır.

Secdede iken insanın en şerefli yeri olan yüzünün, O Rahman ve Rahim olan Allah’ın affı ve merhametine sığınarak yerlere sürüldüğünün farkında olması gerekir.
Bilindiği gibi Nebi (s.a.v.) miraçta Hakk Teâla hazretleri ile görüşürken namazdaki tehiyyat oturuşunda olduğu gibi oturdu ve mübarek ellerini dizlerinin üzerine koydu. Ettahıyyatü duası Nebi (s.a.v.) ila Cenâb-ı Hakk’ın karşılıklı konuşmasıdır. Sonundaki kelime-i şehadet ise Cebrail (a.s.)’ın bu konuşmaya şahitliğinin ifadesidir. Namaz kılarken tahiyyat oturuşunda da okunan dualar bunlar düşünülerek okunmalıdır.

Namaz sonunda selâm verirken sağımızda ve solumuzda bulunan meleklere selâm verildiğinin bilincinde olunmalıdır.
Namazın ardından tesbih çekerken ve duâ ederken gözler etrafta dolaşmamalıdır. Hak Teâlâ hazretleri Gözlerin hain bakışıyla, sadırların sakladığını Allah bilir. buyuruyor. İnsanın gözü ne tarafta ise sadrında o var demektir. Mahmud Sâmî Ramazanoğlu (k.s.) hazretleri duâyı anlatırken Dili söylüyor kalbi tasdik etmiyor, ağzıyla belli şeyleri söylüyor gözüyle de başka taraflara bakıyor. Bu duâya icabet olunur mu? buyururdu. Onun için namaz kılarken de tesbihatı yaparken de mânâsını düşünerek ve hakkını vererek yapmaya çalışmak gerekir.
Namazda huzur ve huşuyu yakalamak için en önemli unsur insanda namazı bir an evvel bitirme kaygısının olmamasıdır. Bu kaygı olduğu müddetçe namazı huzur ve huşu içinde kılma şansı yoktur. Mahmud Sâmî Ramazanoğlu (k.s.) hazretlerinin öğrettiği bir düstur vardı: Mesela bir yerede yemek hazırlandı ve orada bulunan kişininde karnı aç. Eğer akşam namazı gibi sıkışık zamanlı bir namaz değilse veya vaktin çıkmasına az bir süre kalmamış ise namaz kılarken insanın aklının yemekte kalmaması ve namazın huzur ve huşusunun bozulmaması için önce yemeği yemek daha uygundur. derdi. Netice itibari ile herhangi bir sebeple insan namazı bitirmek için kendisine zaman sınırı koymamalıdır.
Namaz kılarken Cenâb-ı Hakk’ın huzurunda olunduğu, Hz. Ali (r.a.)’ın ifade ettiği gibi hiç kimsenin yüklenemediği emaneti yüklemeye hazır olunduğu ve büyüklerin namazda huzur ve huşu için yaptığı tavsiyeler düşünülmelidir. Bu iş ise bir seferde başarılacak bir iş değildir, devamlı bu şekilde yapmayla başarılabilir.

Kendimi tam olarak namaza veremiyorum ne yapmam lazımyasemin

Huzur istiyorsan hayatına , kılmak için nefsinle mücadele etmelisin….
Çünkü huzur , Allahın huzurunda olmaktır …
Kendimi tam olarak namaza veremiyorum ne yapmam lazımMisafir Üye

Kendimi tam olarak namaza veremiyorum ne yapmaliyim
Kendimi tam olarak namaza veremiyorum ne yapmam lazımMisafir Üye

Bende de ayni sorun var ama bedenen değil kalben ve aklen aklim sürekli dagiliyo ya vesvese ile yada kendi nefsim ile aklima birsuru sey gelio namazda ne yapsam kafami nasıl dagitsam
Etiket

namaza kendimi veremiyorum, namaz kılarken kendimi veremiyorum, kendimi namaza veremiyorum

Yorum yapın

bold italic underline emoji left center right
😄😁 😜😎 😂😢 ❤️🔥 🎨💡 💯 👍👎 🖋️ 🌙🚀 🎵🎉