Sure, "zariyaf’a yemin edilerek başlaması dolayasıyla bu adı almıştır. "Zariyat", toprağı ve üzerindeki şeyleri dağıtan ve oradan oraya sürükleyen rüzgâr demektir. Rüzgâra yemin edilmesi onun tehlikesine ve Allah’ın ordularından biri olduğuna delâlet eder.
Surenin Muhtevası:
Diğer Mekkî surelerde olduğu gibi bu surenin de konusu, akide ve iman esasları olan Allah’ın birliği, peygamberlik ve öldükten sonra dirilme inancının yerleştirilmesi ve bunların tam zıddı olan şirkin, peygamberliği kabul etmemenin ve ahireti inkârın ortadan kaldırılmasıdır.
Bu sure, kâinatta meydana gelen dikkat çekici olaylardan dördünü zikrederek, öldükten sonra dirilmenin ve ahiretin mutlaka olacağının delillerini beyan ederek başlamıştır: Bunlar her şeyi sürükleyebilen rüzgâr, yağmur yüklü bulutlar, denizlerde ve büyük nehirlerde kolayca akıp giden gemiler ve Allah’ın kulları için takdir ettiği rızıkları, yağmurları taksim edip mahlûkatın işlerini tanzim eden meleklerdir. Sonra bir taraftan Mekke kâfirlerinin ve Kur’an’ı, ahireti ve cehennemi inkâr eden diğer kâfirlerin hallerini ve bunların cehennemde görecekleri şiddetli azabı zikrederken, diğer taraftan da müttakilerin, müminlerin hallerini ve onlar için ahirette hazırlanmış olan cennetleri ve nimetlerini zikretmiş, böylece insan ibret . için bu terğib ve terhibi (müjdeleyen ve korkutan bu halleri) bir arada görsün ve aralarındaki farkı anlasın amacı güdülmüştür.
Bu asıl gayeyi teyid için ayetler; yerde, gökte ve bizzat insanda var olup vahdaniyyeti ve ilâhî kudreti gösteren ve kulların rızkını garanti eden dellilere işaret etmiş ve İbrahim, Lût, Musa, Ad, Semud ve Nuh kavimleri gibi peygamberlerine inanmadıkları için sonunda helak olup gitmiş önceki kavimlerin haberlerini nakletmiştir. Önceki peygamberlerin kavimleri ile aralarında geçen bu kıssalardan söz edilmesi Hz. Peygamberin kavminden gördüğü eza ve sıkıntılar karşısında ona bir teselli vermek içindir.
Sonra sure tekrar göklerin nasıl yükseltildiğini, yerin nasıl serildiğini, insan ve hayvan soyunun devamı için onların çift yaratıldığını zikretmiştir. Bunun ardından dünyaya fazla önem verilmemesinden, dünyanın aldatıcı-lığından kurtulup Allah’a yönelinmesinden, Allah’a şirk koşulmamasmdan bahsetmiş, devamlı surette peygamberleri yalanlamanın sonuçlarını zikretmiş, Hz. Peygamber (s.a.)’e kavminden müşrik olanlarını terkedip kendilerine nasihatin fayda vereceği müminlere nasihatta bulunmasını emretmiştir.
Ve sure, insanların ve cinlerin yaratılmasındaki gayeyi beyan ederek son bulmaktadır ki o da Allah’ı tanımak, O’na kulluk etmek ve ibadeti sırf O’nun rızası için yapmaktır. Ayrıca Allah’ın yaratılan her canlının rızkına kefil olunduğunu bildirmiş, kendi kendilerine zulmeden müşriklere ve kâfirlere kıyamet gününde şiddetli bir azap tehdidinde bulunmuş ve bu dünyada da onlara, peygamberleri yalanlayanlara verilmiş olan azabın bir benzerinin gelebileceği tehdidinde bulunmuştur zariyat suresi hakkında bilgi, Zariyat , Zariyat suresi
ZÂRİYAT SURESİ Hakkında Bilgi
zariyat suresi ile ilgili bilgi
ZARİYAT SURESİ
Surenin İsmi:
Sure, "zariyaf’a yemin edilerek başlaması dolayasıyla bu adı almıştır. "Zariyat", toprağı ve üzerindeki şeyleri dağıtan ve oradan oraya sürükleyen rüzgâr demektir. Rüzgâra yemin edilmesi onun tehlikesine ve Allah’ın ordularından biri olduğuna delâlet eder.
Surenin Muhtevası:
Diğer Mekkî surelerde olduğu gibi bu surenin de konusu, akide ve iman esasları olan Allah’ın birliği, peygamberlik ve öldükten sonra dirilme inancının yerleştirilmesi ve bunların tam zıddı olan şirkin, peygamberliği kabul etmemenin ve ahireti inkârın ortadan kaldırılmasıdır.
Bu sure, kâinatta meydana gelen dikkat çekici olaylardan dördünü zikrederek, öldükten sonra dirilmenin ve ahiretin mutlaka olacağının delillerini beyan ederek başlamıştır: Bunlar her şeyi sürükleyebilen rüzgâr, yağmur yüklü bulutlar, denizlerde ve büyük nehirlerde kolayca akıp giden gemiler ve Allah’ın kulları için takdir ettiği rızıkları, yağmurları taksim edip mahlûkatın işlerini tanzim eden meleklerdir. Sonra bir taraftan Mekke kâfirlerinin ve Kur’an’ı, ahireti ve cehennemi inkâr eden diğer kâfirlerin hallerini ve bunların cehennemde görecekleri şiddetli azabı zikrederken, diğer taraftan da müttakilerin, müminlerin hallerini ve onlar için ahirette hazırlanmış olan cennetleri ve nimetlerini zikretmiş, böylece insan ibret . için bu terğib ve terhibi (müjdeleyen ve korkutan bu halleri) bir arada görsün ve aralarındaki farkı anlasın amacı güdülmüştür.
Bu asıl gayeyi teyid için ayetler; yerde, gökte ve bizzat insanda var olup vahdaniyyeti ve ilâhî kudreti gösteren ve kulların rızkını garanti eden dellilere işaret etmiş ve İbrahim, Lût, Musa, Ad, Semud ve Nuh kavimleri gibi peygamberlerine inanmadıkları için sonunda helak olup gitmiş önceki kavimlerin haberlerini nakletmiştir. Önceki peygamberlerin kavimleri ile aralarında geçen bu kıssalardan söz edilmesi Hz. Peygamberin kavminden gördüğü eza ve sıkıntılar karşısında ona bir teselli vermek içindir.
Sonra sure tekrar göklerin nasıl yükseltildiğini, yerin nasıl serildiğini, insan ve hayvan soyunun devamı için onların çift yaratıldığını zikretmiştir. Bunun ardından dünyaya fazla önem verilmemesinden, dünyanın aldatıcı-lığından kurtulup Allah’a yönelinmesinden, Allah’a şirk koşulmamasmdan bahsetmiş, devamlı surette peygamberleri yalanlamanın sonuçlarını zikretmiş, Hz. Peygamber (s.a.)’e kavminden müşrik olanlarını terkedip kendilerine nasihatin fayda vereceği müminlere nasihatta bulunmasını emretmiştir.
Ve sure, insanların ve cinlerin yaratılmasındaki gayeyi beyan ederek son bulmaktadır ki o da Allah’ı tanımak, O’na kulluk etmek ve ibadeti sırf O’nun rızası için yapmaktır. Ayrıca Allah’ın yaratılan her canlının rızkına kefil olunduğunu bildirmiş, kendi kendilerine zulmeden müşriklere ve kâfirlere kıyamet gününde şiddetli bir azap tehdidinde bulunmuş ve bu dünyada da onlara, peygamberleri yalanlayanlara verilmiş olan azabın bir benzerinin gelebileceği tehdidinde bulunmuştur
zariyat suresi hakkında bilgi, Zariyat , Zariyat suresi