İslamda edep ve haya

İslamda edep ve hayaMisafir Üye

İslamda edep ve haya

islamda edep ve haya

Cevap: İslamda edep ve haya

İslamda edep ve hayaFetva Meclisi

Muhterem kardeşimiz.islamda edep ziyafete davet etmek anlamındaki "edb" veya zarif ve edepli olmak anlamındaki "edeb" masdarından isimdir. Sözlükte "davet, incelik ve kibarlık, iyi tutum ve davranış, takdir ve hayranlık" gibi anlamlara gelmektedir. Ebeb kelimesi veya türevleri Kur’an’da geçmez. Bir hadiste Kur’an’dan "Allah’ın edebi" diye söz edilmektedir (Dârimî, Fezâilü’l-Kur’ân, 1). Böylece edeb, hadis dilinde hayırlı ve yararlı bilgilerle davranış alışkanlıklarını ifade etmekte, Kur’an’da bu bilgi ve davranışları sergileyen ilahi edeb kaynağı anlamında kullanılmaktadır. Bir kavram olarak edeb bir toplumda örf, adet ve kural halini almış iyi ve faydalı tutum ve davranışlar veya bunları kazandıran bilgi anlamında kullanılmaktadır. Ayrıca Hz. Peygamber’in sünnetinde müekked ve zevaid sünnet dışında kalan davranışlar fıkıh literatüründe genel olarak edeb terimiyle ifade olunmuştur.

Haya ise sözlükte "utanma, çekinme, tövbe, vazgeçme" gibi anlamlara gelen haya, bir ahlak kavramı olarak, kınanma endişesiyle kurallara aykırı davranmaktan kaçınma ve bunu sağlayan duygu demektir. Kur’an’da haya kelimesinin türevleri üç yerde geçmektedir (Bakara, 2/26; Kasas, 28/25; Ahzâb, 33/53). Ayrıca A’raf sûresinin 26. ayetinde geçen "libâsü’t-takva" (takva elbisesi) sözü de hemen bütün müfessirlerce haya şeklinde yorumlanmıştır. Hz. Peygamber, "Haya bütünüyle hayırdır" (Müslim, İmân, 61; Müsned, V/426, 427) "Haya sadece iyilik getirir" (Buhârî, Edeb, 77; Müslim, İmân, 60). "Dört haslet Peygamberlerin sünnetindendir. Haya, güzel koku sürünmek, misvak kullanmak ve evlenmek" (Tirmizî, Nikâh, 1; Müsned, V/421), "Haya imandandır" (Buhârî, İmân, 16. Edeb, 77; Müslim, İmân, 57-59), "Her dinin bir ahlakı vardır; İslâm’ın ahlakı da hayadır" (İbn Mâce, Zühd, 17; Muvatta, Hüsnü’l-Hulk, 9) buyurmak suretiyle hayânın müslümanların en belirleyici ahlakî nitelikleri ve değer ölçüleri arasında bulunması gerektiğini ifade etmiştir. Ayrıca "Utanmıyorsan dilediğini yap" (Buhârî, Enbiyâ, 54; Edeb, 78; Ebû Dâvûd, Edeb, 6) hadisi de hayanın kötülüklerden alıkoymada ne denli güçlü bir duygu olduğunu ortaya koymaktadır. Kendisi, evinde edebiyle oturan bir genç kızdan daha hayâlı olan Peygamberimiz (a.s.) (Buhârî, Edeb, 73, 77; Müslim, Fezâil, 67), aynı fazilete sahip olmasından dolayı Hz. Osman’a özel bir değer vermiştir. Türkçe’de ar kelimesi genellikle hayanın eş anlamlısı olarak kullanılmaktadır.

İslamda edep ve hayaHoca
EDEP

Ziyafete davet etmek anlamındaki "edb" veya zarif ve edepli olmak anlamındaki "edeb" masdarından isimdir. Sözlükte "davet, incelik ve kibarlık, iyi tutum ve davranış, takdir ve hayranlık" gibi anlamlara gelmektedir. Ebeb kelimesi veya türevleri Kur’ân’da geçmez. Bir hadiste Kur’ân’dan "Allah’ın edebi" diye söz edilmektedir (Dârimî, Fezâilü’l-Kur’ân, 1). Böylece edeb, hadis dilinde hayırlı ve yararlı bilgilerle davranış alışkanlıklarını ifade etmekte, Kur’ân’da bu bilgi ve davranışları sergileyen ilâhî edeb kaynağı anlamında kullanılmaktadır. Bir kavram olarak edeb bir toplumda örf, âdet ve kural halini almış iyi ve faydalı tutum ve davranışlar veya bunları kazandıran bilgi anlamında kullanılmaktadır. Ayrıca Hz. Peygamber’in sünnetinde müekked ve zevâid sünnet dışında kalan davranışlar fıkıh literatüründe genel olarak edeb terimiyle ifade olunmuştur.

HAYÂ

Sözlükte "utanma, çekinme, tövbe, vazgeçme" gibi anlamlara gelen hayâ, bir ahlâk kavramı olarak, kınanma endişesiyle kurallara aykırı davranmaktan kaçınma ve bunu sağlayan duygu demektir. Kur’ân’da hayâ kelimesinin türevleri üç yerde geçmektedir (Bakara, 2/26; Kasas, 28/25; Ahzâb, 33/53). Ayrıca A’râf sûresinin 26. âyetinde geçen "libâsü’t-takvâ" (takva elbisesi) sözü de hemen bütün müfessirlerce hayâ şeklinde yorumlanmıştır. Hz. Peygamber, "Hayâ bütünüyle hayırdır" (Müslim, İmân, 61; Müsned, V/426, 427) "Hayâ sadece iyilik getirir" (Buhârî, Edeb, 77; Müslim, İmân, 60). "Dört haslet Peygamberlerin sünnetindendir. Hayâ, güzel koku sürünmek, misvak kullanmak ve evlenmek" (Tirmizî, Nikâh, 1; Müsned, V/421), "Hayâ imândandır" (Buhârî, İmân, 16. Edeb, 77; Müslim, İmân, 57-59), "Her dinin bir ahlâkı vardır; İslâm’ın ahlâkı da hayâdır" (İbn Mâce, Zühd, 17; Muvatta, Hüsnü’l-Hulk, 9) buyurmak suretiyle hayânın müslümanların en belirleyici ahlâkî nitelikleri ve değer ölçüleri arasında bulunması gerektiğini ifade etmiştir. Ayrıca "Utanmıyorsan dilediğini yap" (Buhârî, Enbiyâ, 54; Edeb, 78; Ebû Dâvûd, Edeb, 6) hadisi de hayânın kötülüklerden alıkoymada ne denli güçlü bir duygu olduğunu ortaya koymaktadır. Kendisi, evinde edebiyle oturan bir genç kızdan daha hayâlı olan Peygamberimiz (a.s.) (Buhârî, Edeb, 73, 77; Müslim, Fezâil, 67), aynı fazilete sahip olmasından dolayı Hz. Osman’a özel bir değer vermiştir. Türkçe’de ar kelimesi genellikle hayânın eş anlamlısı olarak kullanılmaktadır.

Etiket

islamda edep ve haya, edep ve haya

Yorum yapın

bold italic underline emoji left center right
😄😁 😜😎 😂😢 ❤️🔥 🎨💡 💯 👍👎 🖋️ 🌙🚀 🎵🎉