Cevap: FELAK SURESİ Hakkında Bilgi
ayıtsız Üye
Allah razı olsun çok işime yaradı TŞK
Felak suresi Mekkede inmiş 20.suredir 5 ayetten oluşur, mushaftaki sırası ise 113tür
felak suresi ile ilgili bilgiler
FELAK SURESİ
Bu sure ve Nas suresi Hasan, Ata’, İkrime ve Cabir’in görüşüne göre ki çoğunluğun görüşüdür- Mekke döneminde; İbni Abbas, Katade ve bir gruptan rivayete göre de Medine döneminde inmiştir.
Surenin İsmi:
Birinci ayetteki "Felak" kelimesi ile başladığı için "Felak" suresi ismiyle anılmıştır. Felak; yarık ve bir şeyin bir kısmını diğer kısmından ayırmaktır. Yerden yararak ortaya çıkan bitki, pınarlar, buluttan ayrılan yağmuru ve rahimden çıkan çocuğu vb. ifade eder. "Sabahı yarıp çıkarandır." (En’am, 6/96), "Taneleri, çekirdekleri yaratandır." (En’am, 6/95)
Surenin Konusu, İçeriği, Muhtevası:
Sure, mahlukâtm özellikle de gece karanlığının, maskaraların, insanlar arasında söz taşıyanların ve hasetçilerin şerrinden sığınmayı konu etmektedir. Bu sure insanların bazı psikolojik rahatsızlıklar dolayısıyla birbirlerine zarar vermelerine, gecenin barındırdığı her türlü korkuya karşı korunma hususunda belâgatli bir derstir.
Bu iki Surenin Fazileti:
Müslim Sahih’inde, Ahmed, Tirmizi ve Nesai, Ukbe b. Amir’den rivayet ettiler. Rasulullah (s.a.) buyurdu ki: "Bu gece indirilmiş ayetleri görmedin mi? Onların misli görülmemiştir. Onlar Felak ve Nas sureleridir."
Ahmed, Ebu Davud ve Nesai, Ukbe b. Amir’den rivayet etiler:
"Rasulullah (s.a.) her namazın ardından muavvizeteyni okumamı bana emretti. "
Ahmed, Ebu Davud ve Nesai Ukbe b. Amir’den rivayet ettiler: "Dar geçitlerin birinde Rasulullah (s.a.) ile beraber yürüyordum.."Binmeyecek misin?" dedi. Masiyet olmasından çekindim, dedim. Rasulullah (s.a.) indi ve ben biraz bindim, sonra o bindi. Ardından buyurdular ki: "Ey Ukbe! İnsanların okudukları en iyi iki sureyi sana öğreteyim mi?" Hayhay, ya RasulAllah! dedim. Bana Felak ve Nas surelerini okuttu. Sonra namaza kalkıldı. Rasulullah (s.a.) öne geçti onları okudu. Sonra bana doğru geldi ve buyurdu ki: "Ukbe! Her uyuduğunda ve kalktığında onları oku."
Nesai, Ebu Abdillah b. Abis el-Cüheni’den Rasulullah (s.a.)’ın ona şöyle dediğini rivayet etti: "Ey Abis! Sana, sığınanların sığındığı en üstün şeyi öğreteyim mi? (veya haber vereyim mi?)" Buyur ya RasulAllah, dedim. "Şu iki sure: Felak ve Nas" buyurdu.
İbni Kesir bu manada pek çok hadis rivayet ettikten sonra: Ukbe’den gelen bu yollar ondan mütevatir gibidir, hadis pek çok muhakkikine göre kesinlik ifade etmektedir, diyor.
Suday b. Aclan hadisinde: "Tevrat’ta, İncil’de, Zebur’da ve Furkan’da benzeri indirilmemiş üç sureyi sana öğreteyim mi"? Onlar İhlâs, Felak ve Nas sureleridir."
Buhari ve Sünen sahiplerinin bu iki sureyle şifa aranması hakkında Aişe (r.a.)’den rivayeti şöyledir: "Her gece Rasulullah (s.a.) yatağına girdiğinde ellerini toplar sonra da üfleyip, İhlâs, Felak ve Nas surelerini okur ardından da, eli değdiği kadar vücudunu meshederdi. Elleri ile önce başı ve yüzünden başlar vücudundan aşağı doğru inerdi. Bunu da üç defa yapardı."
Nüzul Sebebi:
Bu surenin nüzul sebebi Buhari ve Müslim’de Hz. Aişe’den yapılan rivayete göre, Yahudi Lebid b. A’sam’m Rasulullah (s.a.)’a sihir yapmasıdır. Bir hurma kabuğuyla sihir yaptı ona. Rasulullah (s.a.)’ın saç telleri ve tarağın dişleri, bir de yay kirişi, onda da iğneler batırılmış on bir düğüm vardı. Bunun üzerine Muavvizeteyn indirildi. Bir ayet okudukça bir düğüm çözülüyor, Rasulullah (s.a.) kendisinde bir hafiflik hissediyordu. Son düğüm çözülünce kalktı, bağdan çözülmüş gibi hareketli idi.[6] Cebrail Rasulullah (s.a.)’a okuyarak: "Allah’ın adı ile seni okuyorum. Sana eziyet eden herşeyden. Hasetçinin ve gözün şerrinden. Allah sana şifa versin! dedi
Aynen ödevim vardı çok tşk Allah razı olsun.😊😊
felak suresi hakkında bilgi, felak suresi ile ilgili bilgiler, felak suresi hakkında kısa bilgi
FELAK SURESİ Hakkında Bilgi
felak suresi ile ilgili bilgiler
FELAK SÛRESİ
113
İndiği Yer :
Mekke
İniş Sırası :
20
Âyet Sayısı:
5
Nüzulü
Mushaftaki sıralamada yüz on üçüncü, iniş sırasına göre yirminci sûredir. Fîl sûresinden sonra, Nâs sûresinden Önce Mekke’de inmiştir. Medine’de indiğine dair rivayetler varsa da [1] üslûp ve içeriği bakımından Mekkî sûrelere benzediği görülür.
Adı
Sûre adını ilk âyetinde geçen ve "sabah" anlamına gelen "felak" kelimesinden almıştır. Nâs süresiyle birlikte "Mukaşkışeteyn (şirkten uzaklaştıranlar)" adlarıyla da anılmaktadır. Aynı sûrelere başlarındaki "eûzü" kelimelerinden dolayı "Muavvizeteyn" ismi de verilmiştir.
Konusu
Sûrede bazı kötülüklerden dolayı Allah’a sığınılması öğütlenmektedir.
Fazileti
Hz. Peygamber Sahâbe’den Ukbe b. Âmir’e şöyle buyurmuştur: "Görmedin mi? Bu gece benzeri asla görülmemiş âyetler indirildi: Kul eûzü bi-Rabbi’1-felak ve Kul eûzü bi-Rabbi’n-nâs"[2] ResÛlullah, Felak ve Nâs sûrelerinin en güzel sığınma duaları olduğunu açıklamış ve çok okunmasını tavsiye etmiştir. [3]
Meali
Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla… 1. De ki: "Sabahın rabbine sığınırım; 2, Yarattığı şeylerden gelebilecek kötülüklerden; 3. Karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden; 4. Düğümlere üfürenlerin şerrinden; 5. Bir de kıskandığı vakit kıskanç kişinin şerrinden!"
Tefsiri
1. "Sabah" diye çevirdiğimiz "felak" kelimesi "yarmak" anlamındaki "felk" mastarından isimdir. Yarma ve çatlatma neticesinde meydana gelen şeyin sıfatı olarak kullanılmaktadır. Yaygın yoruma göre burada Yüce Allah’ın gece karanlığını yarması neticesinde meydana gelen sabah aydınlığını ifade eder. Ancak, bir sonraki âyetle bağlantısı dikkate alındığında kelimenin, "yokluktan yarılıp çıkan mahlûkat" şeklinde özetleyebileceğimiz daha genel bir anlam içerdiğini kabul etmek gerekir. Buna göre "felak" kelimesi kâinatın yokluk alanından bir patlama ile ilk meydana gelişini ve yaratılışını ifade eder. Bu cümleden olmak üzere arzdan kaynayan pınarlar, bulutlardan boşalan yağmurlar, tohumlardan filiz veren bitkiler, rahimlerden çıkan yavrular gibi Yüce Allah’ın kudretiyle bir asıldan, bir kaynaktan ayrılıp çıkan bütün mahlûkat "felak" kelimesinin kapsamına girer. Ayrıca -Esed’in de belirttiği gibi[4] "felak" kelimesinin "bir belirsizlik (dönemin)den sonrahakikatinortaya çıkışı" şeklindeki tanımı[5] dikkate alındığında "sabahın Rabbi" deyimiyle "Allah’ın, hakikatin her şekildeki idrakinin kaynağı olduğuna ve bir kimsenin ona sığınmasının, ‘hakikatin ardından koşmak’ ile eşanlamlı olduğuna" işaret edildiği de düşünülebilir. Eski tefsirlerde "felak" kelimesine "cehennemin ismi, cehennemde bir zindanın veya bitkinin ya da kuyunun ismi" gibi -bize göre isabetli olmayan- başka yorumlar da getirilmiştir.
felak suresi hakkında kısacık bilgiler