Cevap: Kurandaki durak işaretlerinin ne manaya geldiğini biliyor musunuz?
e edilen vakıftır. Zaruret olmadıkça kullanılmamalıdır. Durulduğu taktirde öncesinden almanın uygun olacağı söylense de daha sonra gelen cümlenin anlamının anlaşılması dolayısıyla geriden almaya gerek yoktur.
Kur’an-ı Kerim De Daha Başka İşaretler De Bulunmaktadır.
6. Vakf-ı Lâ (لا ): Durma demektir. Eğer nefes tükenir de durmak mecburiyetinde kalınırsa geriden almak gerekir. Ancak bu işaret durak sonlarında bulunursa bir önceki ayetin manasının devam ettiğini ayetler arası ilginin devam ettiğini gösterir.Ayet sonlarında durmak da geçmek de caizdir. Durulunca geriden alınmaz.
7. قف Vakf alametidir. Bu kelime üzerinde vakf yap demektir. Vakf yapmak vasl yapmaktan evlâdır. Vasl da caizdir.
8.ق Vasl alametidir. Geçmek evlâ durmak caizdir. Durulduğunda geriden alınmaz.
9. ع Rukû alametidir. Namaz kılarken rukûa gitmenin güzel ve münasip olacağını göstermektedir. Hatim ile namaz kıldıranlar bu işaretlerde rüküya gitmelidirler. Bazı Mushaflarda on ayette bir konulmuş bazılarında da bunun yerine hemze konulmuştur. Kur’an-ı Kerimde 576 adet bulunmaktadır.
10. .. .. (الوقف المعانقة) Vakf-ı murakabe de denilmektedir. Bir veya birkaç kelime arayla peş peşe gelen bu üçer adetlik iki grup noktadan birincisinde durulduğu taktirde ikincisinde durulmadan geçilir. Her ikisinde birden durmak veya geçmek yoktur.
11. س Sekte kelimesinden alınmıştır. Bu yerlerde genelde kelimenin altına yerleştirilir.
Bazı Mushaflarda bunlara ilave olarak daha başka işaretlerde görülmektedir. Bunların ifade ettiği manalar genellikle o mushafın sonunda yer almaktadır.
VAKFIN HÜKÜMLERİ(özel durumlar)
1. Vakf esnasında hareke üzerinde durulmaz. Son hareke sakin kılınır.
2. Sonu sukünlü olan kelime olduğu gibi bırakılır. قل عصوا
3. Sonu üstünlü ise sakin kılınır. العالمين
4. Sonu esreli ise ya sükün üzerine durulur veya ravm ile durulur. الرحيمِ
5. Sonu ötreli olan kelimede sükün, ravm ve işmam üzerine durulabilir. نستعين
6. Sonu şeddeli ise şeddeye riayet edilerek sükün üzerine durulur. وتب
7. Sonu harekeli vav veya ya yahut da elif ise önceki harfin harekesi de kendi cinslerinden ise med üzerine durulur. هو لن ندعوا
8. Sonu iki ötre veya iki esre ile biten kelimelerde vakıf esnasında kelimenin son harfinin harekesinin düşmesiyle bu harfe eklenen zaid nunda düşmüş olacak dolayısıyla sükun üzerine okunacaktır. عذابُ من نحيل
9. Sonu iki üstün ile bitiyorsa o zaman tenvinden bedel olarak elif üzerinde vakıf yapılır. عليما
10. Son harf yuvarlak tâ ise durulma esnasında he sesi ile durulur. رحمة
11. Son harf açık ta ise sükün üzerine okunur. في السماوات
12. Son harfi zamir olan kelimeler de sükün kılınırlar. اجتباه فيه
13. Sonu te’kid nunu ile biten Yusuf 32 وليكونا Alak 15 لنسفعا de durak elif üzerine yapılır.
14. انا kelimesinde vakıf elif üzerine yapılır.
15. Vakf için kelimenin sonundaki iki sakin harf birleştirilebilir. من قبل
16. Vasl halinde iki sakinin bir araya gelmesinden dolayı kelimenin sonundan lafzan hazfedilen med harfleri vakıf halinde isbat edilerek okunurlar. وقودها الناس
17. Kehf 18/38 da لكنا vakıf halinde çekilerek okunur. Vasl halinde Hafs ve bazı kıraat imamları çekmeden okumuşlardır.
18. Ahzap 33/10 الظنونا Hafs’a göre vakıf halinde çekilerek vasl halinde çekilmeden okunur.
19. Ahzap 33/66 الرسولا da vakıf halinde çekilerek vasıl halinde çekilmeden okunur.
20. İnsan 76/4 de سلا سلا vakıf hakinde çekerek veya çekmeden okunmuş vasıl halinde ise sadece çekmeden okunmuştur.
21. İnsan 76/15 قواريرا vakf halinde çekerek vasl halinde çekilmeden okunur.
kuranda durak yerleri, kuranda duraklar, tecvid durak işaretleri
Kurandaki durak işaretlerinin ne manaya geldiğini biliyor musunuz?
Kur’an-ı Kerim’i okurken rastladığınız secavend denilen remz (işaret) harfleri ve ne mânâda kullanıldıklarını faydalanacağınız ümidiyle aşağıya kaydediyorum.
"Cim”: Durmanın caiz olduğuna işaret eder ki böyle yerlerde durmak da geçmek de câizdir. Fakat durmak, daha evlâ(iyi)dır.
"Tı” : Durmanın mutlak olduğuna işaret eder ki –lâzım ve câiz gibi- bir kayıt ile sınırlandırılmamış demektir. Böyle yerlerde, üzeride durulan kelimenin sonrasından okumağa başlanırsa, mânâ güzel olur.
"Mim”: Durmanın lâzım olduğuna işâret eder ki geçilirse mânâ bozulur demektir.
"Ze” : Mücevvez alâmetidir ki geçmek evlâ (iyidir) demektir.
"Sâd”: Murahhas alâmetidir ki nefes daralırsa durulabilir demektir.
"Gâf”: "Gad gile” alâmetidir ki, bazı kurrâ (kıraat alimleri) durmakla beraber, geçmek evlâ demişler.
"Gif”(Gaf ile Fe’nin bitişik yazılışı): Dur mânâsınadır ki durmak evlâdır demektir.
"Kâf”: Kezâlik’ten ibarettir ki kendisinden evvel geçen rumuzun hükmüne işârettir(Yani kendiden önceki secavendde ne yapıldı ise bunda da aynısı tekrar edilir).
"Lâmelif”: Durmamağa işarettir. Fakat nefes daralırsa durulur. Sonra o kelime veya gerisinden tekrar edilerek geçilir. Ayet sonlarındaki "Lamelif” işareti ise, mânânın tamam olmadığına işaret olup durmağa mani değildir. Aynı zamanda, ayet başına da işaret ettiğinden, böyle yerlerde durulması sünnettir, (üzerinde durulan kelimenin) tekrar edilmesine gerek yoktur.
"Ayn”: Bazı ayet sonlarında olup rukü’a işaret eder ki hatm ile teravih namazı kılanlar, buralara gelince rukü’a varırlar.
Bazı yerlerde de (.:_______:.) gibi peşpeşe üç noktalı işaretler vardır ki bunlara vakf-ı muâneka
ve vakf-ı murâkabe denir. Bunların her ikisinde değil de yalnız birisinde durmak lâzımdır. Çünkü her ikisinde de durulursa mânâ tamam olmaz.
Ayet ortalarında bu işaretlerin olmaadığı yerlerde zaten durulmaz. Eğer nefesimiz daralır da durmak icab ederse üzerinde durulan kelimeden veya evvelinden başlayarak okumağa devam edilir.
Kur’an-ı Kerim’de durmanın vacıp(farz) veya haram olduğu bir yer yoktur. Bununla beraber durulması caiz olmayan yerlerde kasten duran bir kimse, -mânâ bozulacağından- âsî ve günahkâr olur ki bunu da hiçbir mü’minin yapacağı tasavvur olunamaz.