Bilmene güvenme, hak için acele etme. Kolluk kuvveti değil isen, kolluk kuvvetinin görevini yapmaya kalkma. Savcı değilsin, polis değilsin, gözünün önünde çalınmıyor ise burda senin vazifen ne ise doğru olan yolunu bul. Gözünün önünde mi çalındı?
Şahit değilsen, şahit olanı da bulamıyorsan, Allah ın adalet gününü bekle. Sabır. Hak sahipleri O nun hesap gününde hak ettiklerine kavuşturulur.
Kimse Allah tan çalamaz. Allah nereye ne yazmışsa o ordadır. Çalan Allah ın kendisine yazdığı rızkı hırsızlığa çevirerek kendini haramzede edendir. Sabırlı olsaydı çaldığı kendine helalden gelecekti. Kendisinden çalınan bilsin ki Allah ondan zaten eksiltecekti. Sabr ederse bu sınavıdır ve sabrın karşılığı kula verilecektir. Şahit olduklarınızı ise savcılara bildirin. Toplum içinde ahlaksızlığın ın yayılmaması ve Allah ın öfkesini üzerimize çekmemek için üzerimize düşen vazifeler vardır. Yanlışları da doğruları da net şekilde bildirin.
Yok bu olmuş gerçekleşmiş bir konuya dair bir soru değil. Arkadaşlarla haram helal konularında konuşurken ortaya çıkan ve açıkçası net cevaplayamadığımız bir soru. Zalim ve açık bir üstünlüğü olan bir kişi birinden bir şey çalmış veya gasp etmiş olsa. Ve bu durumu kolluk kuvvetlerine beşeri yargıya ispat edemiyor veya herhangi bir sebeple buna güç yetiremiyor olsa ; o kişinin kendisinden aldığı mali kişinin rızası dışında alma imkanı bulması halinde kendisinin yaptığı da hırsızlık mı olacaktır. Varsayalım bir çiftçi olsun çalınan da ineği olsun. Bir çiftçi ineğini tanır ama başkasına bunu ispat etmesi mümkün olmayabilir. Bu durumda o kişiden kendi ineğini kolluk kuvveti olmadan veya yargı gücü olmadan alsa yaptığı yine hırsızlık midir?
İspatlanamıyor ama sanılıyor.
Anlattığınız hayali vakada, zahiri olan ispatlanamamasıdır. Hikayede ahiri olan, gaybi olan, sanılmadır. İnsan ahiri bilemez, hüküm verici, yasa koruyucu hükmünü zahire göre vermek zorundadır. Tedbir alınmış ve ispat gerçekleşmişse kolluk kuvvetleri gereğini yapar. Kolluk kuvvetleri gereği yapamıyorsa yönetim biçiminde büyük zaafiyet vardır. Bu da orda yaşayanların zafiyet içinde yaşadıklarına delalet eder. Zira yaşadıkları gibi yönetilirler.
Kişinin zan ile malı saydığını geriye aklınca almaya çalışması ise tespit edilmişse zahire göre hırsızlıktır. Fakat haikikat gaybi bilenin elindedir. Hakiki adalet onun katında sağlanır. Onun adaletinde bir zaiyat, bir zarar olmaz. Hak, hak sahibine verilir.
İnsanın kendine verilen akla fazlaca güvenmesi, zannınca bolca hareket etmesi, kadı olmadığı halde, kolluk kuvveti olmadığı halde, adaleti kendince sağlamaya kalkması, ehil olanların işine tevessül etmesi, Allah ın adaletini beklememesi, acele etmesi, sabr etmemesi, kendisine ve çevresine, toplum düzenine zarar verebilir. Her içine vesvese düşen, hakkımdır deyip, kendince adalet dağıtmaya kalkacaksa kadıya, kolluk kuvvetine ne lüzum vardı. Fevri hareketlerden kaçınılmalı, içinde bulunulan toplumun dine ters düşmeyen adet ve örflerine uyum gösterilmeli uyulmalıdır.
Hırsızdan Çalmak
Başlık garip oldu mazur görün. Varsayalım bir hırsız sizin malınızı çaldı. Bu kişinin zalim veya güç yetiremeyeceğiniz yada karşısında hakkınızı ispat edemeyeceğiniz şekilde bir üstünlüğü var. Ama çalınan mali ve çalanı net olarak biliyorsunuz. Bu durumda çalan kişiden malınızı kaçırmak onun rızası olmadan ama bireysel hareketle almak günah midir?
Yorum: Hirsizdan Calmak