Gavs kelimesi lugatta yardım etmek, imdada yetişmek manalarına gelmektedir. Tasavvuf terimi olarak ise gavs, zamanın en büyük velisine denir. Herhalde zorda kalana biiznillah yardım ettiği için ona bu isim verilmiştir. En doğruyu Allah bilir.
Gavslar tanınabilir mi?
Ehli indinde gavsların bazı alametleri mevcut olup bu alametler vasıtasıyla tanınması mümkündür. Fakat hakikatı bilen ancak Allah’tır (cc). Bu sebeple insanlar bir hüküm verirken ihtiyatlı olmalıdır.
Gavsları zamanın evliyaları tesbit eder, müritler değil. Maalesef günümüzde çoğu müritleri, kendi şeyhine gavs, mehdi gibi yakıştırmalar yapma çabasında görüyoruz. Oysa kimse kendi müritlerinin iddiasıyla bu makamı elde edemez. Yoksa herkes kendi şeyhini gavs ilan eder ve fitne zuhur eder. Sonunda tarikatın vakar ve heybeti kalmaz.
Bir veliye gavs diyebilmek için zamanın meşayih-i kiramı bu konuda fikir birliği etmeli dir. Gavs-ı Geylani, Gavs-ı Hizani ve Gavs-ı Kasrevi hz. hakkında bu ittifak mevcuttu.
Gavs-ı Kasrevi (Seyyid Abdülhakim Hüseyni) Hz’nin bir müridi o zamanki başka bir şeyhin teveccühüne katılmak istediğinde talimatı veren hoca onu teveccühe sokmak istememiş, sebebini sorduğunda ‘şeyhine gavs dediğini’ gerekçe göstermiş.
Sofi, teveccüh yapacak şeyh efendiye şikâyette bulunmuş ve şeyh efendi de hocaya şöyle demiş:
Onun şeyhine sadece o gavs demiyor. Ben de ona gavs diyorum. Teveccühe o girecek, ceza olarak sen girmeyeceksin. Ayrıca başka şeyhlerin müritleri yanında kendi şeyhini övmek veya bazı sıfatlar yakıştırmak da tarikat adabına aykırıdır. Başka müritlerin yanında şeyhinden gavs, kutup diye bahsetmek gibi.
BU MANTIKLA ONLARI ARACI KILIYORLARDI,OYSA HEPSİ ONLARIN ZANNETTİKLERİ BİR ŞEYDİ,GERÇEKTEN YARDIMCI OLACAK DEĞİLLERDİ.İŞİN İLGİNÇ TARAFI MÜŞRİKLER ALLAH’I HİÇBİR ZAMAN İNKAR ETMEDİLER,ALLAH BİRDİR DİYORLARDI AMA YARDIMCILARI DA VARDIR DİYORLARDI.BUNU TAVAFLARINDAN ANLIYORUZ(MÜŞRİKLER TAVAF EDER,ORUÇ TUTAR,KURBAN KESER,SÖZDE ZEKAT VERİRLERDİ)
TAVAFTA “ALLAH’IM SENİN ORTAĞIN YOKTUR,SADECE SENİN İZİN VERDİKLERİN HARİÇ” DERLER,ELLERİNİ ÇIRPARAK DÖNERLERDİ.İHRAMA DA GİRERLERDİ,ELBİSE ALAMAYAN YADA KİRALAYAMAYAN ÇIPLAK TAVAF EDERDİ.ASLINDA ÇOĞU İBADETİ YAPIYORLAR FAKAT HEPSİNE BİDATLER EKLEMİŞLERDİ.
DUANIN MANASINI UNUTMUŞ,SADECE ALLAH’A DUA EDİLMESİ GEREKTİĞİNİ ANLAMAK İSTEMİYORLARDI.HERHANGİ BİR ŞEYDEN YARDIM İSTENDİĞİNDE ONUN O GÜCE SAHİP OLDUĞUNU KABUL ETMİŞ OLACAĞIMIZDAN , İSTEDİĞMİZ ŞEY O GÜCE SAHİPSE (YANİ BENİM ŞU İŞİMİ HALLET,YAĞMUR YAĞDIR,BU DERTTEN KURTAR,MEDET EYLE,KURTAR GİBİ) ONU İLAH KABUL ETMİŞ OLUYORUZ.BU GÜCÜYLE ONU NE KADAR ALLAH’IN YAPTIKLARINDAN AZINI YAPABİLİR DESEK DE BU SEFER KÜÇÜK PAY SAHİBİ ORTAĞI EDERİZ.
MÜŞRİKLER BU YARDIM OLAYINI ISRARLA BİZ TAPMIYORUZ DİYEREK MASUMANE KILIFA SOKSADA,HRİSTİYANLAR VE YAHUDİLER GİBİ AYNI SÖZÜ KULLANIYORLARDI.OYSA BUNUN BÖYLE OLMADIĞINI AYETLER ZATEN ANLATIYOR.
“TEVBE 9/31. Onlar Allah’ı bırakıp hahamlarını, papazlarını ve Meryem oğlu Mesih’i rableri olarak kabul ettiler. Oysa tek Tanrı’dan başkasına kulluk etmemekle emrolunmuşlardı. Ondan başka tanrı yoktur. Allah, koştukları eşlerden münezzehtir.”
BU AYET OKUNUNCA HRİSTİYANLIKTAN MÜSLÜMANLIĞA GEÇMİŞ BİRİSİ OLAN -ADİY BİN HATEM- PEYGAMBERİMİZE “YA RESULULLAH BİZ ONLARA TAPMIYORDUK Kİ” DİYE İTİRAZ ETMİŞTİ,PEYGAMBERİMİZDE ONA PAPAZLARIN HÜKÜMLERİNİ UYGULAMIYORMUYDUNUZ DEYİNCE EVET DEMİŞTİ.PEYGAMBERİMİZDE İŞTE TAPMAK BUDUR DEMİŞTİ.YANİ KOYULAN HÜKÜMLER DİN İLE İLGİLİ İSE VE YAPILMASI GEREK DENİRSE
HÜKÜM OLUR VE İSLAMDA HÜKÜM SADECE ALLAH’INDIR.PAPAZLAR İSE VAFTİZ,GÜNAH ÇIKARMA GİBİ BİDATLER İCAT EDEREK YAPILMASI GEREKTİĞİNİ SÖYLÜYORDU..BUNLARDA DİNİ HÜKÜM OLDUĞU İÇİN DİNDE OLMAYAN İBADETLER ÇIKMIŞTI.YANİ PAPAZLAR DA İBADET EKLEYEREK ALLAH’A ORTAK KOŞUYORLARDI.HRİSTİYANLIĞIN ÖZÜNDE GÜNAH ÇIKARTMA OLMADIĞI İÇİN ASLINDA PAPAZ KÜÇÜK RAB ORTAKLIĞINA (ÇÜNKÜ SADECE ONLAR İLETİRDİ),GÜNAH ÇIKARTAN ŞİRKE DÜŞÜYORDU.
PEYGAMBERİMİZ MÜŞRİKLERE YARDIMI SADECE ALLAH’TAN İSTEYİN,BİDATLERİ BIRAKIN ,SEÇİM YAPIN,MÜSLÜMAN OLUN DEDİĞİNDE İŞİ MÜSLÜMANLARA EZİYET VE BİLDİĞİMİZ SAVAŞLARA KADAR GÖTÜRMÜŞLERDİ
BUGÜNKÜ GAVSLARIN DURUMU DA BUNA BENZİYOR,ALLAH KATINDA KÜÇÜK,MASUMANE ORTAKLIK İDDAASINDALAR.DÜŞÜNMEDEN HERŞEYE KOŞAN,DİNİNİ DAHA İYİ YAŞAMAK İSTEYEN,ÖZELLİKLE DE İBADETLERE YENİ BAŞLAMAK İSTEYENLERE TEVHİD İNANCINI ANLATMADAN
TÖVBE VERİYOR(SANKİ ALLAH EMRETMİŞ,KURANDA VARMIŞ YADA ALLAH SİZİ DUYAMAZ DER GİBİ HAŞA)RABITA YAP DİYOR.HATTA PEYGAMBERİMİZ İKİ ŞEY BIRAKMIŞTIR BİRİ KURAN DİĞERİ EHLİ BEYT DİYORLAR.EHLİBEYT YANİ KENDİLERİ,PEYGAMBER AİLESİ.
BUNLARA İNANAN MASUMLAR İSE 124 BİN KİŞİYE SÖYLENMİŞ OLAN VEDA HUTBESİNDEKİ ” REHBERİNİZ KURANDIR,HEPİNİZ ADEMİN ÇOCUKLARISINIZ,ACEMİN ARABA ÜSTÜNLÜĞÜ YOKTUR(SOY,IRK ÜSTÜNLÜĞÜ) ” SÖZÜNÜ ES GEÇİYORLAR YADA BİLMİYORLAR.
MEKKE FETH EDİLİNCE PEYGAMBERİMİZ PUTLARIN KIRILMASINI EMRETMİŞTİ .MÜŞRİKLER İSE ONLARA ZARAR VERİRSENİZ İNTİKAM ALIRLAR,BAŞINIZA BELA GELİR,ONLAR ALLAH KATINDA SEVİLİRLER DEMİŞLERDİ,BU KIRMA OLAYININ BİR ÇOK ÖRNEĞİ HADİSLERDE VARDIR.
GAVSLARIN ETRAFINDAKİLERDE AYNI TEHDİTLE SOFİLERİNİ KORKUTURLAR.
AYRICA UÇAN,KAÇAN MÜRŞİDİNİN UYURKEN BİR GECEDE KAÇ KERE SAĞA,SOLA DÖNDÜĞÜNÜ BİLDİKLERİNİ DE İDDİA EDERLER VE BUNA BENZER
BİR SÜRÜ ALLAH SIFATLARINI KENDİLERİNE EKLEMEKTEN KAÇINMAZLAR.MASUM SOFİLERDE ALLAH’IN SIFATLARINA ORTAĞIM DİYEN GAVSA BİZ TAPMIYORUZ Kİ DERLER.HEM BU KADAR İNSAN GİDİYOR PEŞLERİNDEN NASIL OLUR? DERLER.BUNUN CEVABI İSE ŞUDUR EN’AM SURESİ 116 VE,GAVSLAR UYANIKTIR,AKLI BIRAKTA GEL,BU İŞLER KALPLE ANLAŞILIR DERLER.YANİ MASTER ÜSTÜNE MASTER YAPMIŞ BİR PROFESÖR BİLE ORADADIR,ÇÜNKÜ ORDA AKIL,MUHAKEME,İDRAK YOK.AMA RABBİMİZİN KURAN’DA EN ÇOK GEÇEN KELİMELERİ “DÜŞÜNMEZMİSİNİZ,AKLETMEZMİSİZ” KELİMELERİDİR.YANİ ONLAR ALLAH’TAN DAHA İYİ Mİ BİLİYORLAR(HAŞA),YOKSA İŞLERİNE Mİ GELMİYOR?
PEKİ RABBİMİZ NE DİYOR ,DOSTLARI VARMIYMIŞ,ARACILAR VARMIYMIŞ?KIYAMETTE YARDIM EDECEKLER KİMMİŞ?
ZÜMER 3. Dikkat et, hâlis din yalnız Allah’ındır. O’nu bırakıp kendilerine bir takım dostlar edinenler: Onlara, bizi sadece Allah’a yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz, derler. Doğrusu Allah, ayrılığa düştükleri şeylerde aralarında hüküm verecektir. Şüphesiz Allah, yalancı ve inkârcı kimseyi doğru yola iletmez.
EN’AM 51.Rablerinin huzurunda toplanacaklarından korkanları onunla (Kur’an ile) uyar.Onlar için Rablerinden başka ne bir dost, ne de bir aracı vardır;belki sakınırlar.
ŞUARA 213. O halde sakın Allah ile beraber başka tanrıya kulluk edip yalvarma, sonra azap edilenlerden olursun!
ŞUARA 214. (Önce) en yakın akrabanı uyar
Ebû Hureyre’nin bildirdiğine göre Kabilenin en yakınlarını uyar (Şuara,214) ayeti inince Allah’ın elçisi şöyle bir konuşma yapmıştı: Ey Kureyş topluluğu!Kendinizi kurtarmaya bakın;Allah’ın yanında size bir faydam olmaz.Ey Abdumenaf oğulları!Allah’ın yanında size faydam olmaz. (Amcam)Abdulmuttalib oğlu Abbâs!Allah’ın yanında sana faydam olmaz(Halam)Safiyye!Allah’ın yanında sana faydam olmaz.Ey kızım Fatma!Benim malımdan dilediğini iste.Ama Allah’ın yanında sana faydam olmaz dedi Buhârî, Vesâyâ,11
ŞUARA 217. Sen O mutlak galip ve engin merhamet sahibine güvenip dayan.
TEVBE116Göklerin ve yerin mülkü yalnız Allah’ındır.O diriltir ve öldürür.Sizin için Allah’tan başka ne bir dost ne de bir yardımcı vardır.
HÛD 113. Zulmedenlere meyletmeyin; sonra size ateş dokunur (cehennemde yanarsınız). Sizin Allah’tan başka dostlarınız yoktur. Sonra (O’ndan da) yardım göremezsiniz!
İSRA 111. ÇOCUK EDİNMEYEN, HAKİMİYETTE ORTAĞI BULUNMAYAN, ACİZLİKTEN ÖTÜRÜ BİR DOSTA DA İHTİYACI OLMAYAN ALLAH’A HAMDEDERİM”de ve tekbir getirerek O’nun şanını yücelt!
BAKARA 107. bilmez misin, göklerin ve yerin mülkiyet ve hükümranlığı yalnızca Allah’ındır? Sizin için Allah’tan başka ne bir dost ne de bir yardımcı vardır.
A’RAF 3.Rabbinizden size indirilene (Kur’an’a) uyun.O’nu bırakıp da başka dostların peşlerinden gitmeyin.Ne kadar da az öğüt alıyorsunuz!
FATİHA 5.YALNIZ SANA KULLUK EDER ,YALNIZ SENDEN YARDIM DİLERİZ .
MAİDE 55. Sizin dostunuz (veliniz) ancak Allah’tır.
TARIK 9. Gizlenenlerin ortaya döküldüğü gün(AHİRET)
TARIK 10. O gün insan için ne bir güç ne de bir yardımcı vardır.
FÂTIR 2. Allah’ın insanlara verdiği rahmeti önleyebilecek yoktur. O’nun önlediğini de ardından salıverecek yoktur. O, güçlü’dür, Hakim’dir.
ŞÛRA 9.Demek onlar Allah’tan başka dostlar edindiler? Oysa dost, ancak Allah’tır. O, ölüleri diriltir. Her şeye Kadir’dir.
ALİ İMRAN160. Allah size yardım ederse, sizi yenecek yoktur; eğer sizi yardımsız bırakıverirse, O’ndan başka size yardım edecek kimdir? İnananlar yalnız Allah’a güvensinler.
ANKEBUT 61. Andolsun ki onlara: “Gökleri ve yeri yaratan, güneşi ve ayı buyruğu altında tutan kimdir?” diye sorsan, mutlaka, “Allah” derler(müşrikler). O halde nasıl (haktan) çevrilip döndürülüyorlar?
KEHF 26. De ki: “Onların ne kadar kaldıklarını en iyi Allah bilir. Göklerin ve yerin gaybı O’na aittir. O, ne mükemmel görendir! O ne mükemmel işitendir! İnsanların O’ndan başka dostu yoktur. O, hiç kimseyi hükümranlığa ortak kılmaz.”
EN’AM 14. De ki: Gökleri ve yeri yoktan var eden, yedirdiği halde yedirilmeyen Allah’tan başkasını mı dost edineceğim! De ki: Bana müslüman olanların ilki olmam emredildi ve sakın müşriklerden olma! (denildi)
EN’AM 81″Allah’a koştuğunuz ortaklardan nasıl korkarım? Oysa siz, Allah’ın hakkında size bir delil indirmediği bir şeyi O’na ortak koşmaktan korkmuyorsunuz. İki taraftan hangisine güvenmek daha gereklidir, bir bilseniz.”
AHKAF 28. Allah’tan başka kendilerine yakınlık sağlamak için tanrı edindikleri şeyler, kendilerine yardım etselerdi ya! Hayır, onları bırakıp gittiler. Bu onların yalanı ve uydurup durdukları şeydir.
BAKARA 257.Allah, inananların dostudur, onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. İnkâr edenlere gelince, onların dostları da tâğuttur, onları aydınlıktan alıp karanlığa götürür. İşte bunlar cehennemliklerdir. Onlar orada devamlı kalırlar.
ZÜMER38.Andolsun ki onlara(müşriklere):Gökleri ve yeri kim yarattı? diye sorsan, elbette “Allah’tır” derler. De ki: Öyleyse bana söyler misiniz? Allah bana bir zarar vermek isterse, Allah’ı bırakıp da taptıklarınız, O’nun verdiği zararı giderebilir mi? Yahut Allah, bana bir rahmet dilerse, onlar O’nun bu rahmetini önleyebilirler mi?De ki:Bana Allah yeter.Tevekkül edenler, ANCAK O’na güvenip dayanırlar.
ALİ İMRAN 3/150. Halbuki Mevlanız Allah’tır. O, yardımcıların en iyisidir.
BEYYİNE 98/5. Oysa onlar, doğruya yönelerek, dini YALNIZ Allah’a has kılarak O’na kulluk etmek, namazı kılmak ve zekatı vermekle emrolunmuşlardı. Dosdoğru olan din de budur.
FURKAN 58. Ölümsüz, diri olan Allah’a güven, O’nu överek tesbih et. Kullarının günahlarından haberdar olarak kendisi yeter.
ZÜHRUF 44. Doğrusu Kur’an, sana ve kavmine bir öğüttür. İleride ondan sorumlu tutulacaksınız.
FURKAN 30. Peygamber der ki: Ey Rabbim! Kavmim bu Kur’an’ı büsbütün terkettiler. ( NE KADAR ACI DEĞİLMİ?)
sabır ve dua ile.
benim güzel kardeşim yorumunuzu okudum 0nlar peygamberlerin mirasçılarıdır peygamberlerden aldıklarını eksiksiz insanlara söylerler peygamberler nasılki Allahdan aldıklarını bizlere aktardılar onlarda bize öyle aktarıyorlar cennete gönderecekler diye bir şey yok orada herkezin kendine göre bir derdi olacak fakat Allahın dostları sevgili kulları var olduğuna ben inanıyorum nazarları himmetleri vardır
Şu hoca, bu hoca değil. Şu şeyh, bu şeyh değil. Kendilerine KUR’AN’I VE SAHİH SÜNNETİ rehber edinen TÜM KARDEŞLERİME SELAM OLSUN…
Insanları KENDİLERINE “kul” etmek isteyenlere lanet olsun. …
Gavsçılar zor zamanlarda, Allah’ı değil, Gavsı çağırırlar imdada: “Yetiş ya Gavs” diye!
Sanki Gavs, bu isteyeni her yerden görürmüş, duyarmış gibi.. Sahi bizi her yerde görüp duyan Allah değil miydi sadece?? Hay Allah, yanlış mı öğretmişler eskiler bize, çünkü bakın Gavsı çağırınca Gavs da görüp duyuyor!
Bir an düşündüm de, bakın neler geldi aklıma:
Bu Gavsın bizden başka müritleri yok mu, ya onlar da aynı anda yardım isterseler?! Ama Gavs bu, Allah yetki vermiş ya, hepsine yetişir!! Allahın bu yetkiyi onlara verdiği hangi kitapta yazılı bulamadık ama.. Şeyhlerimiz söylüyorsa illa doğrudur.. Kur’an’da yazıyor mu mesela, bir baksak mı? Hani Müslümanız, o Kur’an’dan sorulacağız ya, bir okusak iyi olur aslında. Ama arapçasından başka da okunmaz ki Kur’an, mealden okursak sapıtırız, hep öyle söylendi ya bize.. (Yoksa hakkı görürüz diye mi korkuyorlar ki?! AA belki de hakkı görürüz diyediir, doğruuu.. Sofilerin “Sapıtmış” dedikleri kişiler, belki hakkı görüp, asıl bunlara “sapıtmış” diyenler olabilir)
Ya da tüm ümmetin, -sahih olduğu konusunda görüş birliği içinde olduğu- hadislerde Allahtan başkasından yardım istemek var mı? Bir de “iyya kena’budü ve iyya kenestain” derken acaba “sadece Allahtan yardım isteriz” demiyor muyduk?
Ama yok yok, bu düşünceler iyi değil; şeyhlerimiz bize HER ZAMAN DİNİ DOSDOĞRU ANLATIYORLAR, ASLA ŞÜPHE ETMEYİZ. HEM BİZE İLİM DE FARZ DEĞİL Kİ, ŞEYHİMİZ OKUSUN BİZE ANLATSIN YETER. BİZİ KANDIRACAK DEĞİLLER YA!!
Rahman ve Rahim Olan Allah’ın adıyla
“Ateşin içinde birbirleriyle tartışırlarken güçsüzler, büyüklük taslayanlara derler ki: Doğrusu biz, size uymuştuk. Şimdi ateşin bir parçasını olsun bizden savabilir misiniz?”
“Büyüklük taslayanlar: Doğrusu hepimiz, onun içindeyiz. Şüphesiz Allah kullar arasında hükmünü vermiştir, derler.”
“Ateşte olanlar, cehennemin bekçilerine derler ki: Rabbinize yalvarın da hiç değilse bir gün olsun azabımızı hafifletsin.”
“Onlar da derler ki: Size peygamberleriniz burhanlarla gelmemişler miydi? Evet, derler. Öyleyse kendiniz yalvarın, derler. Kafirlerin yalvarışı şüphesiz boşunadır.” Mu’min: 47-48-49-50
Not:
Belki birilerini düşünmeye sevk eder umuduyla böyle bir mesaj yazma gereği duydum. “Kur’an sadece arapçadan okunmalı, mealden okursanız sapıtırsınız” diye diye 30 yaşıma kadar Kur’an’dan ve Hakiki İslam’dan ayrı bıraktılar beni. Önde giden sapmışlara hakkım asla helal değildir. Saflığından ötürü bunlara kananlara ise Rabbim hidayet versin diyorum. Müslüman her konuda iyi niyetinden ötürü kandırılabilir belki ama DİNİMİZ bunlardan biri olamaz. Çünkü bu yaşadığımız din, hakiki din değilse varacağımız yer ateştir. Herkes kendini ateşten korusun.
Kısaca dini yaşayacak kadar ilim, sadece hocalara değil, herkese farzdır. Kişi aldatıcılardan ancak ilimle korunur çünkü.
Ama kurandan başka hadis aranmaz. Kurandan başka rivayet olan hadislerin sahihi olamaz. Kuran-ı Kerim’de yüce Allah c.c. açıkça beyan etmiştir. Hadisleri hayatından çıkaran ve Kuran-ı Kerim’e uyan insan dini yalnızca Allah’a c.c. has kılmış olur ve mezhep, tarikat, fıkıh vs gibi gereksiz zırvalıklardan kendini arındırmış olur.
Saygılarımla.
Fatiha 7.Ayet: Kendilerine lütuf ve ikramda bulunduğun kimselerin yolunu; gazaba uğramışların ve sapmışların yolunu değil!
diye bir ayet daha var Fatiha suresinde Allah’ın onlara ikramda bulunmadığıyla ilgili Allah’tan bir kanıtınız mı var?
Fecr 27-28-29-30 Ey huzura kavuşmuş insan! Sen O´ndan hoşnut, O da senden hoşnut olarak Rabbine dön. (Seçkin) kullarım arasına katıl ve cennetime gir!
böyle mi gireceksiniz cennete. Allah’a ibadet eden, Abid kullarına laf atarak mı? Allah onların arasına katıl diyor siz bir kaç meal buraya yazmakla iş mi yaptığınızı sanıyorsunuz, birde tefsirden okuyun attığınız ayetlerin açıklamasını.
Tekfir ve lanetin sonucu aynıdır. Söz atılana layık değilse sahibine yapışır. Bu işleri gidiniz ehlinden öğreniniz. Burada anlatmaya sayfalar yetmez.
“Hiçbir insana yakışmaz ki, Allah kendisine kitap, hüküm-hikmet ve peygamberlik versin de sonra o, insanlara Allah´ı bırakıp bana kullar olun desin. O ancak şöyle der: Öğrettiğiniz şu Kitap´a ve okuyup araştırdıklarınıza dayanarak benliklerini Allah´a adamış kullar/Rabbânîler olun!” 3-Âl-i İmran : 79
onlar sadece Allah bilmenizi ve vasıl olmanız için vesile olurlar.
“Ey iman edenler! Allah´ın buyruğuna ters düşmekten sakının; O´na varmaya vesîle arayın. O´nun yolunda gayret gösterin ki, kurtuluşa erebilesiniz.” 5-Maide : 35
Siz mi daha çok farzlara, sünnetlere ve müstehaplara uyuyorsunuz yoksa onlar mı? Helale, harama ve şüphelilere siz mi daha çok dikkat ediyorsunuz yoksa onlar mı? Onlar hayatlarını binlerce, milyonlarca insanın önünde yaşıyor. Sizin yanınızda iki kişi olsa sizi gözetleyen, günahlarınız sebebiyle suratlarınız kıpkırmızı olur. Hiç mi akıl erdiremiyorsunuz bunlara. Söz bitmez Allah hidayet eylesin. Cümlemize onlara karşı saygılı olmayı nasip eylesin.
hz Muhammed s.a.v
Asıl menzil neymiş öğrenirsiniz.
Ben okudum öğrendim Elhamdülillâh, size de şiddetle tavsiye ediyorum.
Kuran ve sünnete sıkı tutunun !
Yoksa kendine faydası olmayan bir şeyhten yardım diler olursunuz !
gavs nedir, gavs ne demek, gavs ne demektir
Gavs Nedir? Ne Anlama Geliyor?
“Gavs” Nedir? Ne Anlama Geliyor?
Gavs Tasavvuf ehlinin kullandığı bir terimdir. Halk arasında en çok bilinen anlamına göre kendisinden yardım talep edilen ve manevi değeri büyüj olan kimse demektir. Tasavvufta ise manevi makamı çok yüksek olan, kendisinden yardım istendiğinde yardım eden ve bir çok sırlara müttali olan zat anlamında kullanılmaktadır.
Gavs