Şimdi sen içinden müslümanım diyen birine inanmasan onun inandığı Rabbi yok saymış olursun yani kendi Rabbini anladın mı?Çünkü adam müslümanım diyor ve sen ona inanmıyorsun…Böyle bir şey yok.
“Herhangi bir kimse, din kardeşine “Ey kafir!” derse, bu tekfir sebebiyle ikisinden biri muhakkak küfre döner. Eğer o kimse dediği gibi ise ne ala. Aksi takdirde sözü kendi aleyhine döner.” (Müslim, 1/319)
NUREDDİN YILDIZ’a sorulan soru
SORU: Selamunaleyküm hocam, bugüne kadar bir müslümana kâfir demenin yani tekfir etmenin küfür olduğunu bilirdim. Müslimde yer alan bir çok hadisi şerifin bu yönde olduğunu okumuştum. Fakat Müslümana kafir demek ile ilgili soruda Müslüman’a kâfir demek ağır bir günahtır. Belki bu sözün sahibi küfre düşmüş olmaz ama büyük bir vebale gireceği ortadadır. demişsiniz. Bu cevap kafamı karıştırdı. Sizi sorgulamak için değil bilgilerimi netleştirmek varsa yanlış bildiğimi düzeltmek için bu konuyu açıklamanızı rica ediyorum. Müslüman olan birine kâfir demek küfür müdür değil midir? Küfürse neden, değilse neden?
CEVAP: Selamünaleyküm. ‘Yüzde yüz Müslüman’a’, ‘yüzde yüz kâfir’ demenin küfür olacağı doğrudur. Fakat bu ‘yüzde yüz’ rakamını her iki cephe için de oluşturmanın kolay olmayacağını hesaba katınca ‘kâfir diyene kâfir demenin’ de bir risk taşıdığı görülür. Allah’a emanet olun.
Ayrıca arkadaşın söylediği de doğru onunkine yanlış demedim ki?
Olabilir gelebilir bu düşünceler ama sen işi inanç boyutuna taşımıssın geldiği gibi kalsa vesvese olur.Arkadaş roman mı yazsın cevap olarak yani.
@@@Şimdi birkaç delil ile yazayım bari kardeşim.
Önce ayetlerden bir delil getireyim;
2/BAKARA-284: Allahındır hep göklerdeki ve yerdeki, siz nefislerinizdekini açsanız da gizlesiniz de Allah onunla sizi hisaba çeker sonra dilediğine mağfiret eyler dilediğine de azab, ve Allah her şey’e kâdirdir.
(Elmalılı Hamdi Yazır)
2/BAKARA-284:…….siz nefislerinizdekini açsanız da gizlesiniz de Allah onunla sizi hisaba çeker……
Kardeşim ayetin tefsirini de okuyabilirsin uzun diye yapıştırmadım.Zira okumak isteyen netten yazar okur.Ama Elmalılı Hamdi Yazır tefsirini oku önce.
Gene hadisten başka arkadaşın biri delil getirmiş zaten ve daha çok delil var…işte biri daha;
Aşağıda ki bağlantıya tıkla oku kardeşim.
-İnsanlar hakkında ne de kolay hüküm veriyoruz ;
-Peygamber Efendimizin Açıp da kalbine mi baktın ? uyarısına aldırmaksızın….
Yani bu zikir esnasında bu takıntı olursa kendimi zikre veremem diye soruyor olman kelime-i tevhidin ne demek olduğunu idrak edemeyişini gösteriyor kardeşim.
Şimdi sen sormazsında ben söylüyeyim ölüm anında peygamberimiz dil ile ne diyordu Refîk-i a’la’ ama peygamberimizin kalbi zaten hep Allah aşkı,zikir-sevgi-muhabbet-bağlılık-kelime-i tevhid halindeydi.yani kardeşim demek istediğim bu zikri ve manasını kalbine indir bir şey olmaz.
Böyle takıntı yapacaksan bu tür kitaplar okumaman daha iyi.Allah’ı seviyorsan,emir ve yasaklarını gözetiyorsan vs. Allah senin canının kafir olarak çıkmasını ister mi hiç kardeşim.istemez tabi.korkma..!ölümünden önce O halleder.bırak kendini Allah’a hiç bişe olmaz.
Geçen aylarda adamın biri ile adamın biri dediğimde öz kardeşim ikna etmeye çalışıyorum da adam acaip bir şartlanmış ikna olacak gibi değil Allah cennete cehenneme gidecekleri biliyor neden insanları yarattı,neden şunu yapacaz neden bunu yapmayacaz acaip acaip konuşuyor.İnanmıyorum dedi konuyu kapattı üstelemedim.Geçen gün ramazan ramazan rakı içiyor o esnada ezan okunuyor hoca nefes almak için durduğunda o bir yudum çekiyor hoca okumaya başladığında içmeyi kesiyor.Sanki bir itikatlı havalarında.”Ulen sen ne kafir adamsın zındık” dedim.Oda sen bana kafir diyemezsin ben itikatlı biriyim içki içiyorum günahı bana ama sen bana kafir diyerek direk kafir oldun dedi.Gerçi haklı yanlarıda var ilim olmadan konuşmak son derece yanlış bişey bir dahada buna benzer hiçbi yorum yapmayacam
İlla yüzüne kafir diyecen diye bir şey yok az peygamberimizi örnek alın peygamberimiz yolda yürürken;putu eline almış yanından geçen kafirlere ya da konuştuğu kafirlere tuüü kafir-melun mu diyordu.cahillik etme..!
Verdiğin bilgiler için teşekkür ederim.Evet,dediğin gibi benim durumumda olan biri böyle kitaplar okumamalı… Veya okursa da çok dikkatli bir şekilde,hatta bir hocanın gözetimi altında okumalı… Çünkü ister istemez olumsuz etkileniyorum.Aynen, Allah hiç bir mümin kulunun kafir olarak ölmesini tabi ki.Yapmamız gereken; Allah’ın Kur’an’da emrettiği gibi havf ve reca arasında olmak…
Bu arada bazı dini sitelerde, çıkılan kapıdan geri girilmesi gerektiği yazıyordu.Yani kafir olan birinin o küfrüne tövbe etmeden Kelime-i Tevhid veya Kelime-i Şehadet getirse de müslüman olmayacağı yazıyordu yanlış anlamadıysam.Doğru mudur bu bilgi? Bir de ilk cümlede demişsin ya;imandan şüphe etmek diye… İman esasları konusunda şüphem yok Hamdolsun (Gerçi ara sıra o konularda da vesvese gelmiyor değil.) Ama benim şüphelerimi biliyorsun, Elfaz-ı küfür üzerine… Ve bir buçuk sene önce bazen öyle bir hal alıyordu ki bu durum; attığım her bir adımda,söylediğim her bir harfte “bu yaptığım işte küfür mü var,acaba küfre mi girdim?” diye düşünür olmuştum.Ve ben eğer küfre girdimse yaptığım hiç bir ibadet kabul olmaz bilgisini düşündükçe içim içimi kemiriyordu.Ayrıca elfaz-ı küfür ile ilgili kitaplarda ve sitelerde birbirlerinden farklı bilgilerin yazdığı da oluyor.Kimisi küfre girmenin kolay olduğunu söylerken,kimisi de küfre girmenin zor olduğunu ve bunun için özel bir niyet ve eylem gerektiğini söylüyordu.Birbirine zıt iki bilgi;şimdi ben hangisine inanayım?
Ayrıca yazında ki alt paragrafta değindiğin kısım ile ilgili hadis varken fazla söze gerek yok gibi;
İmanınızı ‘Lâ ilâhe illAllah’ sözü ile tecdit ediniz ve yenileyiniz. . (Müsned ,II/359; et-Terğib ve’t- Terhib, II/415)
Peygamber Efendimizin mübarek torunları Hasan ile Hüseyin, câmi avlusunda durmuş; şadırvandan abdest alan yaşlıca bir adamı seyrediyorlardı. Hasan bir ara kardeşi Hüseyin`e:
– Bak dedi, dirseklerini iyice yıkamadı.
– Evet görüyorum, bazı yerler kuru kalıyor.
– Bunu ona söylemeliyiz, abdest sırasında yıkanması farz olan yerlerde iğne ucu kadar kuru bir yer kalsa abdest olmaz, abdest olmayınca tabiî namaz da olmaz.
-Ama nasıl söyleyeceğiz? İşte bak, ayaklarında da aynı ihmali yaptı. Parmak aralarını ovuşturmadı, suyu topuklarına değdirmedi bile. Haydi gidip kendisine söyleyelim. Hüseyin:
– Bir dakika, diye kardeşini durdurdu. O bizden çok yaşlı. Söylersek utanabilir. Yahut çocuk olduğumuz için bizi dinlemeyebilir. Onu kırmadan yanlışını anlatmanın bir yolunu bulmalıyız. Birden aklına geldi:
– Tamam, dedi sevinçle; buldum! Adama yaklaştı. Saygı dolu bir sesle:
– Efendim, dedi, sizden bir ricamız var.
– Söyleyin bakalım çocuklar.
– Biz henüz çocuk sayılırız. Şuradan abdest alırken başımızda dursanız da yanlışlarımızı söyleseniz. Adam memnun memnun güldü:
– Tabiî, dedi. Başlayın bakalım. İki kardeş abdest almaya başladılar. Adam dikkatle bakıyor, bir yanlış bulmaya çalışıyor, ama bulamıyordu. Kendi abdestini düşündü. Hasan ile Hüseyin gibi dikkat göstermediğini anladı. Abdestleri bitince saçlarını okşadı:
– Yanlış sizde değil çocuklar bende, dedi. Kusurlu benim. Yanlışımı yüzüme vurmadan bu kadar nazikçe düzelttiğiniz için çok teşekkür ederim. Artık ben de sizler gibi abdest alacağım. İşte başlıyorum. Yeniden suyun başına çöktü ve bir güzel abdest aldı. Demek ki, bir şeyin doğrusunu bilmek yeterli değildir. O doğruyu başkalarını kırmadan, darıltmadan anlatabilmek de lâzımdır. Peygamber Efendimizin torunları Hasan ile Hüseyin gibi… (Ahmed Şahin, Kıssalardan Hisseler)
Sorularla İslamiyet
“Bir adam din kardeşine, ey kâfir derse, bu söz ikisinden birine döner. Eğer böyle denilen kişi söylenildiği gibi ise söz doğrudur; yerini bulmuş olur. Aksi takdirde bu söz söyleyene geri döner.”
Buhârî, Edeb 73; Müslim, Îmân 111. Ayrıca bk. Tirmizî, Îmân 16
2 ve birdahaki sefer böyle bir durum olursa o başkası birine nasıl cevap vermeli yani cevap vermek istemiyorsa ve içinden yani agzı kapalıyken ben onun dediğini kabul etmiyorum estağfirullah dese yeterli olurmu ? Acil cevaplarmısınız?
1 Birisi evden kaçtı diyelim ve biri hocaya gidip baktıralım dediyse ve o hoca mesela buraya gitmiş, buraya kaçmış dediyse ve başkası buna inandıysa bu günahmıdır? Dindenmi çıkar ve nasıl tövbe etmelidir?
2 hocanın GEÇMİŞTE neler olmuş diye anlatıysa (mesela biri geçmişte ne yaptı veya büyü yaptıysa nasıl yaptı gibi şeyler söylediyse veya başka şeyler) ve sen inandıysan bu günahmıdır,şirkmidir,küfürmüdür? Ve nasıl tövbe etmeli?
LÜTFEN CEVAP VERİN.
1- Bir müslümana kafir demek çok tehlikelidir. Buna susması razı olduğu anlamına gelmez. Elbette susmamalıdır ama bu onu kafir yapmaz.
2- Öyle bir şeyle karşılaşırsa ona tepkini göstermelidir ve uyarmalıdır. Aynı şekilde ona kafir demesin ama onu ciddi bir şekilde azarlasın.
__
1- Böyle şeyler günahtır, inanmamak lazım. Bu küfre sokmaz ama tövbe etmelidir. Tövbe, o şeyden pişman olmak ve tekrar etmemektir.
2- Geçmişten haber veren kimseye inanmak şirk değildir. Ama bu insanlara inanamamak ve muhatap olmamak gerekir.
Allahu ekber, Müslümana kafir demek, Birine kafir yada musluman demek
Bir müslümana kafir demek
Selamün aleyküm hocam bir insan kendi kendine de olsa birisi için kafir olduğunun imasında bulunsa,kafir olduğunu kabul etse ama o kişinin yüzüne söylemese ve o kafir olduğunu düşündüğü kişi aslında müminse,onun kafir olduğunu düşünen kişi dinden çıkar mı?
Cevap: Bir müslümana kafir demek