Alıntı
ve aleykumusselam.
Çarşaftan vazgeçip başka yine bol pardesü giymek günah değildir.
Ama islamda ibadet/taat/takva konusunda hep ileri gitmek geriye dönmemek tavsiye edilmiştir.
Çarşaf, kadın giyimi konusunda takvanın en üst derecesidir.
Üst dereceden bir aşağı inmek pek güzel bir durum değildir.
Alıntı
Çarşaf giymenin duası olmaz.
Alıntı
Bu durum sadece çarşaflıya özel değil bütün müslüman kadınlar için geçerlidir.
Alıntı
Aileniz çarşafa karşı oldukları sürece giymeyin önce eşinizi ikna edin sonra giyin.
Çünkü eşinize itaat farz, çarşaf giymek ise takvadır.
—
Çarşaf giyen biri hemşire olarak çalışabilir mi ? Tesettürlü bir bayanın tesettüre uymayan formayla çalışması caiz midir ?
Tıp alanı müslümanlar için çok önemli bir alandır lakin hemşirelik veya doktorlukta olsa müslüman kadın önceliklerini korumalıdır. Hemşirelerin bugün giydikleri formaları İslami açıdan tesettürü sağlamıyor maalesef.
yani geniş giyersem çıkardığım için günahkar olurmuyum…
Allah tesettürü emretmiş ve dinimiz bu tesettürün sınırlarını belirlemiştir. Belli bir elbise ismi emredilmemiştir. Farz olan bu sınırlara uyulmasıdır. Elbette çarşaf çok güzel bir bir şekilde tesettürü sağlar. Eğer şartlarını korursan başka bir elbise giymen günah olmaz.
Aleykum selam. Allah’ın farz kıldığı tesettüre uyulmasıdır. Tesettürün sınırlarına uymak şartıyla bu giyim çarşaf, ferace veya pardösü olabilir. Elbette çarşaf en güzel örtünme şeklidir. Çıkarırsan başına musibetler gelir demek doğru değildir. Ama tesettürü korumayan günaha girer ve haram işler buda sorun olarak vebal olarak yeterlidir.
Aleykum selam hanım kardeşim. Bu konuda kesinlikle eksik bilgilerden veya yanlış bilgileri okumaktan kaynaklandığından emin olabilirsin. Kadın ve erkek hakları iyice tefsir ve kaynak kitaplarımızdan araştırıldığında aslında kadının bir koruma altına alındığını ve bir çok alanda erkekten çok daha fazla haklara sahip olduğu görülecektir. Cennette ikram edilecek nimetlerde ne kadın nede erkeğe bir haksızlık edilmeyecektir. Hurileri görerek belkide trilyonlarca nimeti görmemek eksikliktir. Aile içerisinde erkek çalışmak zorundadır, evini, eşini ve evlatlarını korumak ve kollamak zorundadır. Askere gitmek ve dini ile vatanını korumak zorunda olan erkektir. Kadının şahitliği eksik sayılmasından dolayı değil, kadının çok daha duygusal olması ile kadının önemli olaylar karşısında daha güçlü olması ve ezilmesinin önüne geçmek içindir. Elbette bütün sordukların ayrı ayrı ve delilleri ile incelenebilir ve açıklanabilir. Bunu güvenilir kaynaklardan bakmanı tavsiye ederim. İnsanların hata ve yanlışlarını sakın dine yükleyerek bu hataya düşme. Baba, eş ve çevredeki olumsuz olabilecek örnekleri sakın İslam ile bağdaştırma. Sen aklınla ve iradenle dinini gerçekten samimiyet ve ihlas ile araştır. Sana Nurettin Yıldız hocamızın sohbetlerini dinlemeni ve takip etmeni tavsiye ederim. Sanırım aklındaki bütün bu soruların cevapların çok güzel bir şekilde bulabileceksin. Allah’a sana hakikati göstermesi için yani onun rızasına uygun olan ilmi öğrenmek için dua et. Allah’a emanet ol.
– Kuran meali sana asla yeterli bir bilge vermez çünkü ordaki ayetler çeviri olarak yazılmıştır. Halbuki bu ayetlerin iniş sebebi ve hakkındaki hadislerle iyi bir şekilde anlaşılmalıdır. Kadın ve erkek ilişkileri ile kadınlarla ilgili konuları önce araştır ve delilleri ile öğrenmen gerekir.
– Aleykum selam. Babanın evladına karşı sorumluluğu özellikle ergenliğe girene kadardır. Eğer sözünü dinlerse ömür boyunca ona sürekli doğruyu anlatmak ve yanlışlardan sakındırmak yinede görevidir. Ama artık babasını dinlemeyecek olursa artık vebal o kimseye ait olur.
En doğru ve en mükemmel örtünme çarşaf ile mümkündür. Bizim dediğimiz ise dinimizin bu emri bir isim ile emretmediğidir ve örtünmenin sınırlarını belirlediğini söylemektir. Allah rızası dışında bir şeyi tavsiye etmekten muhafaza eylesin.
Allah senden razı olsun.
Sürekli bunu düşünmeye başladım. Ben çarşafı şerifimi giyeli iki ay olucak. 3-4 aydir düşnuyordum eşimde istiyordu giymemi bende çok hevesliydim. Severekte giyiyorum çarşafımı Rabbim ölene dek hakkıyla taşımayı nasip etsin insAllahh.. Soruma geliyim mesela eve misafir geldiğinde kuzen enişte falan evin içinde zorlaniyorum biraz hizmet ederken zor oluyor . Evde çarşafım yerine bol yarasa kollu ferace giyip üzerine de siyah başörtüsü örtsem günaha girermiyim.?çarşafımı çıkarmış gibi olurmuyum? Birine de sorum çarşaflıydı evde giyebilirmiyim acaba diye oda ferace giyeceksen çarşaf niye giydin dedi ?? çok seviyorum çarşafımı Rabbim ayırmasın.. Allah Razı olsun
Selamun aleykum kardeşim Rabbim daim etsin bu şerefi bizlere bende çarşaflıyım. Bence çıkarmamalısın çarşafını etrafimızdakilere bakarsak ohoo yanariz biz. Boşver sen onları Allah için giyiniyoruz. Hem ne alakaymıs ki öfkeli olmakla çarşafın iki si ayrı şeyler. Lakin çarşafa yakışmamız lazım hakkını vermemiz lazım . Daha uysal olmamız lazım her şeye rağmen. Doğru yoldasın inşaAllah çıkartma şeytani güldürme kardeşim.. Allah’a emanet ol..
Selamun Aleyküm ben 3 haftadir çarşaf giyiniyrum yapamiyrm çıkarmak istiyrum ama esimde sarlıklı cübbeli çarşaf giymemi çok istiyor onu kirmak inciltmek istemiyorum ama giyinmekte istemiyrum esimede soyliyemiyorum bana bir akıl verirmsnz
Aleykum selam. Çarşaf giyinmek tesettürün en mükemmel şekilde uygulamasıdır. İslam, tesettürün ne şekilde olması gerektiğini ve sınırlarını belirlemiş ama ismini vermemiştir. Bu çarşafla da uygulanabileceği gibi ferace ile de uygulanabilir. Ama sizlere tavsiyem elbette çarşaftan geri adım atmamak ve sabırlı olmaktır. Eşin çarşaf giyinmeni istemiyorsa onu iyilikle ikna etmelisin.
– Zorla güzellik olmaz ama günah değildir, aksine kocanıza itaat ederseniz ecrini alırsınız.
İslam, örtünmenin sınırlarını belirlemiştir. Çarşaf ise en mükemmel örtünme şeklidir diyebiliriz. Ancak İslam çarşaf diyerek farz kılmamıştır. Bol, vücut hatlarını belli etmeyecek ve dikkat çekmeyecek bir şekilde olması şartıyla giyilen elbise farklı olabilir. Namaz nasıl bir ibadet ise, Allah yolunda cihat etmek nasıl değerli ise bir müslüman hanım içinde örtünmek aynen ona benzer.
Hayırlı günler. Tesettüre girmenin adabı feracede de çarşafta da aynıdır. Eğer uygun olmayan bir şekilde balkona yada dışarıya çıkacaksan bu her zaman haramdır. Esas önemli olan Allah’ın razı olacağı şekilde bir tesettüre bürünmektir.
İslam için aslolan tesettürdür. Çarşaf yalnızca yerel bir tercihtir. Tesettürün sınırları bellidir. Ayrıca yüzü kapatmak İslam toplumunun güvenliği açısından tehlikelidir.
Sahabe döneminde çarşaf kadınlar için geçerli bir giyisi olmadığı gibi kadınlar camii içinde erkeklerin arka bölümünde yer alır ve doğrudan İmam ile bazen karşılıklı konuşmaya girer, soru sorarlardı. Bunların en meşhuru Hz. Ömer ile Kureyşli kadındır. Üstelik bu kadının camii içinde çarşaf giymediği hadiste çok açık bellidir.
Bir gün Halife Ömer radıyAllahu anh hutbede, Dikkatli olun, kadınların mehirlerini artırmayın. dedi. Bunun üzerine yanakları esmer kırmızısı bir kadın, hemen söze karıştı ve şöyle dedi: Bu, senin görüşün mü; yoksa Peygamber sallAllahu aleyhi ve sellem’den mi duydun? Biz, Allah Teâlâ’nın kitabında senin söylediğinin aksini buluyoruz. Allah Teâlâ, şöyle buyuruyor: Eğer bir kadını boşayıp yerine başka bir kadını almak istiyorsanız, ilkine kantar yükü altın vermiş de olsanız hiçbir parçasını geri almayın. (Nisâ, 4/20) Ömer (ra), bir ara şaşkınlaştı ve şöyle dedi: Herkes Ömer’den daha anlayışlı; evlerindeki kadınlar bile…
Dikkat edilirse burada Hz. Ömer: “Kadın! ne işin var burada, bir de kadın halinle konuşuyorsun demiyor, ya ne diyor: “Herkes Ömer’den daha anlayışlı; evlerindeki kadınlar bile…”
Efendimiz kadınların camiye gelmelerini isterdi. Ümmü Atıyye’den şu rivayetler nakledilmektedir: Rasûlüllah (s.a.v.), evlenmemiş genç kızlara, adetli kadınlara varıncaya kadar, bizlerin bayramları namazgâha gelmemizi isterdi. Kadınlar erkeklerin arka tarafında durur, onların tekbir getirmelerine uyup tekbir getirir, onlarla birlikte dua edip bayram gününün bereketini ve o günde günahlardan arınmayı umut ederlerdi. ( Buharî, Îdeyn 12.), (Ancak) adetli kadınlar namazgâhtan uzak durur, sadece cemaat tarafından yapılan duaya katılırlardı… ( Buharî, Îdeyn 15; Tirmizî, Cuma 32).
Kadına çarşafı dayatmak, O’nu camilerden uzaklaştırmak, aslında çocuklarınızı yetiştiren kadınının sosyalleşmesini engellemektir. bu şekilde yetişen kadınlar hem kendi psikolojik yapıları itibarıyla hem de topluma uyum sağlayan çocuklar yetiştirememeleri itibarıyla büyük zafiyetler yaşarlar.
Kadınlar sabah, akşam ve yatsıyı içine alan karanlıktaki vakit namazlarına gittikleri gibi vakit dışında bazen eşlerinden izin alarak gece namazı kılmak için de camiye giderlerdi. Gece namazlarını camide kılmak isteyen kadınlara izin verilmesini ve onlara bu konuda herhangi bir engel çıkartılmamasını isteyen Hz. Peygamber, hanımlara izin vermek istemeyenleri şu sözleriyle uyarmıştır: Geceleyin mescide gidip ibadet etmek için kadınlarınız sizden izin istediklerinde kendilerine izin verin. (Buharî, Ezan 162).
tessettür demek sadece kafayı örtmek değil. bedeninde hatları belli olmayacak şekilde kapamaktır. günümüzde bu elbise şeklinin adı çarşaf ve feracedir. kimse tunik ile tesettüre girdiğini zannetmesin.
Alıntı
tessettür demek sadece kafayı örtmek değil. bedeninde hatları belli olmayacak şekilde kapamaktır. günümüzde bu elbise şeklinin adı çarşaf ve feracedir. kimse tunik ile tesettüre girdiğini zannetmesin.
Alıntı
Dikkat edilirse burada Hz. Ömer: “Kadın! ne işin var burada, bir de kadın halinle konuşuyorsun demiyor, ya ne diyor: “Herkes Ömer’den daha anlayışlı; evlerindeki kadınlar bile…” .
Eğer kadının yüzü kapalı olsaydı hadiste: “yanakları esmer kırmızısı kadın” diye tarif edilmezdi. Hadisin devamında kadının camiide oluşu konusunda veya giyimi konusunda Hz. Ömer’in bir itirazını bilmiyoruz. Kaldı ki, tesettür ayetinin inişinden önce kadınlara tesettür öneren Hz. Ömer’dir. Böylesine tesettür hassasiyeti olan Hz. Ömer’in kadının giyimi ve camiide oluşuna itirazı olması gerekirdi. Bu da tesettür giyimi sayanların argümanını boşa çıkarmaktadır.
Lütfen yukarıdaki açıklamayı okuyarak delil sununuz, sizin yorumunuz delil değildir. Dinimizde delil kaynakları bellidir, Kur’an, sahih sünnet ve akabinde bu iki kaynağa dayalı olarak kıyas ve icmadır. Diğer tali deliller ise mezhep usullerine göre değişir. Sizin mezhebinizin Hanifi olduğunu varsayarak buna göre delil getirmenizi tavsiye ederim. Yukarıda kullandığım deliller sahihtir. Sizin de varsa deliliniz sunun.
Selametle.
Alıntı
Kıymetli kardeşim, eğer dikkat edersen ben bir konuda hem delilli cevap veriyorum hem de cevap verenden delil istiyorum. Bunun iki sebebi var;
1- Müslümanlar taklitçilikten kurtulma yoluna girsin,
2- Delil istemek suretiyle; cevap vereni de “acaba yanlış cevap veriyor muyum” diye kendi kendini gözden geçirmesini sağlasın. Çünkü burada din adına cevap veriyorsak delilsiz konuşamayız.
Çarşaf meselesine gelince; Türkiye’de yüzü açıkta bırakan çarşaf olduğu gibi, Mahmud Efendi cemaatinde görüldüğü üzere yüzü örten çarşaf da vardır. Dolayısıyla burayı yalnız sizler okumadığınız için, okuyan herkes en geniş anlamda faydalansın diye bu şekilde yazdım.
Sizden de ricam, çarşaf hangi ayet, hangi hadiste takva olarak gösteriliyor bunu göstermenizdir. Çünkü bildiğim kadarıyla ayet ve hadislerde çarşaf diye bir giyisi önerilmiyor. Alimlerin çoğu yukarıdaki çizgilere uygun giyimin tesettürü tamamlayacağını söylüyorlar. Ayrıca farz olan “tesettür”dür, ” Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve müʼminlerin hanımlarına söyle, (bir ihtiyaç için dışarı çıktıkları zaman) cilbablarına bürünsünler. Onların (iffetli kadınlar olarak) tanınması ve incitilmemesi için en elverişli olan budur… (el-Ahzâb, 59)” çarşaf ise bu tesettürü sağlayan giyisilerden bir tanesidir. Yani, isteyen çarşafı giyerek takvalı olduğu gibi, çarşaf giymeyip başka çeşit tesettür biçimini tercih eden de takvalı olur. Tesettür ise, vücut hatlarını belli etmeyen, şeffaf olmayan her türlü elbisedir. Zorunlu açıkta kalan yerler ise bileklere kadar eller, ayaklar ve yüzdür, vesselam…
Rabbim her birimize tesettürü hakkıyla yerine getirmeyi nasip eylesin…
Kabul etti giydim ve daha bir ay olmadı ki bu sefer kaynanam kayınbabam tepki gösterdiler çıkar sakla sonra giyersin dediler. Ben ise çıkarmak istemiyorum eşim aynı zamanda bir cemaate bağlı hoca ve onların cemaatinde de pek çarşaf yok.
Eşim ilk başta kabul etmesine rağmen şimdi beni desteklemiyor ve aksine çıkarmam konusunda da mantıklı benim inkar etmeyeceğim şeyler söylüyor onun dediklerini de kabul ediyorum ama çarşaftan vazgeçmek istemiyorum. Ne yapmalıyım?
Tesettürünüz iyi ise yani bol geniş ve sade giyiniyorsanız çarşaf şart değil. Carsaf güzel ama bunun için kocanızı kırmayın.
Aile bozulacağına bol giyinin, sade giyinin yeterlidir. Size tavsiyem kocanızla ilk bu ikna etmeye çalışın, ikna olursa, giymeye devam edin, ikna olmazsa….
Alıntı
Aile bozulacağına haram giyin demek yani ?
bunca meşakkete rağmen Allah sizden razı olsun çarçaf giydiğiniz için. kararınızın arkasında durun. eşin cemaate gidiyor ama ilimden bir haber.
hem cemaate gidicek hemde Allahın hükmüne karşı gelecek. pes doğrusu. demekki o cemaatin ona bir faydası yok zararı var.
çarçafı inkar etmek Allah tealanın hükmüne karşı gelmektir eşinize aynen söyleyin. çünkü bu Allahın emridir.
şimdi şöyle bol böyle bol demek ne demek onuda anlamıyorum. sonuçta bu tesettürü sağlayan çarçaftır.
maksat tesettüre girmek mi yoksa sözde kapandım diyip kimseyi rahatsız etmemek mi ? birileri kapandığında üstünde islam emaresi görmüyorsa kapanmış sayılmayız. tunik ile kendini tesettürlü zanneden bacılar, sizin giydiğiniz tesettür değil. giyinmiş çıplaklar diyor rasulullah efendimiz böyle giyinenler için.
bayan tunikli eşarp o biçim altında dar pantalon e birazda topuk. bu kendini kapalı zannediyor.
kayınbabanlarada şunu sor; sonra giyersin demek ne demek size açıklasın. yarın yaşayacağına dair kimden ahit aldıkta ilerde yaparız sözünü söyleyebiliyoruz.
yarın öldüğünde kabirde tek başına hesap vereceksin unutma. kabirde münker nekire “ya kayınbabam bana kırıldı küstüde ondan şey yapamadım, eee giremedim tesettüre” mi diyeceksiniz.
Maide 54; Yâ eyyuhâllezîne âmenû men yertedde minkum an dînihî fe sevfe ye’tîllâhu bir kavmin yuhıbbuhum ve yuhıbbûnehû ezilletin alâl mu’minîne eizzetin alâl kâfirîn(kâfirîne), yucâhidûne fî sebîlillâhi ve lâ yehâfûne levmete lâim(lâimin) zâlike fadlullâhi yu’tîhi men yeşâu vallâhu vâsiun alîm(alîmun).
Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, (bilin ki) Allah onların yerine öyle bir topluluk getirir ki, Allah onları sever, onlar da Allah’ı severler. Onlar mü’minlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı güçlü ve onurludurlar. Allah yolunda cihad ederler. (Bu yolda) hiçbir kınayıcının kınamasından da korkmazlar. İşte bu, Allah’ın bir lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.
Allahın emri için hiçbir kınayıcının kınamasından korkma bacım. tesettürüne sarıl, hayatına geçir, varsın sana Allahın emrine uyduğun için laf etsinler.
Sen Allahın boyasıyla boyan inş. hasbunAllah ve ni’mel vekil.
1- vücut hatlarının belli olmaması
2- Vücudun zorunlu sınırları hariç (bilekten ayak ve el/yüz) kapanmasıdır.
3- Şeffaf olup vücudu göstermemesidir.
Bunun dışında dilediğiniz rengi, dilediğiniz modeli tercih edebilirsiniz.
Çarşaf kesinlikle kişiyi daha müslüman yapmaz. Kişi temel sınırlara dikkat etmesi ve ahlaklı olması esastır.
Benim saydığım bu sınırlar Allah ve Rasulün’den öğrendiğim sınırlar;
1- vücut hatlarının belli olmaması
2- Vücudun zorunlu sınırları hariç (bilekten ayak ve el/yüz) kapanmasıdır.
3- Şeffaf olup vücudu göstermemesidir.
Bunlardır, dolayısıyla Allah ve Rasulünden daha iyi bilmediğime onların yerine de yasak koyamayacağımı düşünüyorum.
Ama bunun dışında bir bilginiz varsa paylaşırsanız istifade etmiş oluruz. Selametle kalın…
Azhab suresindeki cilbab kelimesi ile de tesettürün çarşaf gibi olması gerektiği söyleniyor.
Kaynak: [URL]https://islamqa.info/tr/11774
Celâbib kelimesi Cilbâb kelimesinin çoğuludur.
Kamus’da Cilbâb;
a- Gömlek,
b- Kadınlara mahsus bir çeşit geniş elbise, çardan küçüktür ve Türkçede üstlük diye de tabir edilir.
c- Bazılarına göre çar ki bizim memleketimizde ferace karşılığıdır.
d- Bazı lügatçilere göre kadın baş örtüsü manalarına gelir.
Buna göre Kur’an-ı Kerim’de geçen Celâbib kelimesinin örtünme gayesini temine elverişli herhangi bir dış elbise olarak kabul edilmesi uygun olacaktır. Bunlarla birlikte çarşaf en iyi dış elbise olarak kabul edilebilir. Ama çarşaf giymeyip de başka elbiselerle örtünen kadınlar da Allah’ın emrini yerine getirmiş olurlar.
Çarşaf ve benzerleri dışında kalan manto vs. gibi kadın dış giyimleri için de Ne kadar bol olursa olsun Yahudi ve Hristiyanların modası olduğu için örtü sayılmaz denmektedir. Hâlbuki İslam’da belli bir model elbise yoktur. Örtünmeye elverişli olduktan sonra Hristiyan modası da olsa tesettüre kâfi gelir. Ancak İslam geleneğine göre giyinmek elbette daha güzel olur.
Ayrıca günümüz, güvenlik ve istihbari tehlike gereği kadının kimliği bilinmesi açısından yüzünün açık olması elzemdir.
Netice olarak İslam’da belli bir elbise modeli yoktur. Önemli olan kadının, dinimizin emirlerine uygun bir şekilde örtünmesidir.
çarşaf giymenin hükmü, çarşaf giyip çıkarmak, carsafi cikarmak gunahmi
Çarşaf giyen bir kadın çarşaf giymekten vaz geçerse günaha girermi?
selamın aleyküm rkadaşlar.benim abimin karısı çarşaflı abim cübbeli takkeli.ama karısı çarşafı çıkarmak istiyor ve taşıyamadığını söylüyor bunun günahı nedir diyor.(dua ile giymemiş). çünkü çarşafı giyenler eşinden,eşinin babasından,ve kendi kardeşlerinden başka bir erkeğe çıkmaması gerek ama o yapamıyor böyle giymek dahada günahtır diyor ve çıkaracak bunun günahını merak ediyor.selam dua ile.
Cevap: Çarşaf giyen bir kadın çarşaf giymekten vaz geçerse günaha girermi?