Soru: Bir baba kızına eşine dokunur gibi dokunursa hanımı o erkeğe ebediyyen boş oluyor peki dokunmaya karşı hassas olan bir bayanı yakın akrabasından birisi (amca, dayı vs.) öptüğünde gayr-i ihtiyari etkileniyorsa bu durum nasıl izah edilmelidir? Hürmet-i müsaharanın oluşmasını ayrıntılı bir şekilde anlatır mısınız? Cevap: Hürmet-i müsahara evlilik neticesinde oluşan, akrabalarla evlenme yasağıdır. Bilindiği gibi, akrabalık üç şekilde meydana gelir. Kan bağı yoluyla, süt emzirme neticesinde ve sıhriyet dediğimiz evlenme yoluyla. Meydana gelen bu akrabalık bağıyla, kişi için bazı kadınlarla evlenmesi haram olur. İşte hürmeti müsahara dediğimizde, evlilik sonucunda kişiye bazı kadınlarla evlenmesinin haram olmasını anlıyoruz. Hürmet-i müsahara, Şafii ve Maliki mezheplerinde sadece sahih evlilik neticesinde oluşurken, Hanefi ve Hanbelîlerde zina ile de meydana gelmektedir. Hatta zinanın mukaddimeleri sayılan şehvetle öpme, dokunma, bakma gibi bir kısım fiiller de hürmet-i musaharayı doğurur. Mesela; bir kişi bir kadınla zina ettiğinde artık, o kadının usul ve furuuyla evlenemez. Yine buna göre bir erkeğin kayınvalidesiyle arasında bahsettiğimiz türden bir münasebet gerçekleşecek olsa hanımı kendisine haram olur. Aslında bu durum, meydana gelmesi muhtemel olan bir kısım cinayet sayılabilecek kötü fiillerin önüne geçmek için bir tedbir niteliğindedir. Ve aileyi ve akrabalık bağlarını korumayı hedeflemiştir diyebiliriz. Genellikle burada anlaşılmayan husus, dokunma, öpme veya bakma neticesinde nasıl hürmeti müsaharanın gerçekleşeceğidir. Çünkü yakın akrabalar arasında bu tür münasebetler sıklıkla vuku bulduğundan, bu durum kaçınılması zor bir hal arz etmektedir. Hatta ebeveyn ile çocuklar arasında bile hürmet-i müsahara gerçekleşebileceği için (mesela; bir baba şehvetle kızını öpse, hanımı kendisine haram olur), konunun iyi anlaşılması ve ona göre bir tavır alınması gerekmektedir. Evet, mezhebimizde, zina fiilinin hürmeti müsahara doğuracağı hükme bağlanmıştır. Zaten özellikle yakın akraba arasında gerçekleşmesi çok zor olan bu fecaatin, meydana geldiğinde taraflara böyle bir ceza yüklemesinin anlaşılmayacak bir tarafı yoktur. Ama zinanın mukaddimeleri diyebileceğimiz diğer fiillerle nasıl haramlığın olacağını izah etmek gerekiyor. Burada her öpme veya dokunma haramlık oluşturmayacağı gibi, hangi bakmaların bu neticeyi vereceği de fıkıh kitaplarımızda ayrıntısıyla açıklanmıştır. Buna göre bir kere hürmeti müsaharanın meydana gelmesi için, öpme veya dokunma anında kişide karşı tarafa karşı bir şehvetin ve arzunun bulunması gerekir. Genellikle bunu tespit için de ölçü olarak kişinin tenasül uzvunun hareket etmesini ve bu fiilin devamını arzulamasını göstermişlerdir. Ve bunun tam fiil esnasında vuku bulması lazımdır. Eğer kişi dokunduktan sonra bu olacak olsa, bu hal haramlık meydana getirmez. Diğer yandan kalın elbise üzerinden dokunmaların veya okşamaların da haramlık doğurmayacağı ifade edilmiştir. Ancak elbise vücud ısısını hissettirecek derecede ince olur ve bu elbise üzerinden kadına temas eden kişide bahsettiğimiz şartlar tahakkuk ederse hürmeti müsahara meydana gelir. Ancak şehvet unsuru olan kadının göğsü veya avret mahallerini ellemeyle, doğrudan hürmetin ortaya çıkacağı ifade edilmiştir. Çünkü zaten kişi de böyle bir arzu ve şehvet olmadan bir kadının bu yerlerine dokunması zordur. Bakmanın da hürmeti müsahara doğuracağını ifade etmiştik. Bunun şekline gelince, tabii ki kadının eline, yüzüne, baldırına hatta göğsüne vs. bakmakla böyle bir haramlık tahakkuk etmez. Ancak bunun olabilmesi için kişinin galiz avret dediğimiz kadının tenasül uzvunu açıkça görmesi gerekir ki, hürmeti müsahara meydana gelsin. Hatta kadını ayakta dikilirken avret mahallini görecek olsa, yine de bu durum hürmet oluşturmaz. Bu anlatılanlardan yola çıkacak olursak, bir Müslüman’ın kendisine helal olmayan bayanlarla münasebetlerine son derece dikkat etmesi lazımdır. Diğer yandan öyle her öpmede veya dokunmada böyle bir hürmetin meydana gelmeyeceğini bilmeli ve ifade ettiğimiz şartların meydana gelip gelmediğine bakması gerekir. Sizin soruda da ifade ettiğiniz yakın akrabayla olan münasebetlerimize baktığımızda; zaten kalbi ve duyguları temiz bir Müslüman bu şekildeki yakın akrabasına karşı böyle bir duygu beslemez. Onların ellerini vs. öpecekse bunu onlara olan hürmet duygularıyla yapar. hikmet.net
Cevap: Hürmet-i müsahara ne demektir?
Sumame
Hurmeti musahara hakkında bilgi için teşekkür ederim
Hürmet-i müsahara ne demektir?
Hürmet-i müsahara ne demektir?
Soru: Bir baba kızına eşine dokunur gibi dokunursa hanımı o erkeğe ebediyyen boş oluyor peki dokunmaya karşı hassas olan bir bayanı yakın akrabasından birisi (amca, dayı vs.) öptüğünde gayr-i ihtiyari etkileniyorsa bu durum nasıl izah edilmelidir? Hürmet-i müsaharanın oluşmasını ayrıntılı bir şekilde anlatır mısınız?
Cevap: Hürmet-i müsahara evlilik neticesinde oluşan, akrabalarla evlenme yasağıdır. Bilindiği gibi, akrabalık üç şekilde meydana gelir. Kan bağı yoluyla, süt emzirme neticesinde ve sıhriyet dediğimiz evlenme yoluyla. Meydana gelen bu akrabalık bağıyla, kişi için bazı kadınlarla evlenmesi haram olur. İşte hürmeti müsahara dediğimizde, evlilik sonucunda kişiye bazı kadınlarla evlenmesinin haram olmasını anlıyoruz.
Hürmet-i müsahara, Şafii ve Maliki mezheplerinde sadece sahih evlilik neticesinde oluşurken, Hanefi ve Hanbelîlerde zina ile de meydana gelmektedir. Hatta zinanın mukaddimeleri sayılan şehvetle öpme, dokunma, bakma gibi bir kısım fiiller de hürmet-i musaharayı doğurur. Mesela; bir kişi bir kadınla zina ettiğinde artık, o kadının usul ve furuuyla evlenemez. Yine buna göre bir erkeğin kayınvalidesiyle arasında bahsettiğimiz türden bir münasebet gerçekleşecek olsa hanımı kendisine haram olur. Aslında bu durum, meydana gelmesi muhtemel olan bir kısım cinayet sayılabilecek kötü fiillerin önüne geçmek için bir tedbir niteliğindedir. Ve aileyi ve akrabalık bağlarını korumayı hedeflemiştir diyebiliriz.
Genellikle burada anlaşılmayan husus, dokunma, öpme veya bakma neticesinde nasıl hürmeti müsaharanın gerçekleşeceğidir. Çünkü yakın akrabalar arasında bu tür münasebetler sıklıkla vuku bulduğundan, bu durum kaçınılması zor bir hal arz etmektedir. Hatta ebeveyn ile çocuklar arasında bile hürmet-i müsahara gerçekleşebileceği için (mesela; bir baba şehvetle kızını öpse, hanımı kendisine haram olur), konunun iyi anlaşılması ve ona göre bir tavır alınması gerekmektedir.
Evet, mezhebimizde, zina fiilinin hürmeti müsahara doğuracağı hükme bağlanmıştır. Zaten özellikle yakın akraba arasında gerçekleşmesi çok zor olan bu fecaatin, meydana geldiğinde taraflara böyle bir ceza yüklemesinin anlaşılmayacak bir tarafı yoktur. Ama zinanın mukaddimeleri diyebileceğimiz diğer fiillerle nasıl haramlığın olacağını izah etmek gerekiyor. Burada her öpme veya dokunma haramlık oluşturmayacağı gibi, hangi bakmaların bu neticeyi vereceği de fıkıh kitaplarımızda ayrıntısıyla açıklanmıştır. Buna göre bir kere hürmeti müsaharanın meydana gelmesi için, öpme veya dokunma anında kişide karşı tarafa karşı bir şehvetin ve arzunun bulunması gerekir. Genellikle bunu tespit için de ölçü olarak kişinin tenasül uzvunun hareket etmesini ve bu fiilin devamını arzulamasını göstermişlerdir. Ve bunun tam fiil esnasında vuku bulması lazımdır. Eğer kişi dokunduktan sonra bu olacak olsa, bu hal haramlık meydana getirmez. Diğer yandan kalın elbise üzerinden dokunmaların veya okşamaların da haramlık doğurmayacağı ifade edilmiştir. Ancak elbise vücud ısısını hissettirecek derecede ince olur ve bu elbise üzerinden kadına temas eden kişide bahsettiğimiz şartlar tahakkuk ederse hürmeti müsahara meydana gelir. Ancak şehvet unsuru olan kadının göğsü veya avret mahallerini ellemeyle, doğrudan hürmetin ortaya çıkacağı ifade edilmiştir. Çünkü zaten kişi de böyle bir arzu ve şehvet olmadan bir kadının bu yerlerine dokunması zordur.
Bakmanın da hürmeti müsahara doğuracağını ifade etmiştik. Bunun şekline gelince, tabii ki kadının eline, yüzüne, baldırına hatta göğsüne vs. bakmakla böyle bir haramlık tahakkuk etmez. Ancak bunun olabilmesi için kişinin galiz avret dediğimiz kadının tenasül uzvunu açıkça görmesi gerekir ki, hürmeti müsahara meydana gelsin. Hatta kadını ayakta dikilirken avret mahallini görecek olsa, yine de bu durum hürmet oluşturmaz.
Bu anlatılanlardan yola çıkacak olursak, bir Müslüman’ın kendisine helal olmayan bayanlarla münasebetlerine son derece dikkat etmesi lazımdır. Diğer yandan öyle her öpmede veya dokunmada böyle bir hürmetin meydana gelmeyeceğini bilmeli ve ifade ettiğimiz şartların meydana gelip gelmediğine bakması gerekir. Sizin soruda da ifade ettiğiniz yakın akrabayla olan münasebetlerimize baktığımızda; zaten kalbi ve duyguları temiz bir Müslüman bu şekildeki yakın akrabasına karşı böyle bir duygu beslemez. Onların ellerini vs. öpecekse bunu onlara olan hürmet duygularıyla yapar.
hikmet.net
Cevap: Hürmet-i müsahara ne demektir?