Allah Resulü (a.s.) şöyle buyurdu: Adem ile Musa münakaşa ettiler. Musa Ey Adem! Sen bizim babamızsın. Sen bizi mahrumiyete düşürdün ve Cennetten çıkarttın! dedi. Adem de ona: Sen, Allah’ın kelamı ile seçip mümtaz kıldığı ve eliyle yazdığı Musa’sın Öyle iken sen, Allah’ın beni yaratmasından kırk sene evvel üzerime takdir buyurduğu bir işten dolayı mı beni kınıyorsun? dedi. Bunun üzerine Peygamber: “Böylece Adem, Musa’ya galip geldi. Adem, Musa’ya galip geldi,” buyurdu.
Sahih-i Müslim’deki hadis numarası: 4793
Kardeşim inkar edilemeyecek bir hadistir. detaylı bilgi almak istiyorsan
buraya bak derim kardeşim
Alıntı
Ruhlar alemi olabilir kardeşim. daha Dünyaya gelmeden Allah bizim neler yapacagımızı herşeyi biliyor. orada o kastedilmiştir. Adem Aleyhisselam da yaratılmadan Allah neler yapacagını cennetten o meyveyi yiyecegini biliyordu. onun için söylenmiştir o 40 yıl sözü
Alıntı
Adem(A.S.)’da Musa(A.S.)’ma galip gelmiş….
NEFS’i SAFİYE makamında biri, diğerine galip gelmiş. Hemde neler tartışmışlar neler….????
Birde YUSUF (A.S.)’mdan kıssa verelim o halde. Bu tartişma sahihmi değilmi anlayabilmek için….
Alıntı
O NEFS’ini temize çıkarmaz….. Çünkü O İSLAM’ın İLKİ’dir. Tüm Peygamberler (A.S.)’da İSLAM’ın İLKİ’dirler….. Kendi Kavm’leri üzere İSLAM’ın İLKİ’dirler.
Çünkü RAB’bi’nin KORUMA ALTINA aldığı kişi hariç, Kendisinden MEDET UMANLAR hariç, Kendisinden YARDIM BEKLEYENLER hariç…..
NEFS aşırı derecede KÖTÜLÜĞÜ EMREDER…..
Şüphesiz Rab’bim çok bağışlayan, çok merhamet edendir…..
Asla bir Peygamber (A.S.) NEFS’ini temize çıkarmaya çalışmaz, Galip gelmek bir gibi bir düşünce içerisinde asla olmaz. Çünkü temize çıkarmaya çalıştığı, O’nun için hayr’ı değil, Şer’ri uygun görendir. Yani NEFS’idir.
Hülasa Adem Aleyhisselam ve Musa Aleyhisselam’ın tartıştıklarıda KÜLLİYEN YALAN’dır. Peygamber Efendimiz (S.A.V.)’e atfedildiğinden dolayıdır ki; KÜLLİYEN İFTİRA’dır.
Birincisi, bu haber (Mu’tezile’nin iddia ettiği gibi Adem kelimesi mansub okunduğunda ve Musa galebe çaldığında) Musa’nın
Adem’i küçük günahla zemmini gerektirir. Bu da Musa’nın cehaletini intaç eder ki bu caiz değildir.
İkincisi, Hz. Musa’nın babasına (Adem) ağır söz söylemesi uygun değildir.
Üçüncüsü, Musa’nın, yaratıkların bahtsız olmasının ve cennetten çıkarılmasının Adem’in yüzünden olmayıp bilakis Allah tarafından olduğunu bilmesidir.
Dördüncüsü, bu durumda Adem hüccet olmayan bir şeyle ihticac etmiştir. Çünkü bu hüccet olsaydı, Firavun, Haman ve sair kafirler de onunla ihticac ederlerdi.Bu batıl olunca,bu hüccet de fasit olur.
Beşincisi, biz doğru olmadığını beyan etmekle beraber, Hz.Peygamber getirdiği hüccet konusunda Adem’i onaylamıştır.
Bu sabit olunca, had’isi şu üç anlamdan birisine hamletmek gerekir:
İlki,
Hz.Peygamber bu ribyeti Allah’tan veya kendi nefsinden değil, Yahudilerden rivayet etmiştir. Rasul bu hikayeyi zikretmiştir, ancak ravi Hz.Peygamber’in huzuruna! girdiği zaman Yahudilerden naklettiğine dair olan sözüne yetişmemiştir Dolayısıyla HZ.Peygamber’in onu Yahudilerden değil de kendi nefsinden zikrettiğini zannetmiştir.
İkincisi,
“hacce Adern” deki Adem mansub olarak okunur. Bu durumda anlam “Musa galebe çaldı” olur ve buna göre Adem’in getirdiği şey hüccet olmadığı gibi bir özür de kabul edilmez.
üçüncüsü,
kabul edilen bir yorumdur: Münazaradan murad, ne masiyetten dolayı zemmetmek ne de Allah’ın ilmi ile ondan özür beyan etmektir. Bilakis Musa cennetten çıkmasına sebep olan bu zellenin sebebini sormuştur.
Adem de ona: “benim cennetten çıkmam bu zelle sebebiyle değildir. Bilakis cennetten yeryüzüne gönderilmemin sebebi Allah’ın beni yeryüzüne halife olarak tayin etmesidir.” cevabını vermiştir.
Yukarıdaki yazı alıntıdır.
Bu hadis çeşitli ekollerin kader anlayışlarını birbirlerine kabul ettirmek için kullandıkları bir hadistir.Ehli sünnetin bu hadis üzerine yaptığı tenkitlerden sonra en önemli tenkid dördüncü tenkittir.Burada Adem peygamberin yaptığına delil olmayacak birşeyi delil olarak sunduğu belirtilmektedir.Bu sunduğu şeyin delil olmamasının sebebi de firavun,haman gibi diğer kafirlerinde yaptıkları kötülükler ve günahlara karşılık aynı delili sunarak yaptıkları kötülük ve günahlara bu günahlardan kurtulurlardı.Yani her günah işleyen yaptığının Allah’ın kaderi olduğunu kendisinin bu kader sebebiyle mecburen bu günahları işlediğini ve bir kabahatinin olmadığını söyleyerek cezadan kurtulabilirdi.Oysa ki insan günahlarından sorumludur.
İnsanın kendi sorumluluğunu Allah’a bağlayan kader anlayışı insandaki sorumluluk mükellefiyetini kaldırır.Böyle bir kader anlayışı Kuran’da yoktur.
daha sizler buhari de takmıyorsunuz müslimide takmıyorsunuz şaşılacak bir şey . site yönetimindeki mum hocamızda bunu farklı farklı kaynaklardan getirmiştir. kader konusunu anlamıyorsunuz gelmişsiniz hadisi şerifi eleştiriyorsunuz.
Az gidin Musa Aleyhisselam ı bir araştırın. Nasıl bir sinirli heybetli kişiliğe sahip olduğuna bakın. yav Kur’an da sabit Harun Aleyhisselamın sakalından tutup çekip kızmıyor mu. Oda abisi olmuyormu. kendisi gibi aynı zamanda Peygamberlik yapan abisine daha beterini yapıyor. Adem ALeyhisselamı neden sorgulaması size göre ilginç oluyor. Hızır ALeyhisselam kıssasına bakın. oradada Allah ondan ilim alınmasını istedigi halde her defasında karşı gelmiyormu hızır aleyhisselama. bunda sizler cahillikmi anlıyorsunuz. Abisine karşı katı davranmasınıda mı cahillik sanıyorsunuz.
Kur’anı ezbere bilsem daha size ne ayetler getiririm . Mutezile falan filan onları katmayın ne alakası var mutezilenin fikri ile . Kaynak ehli sünnettir ve sağlamdır.
Alıntı
Hammadun’u tanırmıyız…..
Elhamdulillah, Hammadunu yakınen tanırız…. O derece ki; yasaklandığı anda ELHAMDULİLLAH Nick’i alacak kadar yakin tanırız.
Hülasa HAMMADUN, Peygamberi’ne(S.A.V.)’ atılan iftiranın önüne geçmek adına, ŞAHSI MANEVİ’sini HEBA ve HİBE etmiş, şu andada HAK bildiği yolda HÜKÜM almıştır. YÜKÜMLÜ olduğu hususda da HÜKÜMLÜDÜR. O, O’na ceza değil mükafattır.
ELHAMDULİLLAH, eğer bu HÜKÜM ile tehdit ediliyor ise, bu HÜKME boyun eğmesini bilecek ve asla NEFS’ini temize çıkaracak bir çaba içerisindede olmayacaktır.
Her yönetim tarzı ve şekli ŞERİAT’ı gerektirdiğinden, site yönetimi her an ŞERİAT’ı işletip bizi MEN EDEBİLİR bu hususda. Biz İnşaAllah yüzümüzü ekşitmez, BOYNUMUZU UZATIRIZ zira HAK BİLDİĞİMİZ yolda taviz vermek nasıl bizim şiarımızdan değilse, HAK BİLDİĞİNİ işletmekte MUMSEMA’nın takdirinin gereğidir. Bu sitenin huzur ve selameti kendi üzerlerine bir vazife olarak almış kardeşlerimizin, bu hususda takdirleri HAK’tır. Biz HAK BİLİNEN takdire HAK’tandır diye BOYUN EĞMESİNİ bilecek, kat’i surette TEHDİTLERE BOYUN EĞMEYECEĞİZ…..
HAMMADUN hadis’leri inkar etmekten şu an cezalıdır. O şu an ceza gibi görünen bir halde mükafatlandırılmaktadır da belki bizler bunun şuurunda değilizdir.
ELHAMDULİLLAH’da hadis’leri inkar etmekten cezalandırılırsa. O’da ceza gibi görünen bir halde mükafatlandırılacaklar arasında olurda belki bizler bunun şuurunda olmayız.
Allah ve Rasul’ü(S.A.V.) söylemediği halde, Allah ve Resulu(S.A.V.) böyle söylemiştir demek hiçbir mahluk’un haddi değildir. Dahi bizim haddimiz hiç değildir.
Alıntı
daha sizler buhari de takmıyorsunuz müslimide takmıyorsunuz şaşılacak bir şey . site yönetimindeki mum hocamızda bunu farklı farklı kaynaklardan getirmiştir. kader konusunu anlamıyorsunuz gelmişsiniz hadisi şerifi eleştiriyorsunuz.
Az gidin Musa Aleyhisselam ı bir araştırın. Nasıl bir sinirli heybetli kişiliğe sahip olduğuna bakın. yav Kur’an da sabit Harun Aleyhisselamın sakalından tutup çekip kızmıyor mu. Oda abisi olmuyormu. kendisi gibi aynı zamanda Peygamberlik yapan abisine daha beterini yapıyor. Adem ALeyhisselamı neden sorgulaması size göre ilginç oluyor. Hızır ALeyhisselam kıssasına bakın. oradada Allah ondan ilim alınmasını istedigi halde her defasında karşı gelmiyormu hızır aleyhisselama. bunda sizler cahillikmi anlıyorsunuz. Abisine karşı katı davranmasınıda mı cahillik sanıyorsunuz.
Kur’anı ezbere bilsem daha size ne ayetler getiririm . Mutezile falan filan onları katmayın ne alakası var mutezilenin fikri ile . Kaynak ehli sünnettir ve sağlamdır.
Site yönetimindeki arkadaşlar bu yazıyı yazan kişiyi forumda yazılan yazıları okumadan anlamadan,her konuyu ajite ederek kavga çıkartacak şekilde yazılar yazdığı için sizlere şikayet ediyorum.
Alıntı yaparak yayınladığım yazımın başındaki açıklamaya verdiği cevaptan bu kişinin en iyi niyetli ifade ile yazdıklarımıza okumadan yanlış ve tahrik edici cevaplar verdiğini görüyoruz.Ya da bu kişi bilerek forumu sabote etmek amacıyla böyle cevaplar vermektedir.Lütfen aşşağıda verdiğim örneği göz önünde bulundurarak bu şikayeti neden yaptığımı görün.
Alıntı
Alıntı
Lütfen bir de aşşağıdaki ifadelere bir bakın.İki büyük hadis alimini örnek verirken söylediklerine bakın.Bu nasıl bir sokak argosudur Allah aşkına siz söyleyin.Bir hadis tahlili yapılırken konuşma tavrımız bu mu olmalıdır.Bu ifadeler sizleri de rahatsız etmiyor mu?
Alıntı
Ehli Sünnet alimlerinin kader anlayışı sebebiyle bu hadisi tenkit ettiklerini Fahrettin Razi’nin ifadeleriyle belirttiğimiz halde verilen cevaba bir bakın.
Alıntı
Lütfen yönetimdeki arkadaşlar ve Mum Hoca yukarıdaki örneklere göre şikayetimle ilgilenirseniz memnun olurum.
ulasmıstır bıe….
Ve de eğer buharı,muslım.tırmızı gıbı alımler bence tartısılmaz…oylece kabul edın….
Alıntı
bu iftirayı buharimi atıyor. bu iftirayı müslim mi atıyor , bu iftirayı tirmizimi atıyor. daha sayayımmı kimlere iftira attıgını.
Bakalım senin onlara attıgın iftira ne olacak.
Ben ne zamandır biliyordum yazılarından kim oldugunu ama işte yanılma payımda olur diye açıklayamadım. en sonunda belli oldu. elhamdulillah , sen bu sitede bidatcıların inkar ettiği çok şeyi inkar etmedigini biliyorum. ama hadisler konusundada kendi çabanla karar vermeyi seviyorsun. Rasulullah(SAllahu aleyhi ve sellem) ‘e iftira atmaktan korkuyorsun bu hadisi kabul etmekle. Ama kabul etmemekle iftira attığını hiç düşünmüyorsun.
gelelim çelebiler sana.
Alıntı
Alıntı yaparak yayınladığım yazımın başındaki açıklamaya verdiği cevaptan bu kişinin en iyi niyetli ifade ile yazdıklarımıza okumadan yanlış ve tahrik edici cevaplar verdiğini görüyoruz.Ya da bu kişi bilerek forumu sabote etmek amacıyla böyle cevaplar vermektedir.Lütfen aşşağıda verdiğim örneği göz önünde bulundurarak bu şikayeti neden yaptığımı görün
site yönetimi keşke şu yazılanları bir görse. Ah keşke bakalım kime ceza verir. Zaten yönetimde bu konuyu açmış başlık halinde onlarında görüşleri benimkinden farklı degil.
Ama sizler aklınıza ermeyen bir hadis gördügünüz zaman hemen UYDURMA diyorsunuz. Kusura bakmayın Biz bu siteye sizi Vali etmeyiz. Yani bu site başı boş değil. Hadis görürsünüz susmayı bilmezsiniz. buhari deriz bana ne buhariden açıkça biz ondan daha alimiz dersiniz.
Gelelim Fahrettin Razi (Rahimehullah) ya. Müfessirlerin baş imamıdır. başımızın tacıdır. ehli sünnetin kalesidir. ben şimdi bu yazılarına kaynak istiyorum. Özellikle bakacam.
Alıntı
.
getir kaynak bana. bakalım bu yazılar gerçekten Fahrur razinin mi. tefsiri kebirde Hangi ayetin tefsirinde kullanmıştır veya nerde kullanmıştır. Birde ben gerçek kaynagından bakayım.
Alıntı
Baksınlar aramızda hakem olsunlar. sen her hadis inkar ettiginde aksini söyledigim için beni Yönetime şikayet eden birisin.
bende seni şikayet ediyorum. her konumuzada baksınlar bakalım fessatlık fitnelik kimden kaynaklanıyor.
İLGİLİ HADİS
2134- Ebû Hüreyre (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.), buyurdular ki: Adem ve Musa karşılıklı münakaşa ettiler. Musa dedi ki: Ey Adem, Allah; seni eliyle yaratıp, sana ruhundan üfürüp, can verdi. (Sen de Cennet’te yasak meyveden yemek sûretiyle) insanların Cennet’ten çıkarılmalarına sebep oldun. Adem de dedi ki: Sen de Allah’ın konuşmak için seçtiği Musa’sın, gökleri ve yeri yaratmadan önce Allah’ın benim hakkımda yazdığı bir işi işledim diye beni niçin kınıyorsun? Rasûlullah (s.a.v.), böylece Adem, Musa’ya sağlam delilli konuşmasıyla galip geldi buyurdu. (Müslim, Kader: 2; İbn Mâce: Mukaddime: 10)
Tirmizî: Bu konuda Ömer ve Cündüp’den de hadis rivâyet edilmiştir. Bu hadis bu şekliyle Süleyman et Teymî’nin, A’meş’den rivâyeti olarak bu şekliyle hasen sahih garibtir.
A’meş’in bazı arkadaşları A’meş’den, Ebû Salih’den ve Ebû Hüreyre’den bu hadisin bir benzerini aktarmışlardır. Bir kısım kimselerde A’meş’den, Ebû Salih’den, Ebû Saîd’den diyerek rivâyet ettiler. Aynı hadis değişik bir şekilde Ebû Hüreyre’den yine rivâyet edilmiştir.
hz adem
Hz musa ve hz adem münakaşası
sevgili kardeşlerim, geçenlerde bir yerde gördüm hz adem ile musa (as) Allah cc katında tartışma yapmış ve hz adem galip gelmiş…bu konuda net bilgi nedir. esas sormak istrediğim ise orada Hz adem tevratta kendisinin doğmadan 40 yıl önce yazılmış kaderi olduğundan bahsediyor… bu 40 yıl nedir? 40 yıldan kasıt nedir yani?
Cevap: Hz musa ve hz adem münakaşası