Cevap: FİL SURESİ Hakkında Bilgi
çok güzel bir bilgi paylaşımı sizden Allah razı olsun
fil suresi ile ilgili bilgiler
FİL SURESİ
Surenin İsmi:
Bu sure Kabe’yi yıkmak isteyenlerin fillerle hücumunu konu aldığı için ve ilk ayette de "fil" kelimesi geçtiği için "fil" suresi olarak adlandırılmıştır. "Rabbinin fil sahiplerine ne yaptığını görmedin mi?" Yani Rabbinin, Beyt-i Haram’ı yıkmak isteyen Yemen lideri Habeşli Ebrehe ve bağlılarına ne yaptığını iyice biliyor musun?
Surenin Muhtevası:
Mekke’de inen bu sure, kuvvetlerine, mallarına ve ordularına güvenen fil ashabı olayını konu etmektedir. Sonra onlar Ka’be’yi yıkmak isteyince Allah onları, küçücük kuşların ayaklarına bağlı rabbani taşları atarak kökten yok etmiştir. Onları yenmiş ekin yaprağına, yani hasattan sonra hayvanların yediği ve rüzgarın her yöne savurduğu ekin kalıntısına çevirmiştir. [3]
Fil Ashabı Olayına Tarihi Bakışlar:
Yemen’in başında Habeş kralı Ashama tarafından adında bir lider vardı. Adı Ebrehe b. Sabah el-Eşrem’dir. Peygamber (s.a.)’imizle aynı çağda yaşayan Necaşi’nin dedesidir. Arap hacılarını kendi memleketine toplamak için Kulleys adını verdiği büyük bir kilise yaptı. Kinane’den birisi gece ona pisledi. Bu onu çok kızdırdı ve Ka’be’yi yıkmaya yemin etti. Asıl amacı Ye-men’i Şam’a bağlamak ve Hıristiyan ülkelerini genişletmek için Mekke’nin fethiydi.
Fillerin de bulunduğu büyük bir ordu hazırladı. Mekke’ye yakın bir bölge olan Müğammes denen yere kadar geldi. Mekke halkına haber gönderip, savaşmak için değil Ka’be’yi yıkmak için geldiğini bildirdi. Mekkeli-ler korktu. Savaşmak istedilerse de Ebrehe ve ordusu ile baş edemiyeceklerini gördüler. Dağlara tırmanıp neticeyi beklemeye başladılar. Ka’be’nin Rabbi’nin onu koruyacağına inanıyorlardı.
Ordu Mekke’ye yaklaşınca Ebrehe Arapların mallarına el konulmasını emretti. O mallar arasında Peygamber (s.a.)’in dedesi Abdülmuttalib b. Haşim’in develeri de vardı. Askerler onları da sürdü. İki yüz deve idi. Ebrehe, Hinata el-Humeyri’yi Mekke’ye gönderip, en ünlü kimseyi getirmesini ve onlara Ka’be ile aralarına girmedikçe savaşmak için gelmediğini bildirmesini emretti. Hinata geldi, ona Abdülmuttalib b. Hişam’ı gösterdiler. Eb-rehe’nin dediklerini ona iletti. Abdülmuttalib: "VAllahi biz onunla savaşmak istemiyoruz. Bizim buna gücümüz de yoktur. Bu Allah’ın Harem Bey-ti’dir. Halil İbrahim’in beytidir. Eğer bunları korumak istiyorsa, korur. Eğer Ebrehe’ye mani olmazsa vAllahi bizim bir gücümüz yoktur." dedi. Hinata: "Benimle birlikte ona gel." dedi. Onunla gitti. Ebrehe onu görünce saygı gösterdi. Abdülmuttalib iri ve güzel görünümlü idi. Ebrehe tahtından inip onu kendisi ile beraber yere oturttu. Bir isteği olup olmadığını sordu. "İsteğim benden alınan iki yüz devemin geri verilmesidir." dedi.
Ebrehe hayret etti. Ve dedi ki: "Senden aldığım iki yüz deveyi benimle konuşuyorsun da, dinin ve dedelerinin dini olan Beyti bırakıyorsun? Ben onu yıkmak için geldim, sen onu konuşmuyorsun!"
Abdülmuttalib: "Ben develerin sahibiyim. Beytin de sahibi vardır, onu senden koruyacaktır." "Kimse beni engelleyemez." diye cevap verince: "Sen bilirsin." Dedi.[4] Abdülmelik ve beraberindeki Arap eşrafı Ebrehe’ye Ka’be’den vazgeçmesi karşılığında Tehame mallarının üçte birini teklif ettiler. Ebrehe kabul etmedi ve Abdülmuttalib’e develerini iade etti. Abdülmuttalib dönüp Ka’be’nin kapısına geldi. Yanında Kureyş’ten kimseler vardı. Ka’be’nin kapısındaki kulpa tutunup Allah’a dua etiler. Ebrehe ve ordusuna karşı yardım dilediler.
Ordu Ka’be’ye doğru yöneldi. Mekke’ye girdiler. Orduda Mahmud isimli büyük bir fil vardı. Onu Harem cihetine yönelttikçe çöküp hareket etmiyordu. Yemen veya başka bir cihete yönlendirince koşuyordu.
İkinci günde Abdülmuttalib dua ediyordu. Dönüp baktığında birden Yemen istikametinde deniz tarafından kuşlar gördü. "VAllahi bu garip bir kuştur, ne Necidli ne de Tehamelidir." dedi. Her kuşla beraber gagalarında ve ayaklarında taşıdıkları taşlar vardı. Onların üzerine attılar. Onlardan kime değerse ölüyordu. Ordu Yemen’e doğru kaçmaya başladı. Yolda dökülüyorlardı. Ebrehe’nin de vücudu isabet aldı. Vücudundan etleri dökülüyordu. San’a’ya getirdiler onu. Kötü bir şekilde öldü.[5]
Bu yenilginin tarihte ve Araplar arasında büyük izi vardı. Kureyş’i yücelttiler ve "Onlar Allah’ın dostlarıdır. Allah onlar adına savaştı, düşmanlarını kovdu." dediler. Ka’be’ye saygıları ve Allah katındaki değerine inançları daha da arttı.[6]
Bu mühim tarihi olay Peygamber (s.a.)’in doğum yılı olan M. 570’te idi. Yani Peygamber (s.a.)’in gönderilmesi ile fil olayı arasında-kırk yıl vardı. Mekke’de o olayı görmüş geniş bir kitle vardı. O zaman bu haber tevatür derecesine varmıştı
Misafir Üye
Bu yazıyı yazdığınız için teşekkür ederim . Ödevime çok yardımcı oldu.
fil suresi hakkında bilgi, fil suresi ile ilgili bilgiler, fil suresi ile ilgili bilgi
FİL SURESİ Hakkında Bilgi
Fil Suresi Ne demektir?
fil süresinin anlamı
Elem tera diye bilinen Kuran’daki kısa surelerden biridir. Hem okuması, hem ezberlemesi keyiflidir. Fil Suresi Mekke’yi ordusunun önündeki fille yıkmaya gelen Ebrehe’nin düştüğü durumu ve Allah’ın ebabil kuşlarıyla Kabe’yi nasıl koruduğunu anlatır.