Alıntı
Cennet sonsuz bir hayatın sürüleceği, Allah’ın iman etmiş salih kullarına mükafat olarak hazırlamış olduğu muhteşem bir mekandır. Kuran’da Rabbimiz cenneti tasvir ederken içinde yaşanılacak evlerden, yenilecek yemeklerden, içeceklerden, cennet ehlinin giyimlerinden, ayrıca insanların bildiği ve bilmediği nimetlerden bilgi verir. Aynı dünya hayatında olduğu gibi cennette de devam eden, "yaşanılan" bir hayat olabilir. Elbette ki bu hayat dünya ile kıyas yapılamayacak kadar mükemmeldir, ancak genel anlamda birbirine benzerlik göstermektedir. Bu nedenle de iman edenler dünya hayatından ahiret hayatına geçtiklerinde, herhangi bir şaşırma, yadırgama, bir uyum zorluğu ile karşılaşmayacaklardır. (En doğrusunu Allah bilir)
Bir hadiste Peygamberimiz (sav), Allah’ın salih kulları için ahirette "hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın duymadığı ve hiçbir beşerin kalbine gelmeyen birtakım nimetler" olacağından bahsetmiştir. [Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, s. 306/497]
"mâlâ aynun raet ve lâ üzünün semiat velâ alâ kalbi beşerin hatarat"
"hiçbir beşer kalbine damlamadı, düşmedi" demek kardesim
bu yarim hadis diyer kismini bilemiyorum, kimden bahsedildigi yazmiyor bu kisimda
Hadisi şerifin türkçeleştirilmesi
"mâlâ aynun raet ve lâ üzünün semiat velâ alâ kalbi beşerin hatarat" bu hadisi şerifin manasını mümkünse rica ediyorum.
saygılar
Cevap: hadisi şerifin türkçeleştirilmesi